35 yıldır Antalya’da yaşamını sürdüren ve geçtiğimiz aylarda evladını kaybederek büyük bir acı yaşayan Taka Gazetesi’nin de köşe yazarı Trabzonspor’un efsane futbolcularından Mehmet Cemil Altın ile Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’yı ziyaret ettik.
Ziyaretin amacı Antalya’nın CHP’li Muratpaşa Belediyesi ile Ortahisar Belediyesi’nin kardeş şehir olması için dostluk köprüsünün kurulmasında öncülük etme çabasında olan Mehmet Cemil Altın, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Ünsal’ın selamını getirdi Ahmet Kaya’ya.
Sohbet ilerledikçe konu doğal olarak Türkiye'nin en büyük siyasi krizlerinden birini yaşayan CHP'ye geldi.
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya'nın tavrı netti.
24 Haziran 2018'de yapılan genel seçimlerde 27. Dönem Trabzon milletvekili seçilmesinin birinci ayında Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi ile CHP’nin iktidara gidemeyeceğini ve değişmesi gerektiği yönünde ilk imzayı verenlerden biri olmuştu.
Nihayetinde zaman onun düşüncelerini de doğru çıkardı.
Bugün de aynı görüştedir.
“Genel Başkanımız Özgür Özel’dir ve onunla yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Yani CHP Özgür Özel'in liderliğinde yoluna devam etmelidir.
4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. olağan kurultayda rakibi Özgür Özel’e yenilen ve genel başkanlığı kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu daha sonraki genel kurullarda aday olmasa da Özgür Özel’e üç sefer yaptığı genel kurullarda genel başkan seçilmiş.
Ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk yenilgi sonrası “Sırtımdan hançerlendim. Seçmenin oyunu parayla satın aldılar” iddiasıyla başlayan yargı süreci Ankara Bölge Mahkemesi’nin verdiği mutlak butlan kararıyla sonuçlandı.
Şimdi CHP artık sadece bir liderlik tartışması yaşamıyor.
Parti adeta iki ayrı merkezin yönetmeye çalıştığı bir yapıya dönüşmüş durumda.
İki başlılık var.
Bir taraftan Özgür Özel, diğer taraftan Kemal Kılıçdaroğlu
Bir tarafta TBMM'de grup toplantılarını gerçekleştiren Özgür Özel, diğer tarafta parti genel merkezinde ağırlığını hissettiren Kemal Kılıçdaroğlu.
Siyasi partiler için en büyük tehlike dışarıdan gelen saldırılar değil, içeride oluşan çift başlılıktır.
Çünkü seçmen kimin sözünün geçerli olduğunu bilmek ister.
Aynı parti içerisinde iki farklı otoritenin ortaya çıkması, tabanda kafa karışıklığı yaratırken teşkilatlarda da ciddi bir belirsizlik oluşturur.
Bugün CHP'nin karşı karşıya olduğu sorun tam da budur.
Parti içerisinde devam eden hukuki süreç yalnızca genel başkanlık tartışmasını değil, partinin geleceğini de doğrudan etkileyebilecek bir noktaya geldi.
Peki CHP’yi hangi süreç bekliyor.
Şayet kemal Kılıçdaroğlu 26 Haziran’a kadar CHP’yi olağanüstü kurultaya getirmez ise Anayasa gereği CHP’nin 2020 yılından beri yapılan tüm olağan ve olağanüstü kongreleri geçersiz sayılacak.
6 yıl süreyle genel kurulunu yapmayan parti de Anayasa gereği kapatılır.
Yani 26 Haziran’a kadar CHP olağanüstü kurultaya gitmezse Anayasa gereği CHP’nin kapatılabilecek.
Peki CHP kapatılırsa ne olur.
Siyasi krizin yanı sıra partinin tüm mal varlıkları da hazineye devredilecek.
İş Bankası’ndaki yüzde 28,9 hisseleri de aynı şekilde hazineye devredilecek.
Sonraki süreci siz düşünün.
Türkiye’nin nasıl bir ortamda seçime gidebileceğini.
Özgür Özel’in dünkü grup toplantısında önemle üzerinde durduğu en büyük konu, yeni parti kurma yerine CHP’nin içinde mücadele verip, partiyi yeniden geri alabilmektir.
Ama bu durum ancak olağanüstü genel kurula gidilirse olur.
Diğer türlü öyle zannediyorum son dakikaya kadar bekleyip yeni bir parti kurma düşüncesindedir.
Yani özetle CHP tarihinin en büyük yol ayrımının eşiğindedir.
Şunu iyi anlamak lazım.
CHP yalnızca bir siyasi parti değildir.
Türkiye'nin en eski ve en köklü siyasi kurumlarından biridir.
Atatürk’ün kurduğu partidir.
Herkes üzerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğine inanıyorum.
Bu sorumluluk da bellidir.