Deprem ve sellerin ardınca etrafımızdaki olup bitenlerden biraz uzakta kaldık. Nerede ise “başımızı kaşıyacak zamanımız yok”. Ancak dünyadan izole olmuş şekilde yaşamamız da olası değil. Bu nedenle başımızı arada bir kaldırıp etrafımıza bakmamızda yarar var.
Malum Rusya ve Ukrayna arasında başvermiş olan savaş karşılıklı hamleler ile devam ediyor.Türkiye bir NATO üyesi olması işleri epeyce zorlaştırmaktadır. Zira NATO Türkiye’nin oluru ile Finlandiya’yı yeni üye olarak kabul etti. Böylece NATO ittifakına üye ülke sayısı 31 oldu. Bu durum zorunlu olsa da esasen manevra alanımızı çok daraltmıştır. Zira Türkiye’nin Rusya ile milyar dolarlık doğalgaz ve buğday anlaşmaları var.
Diğer taraftan Uluslararası İnsan Hakları Mahkemesi Putin’in tutuklanması yönünde bir karar almış. Zelenski, Ermenistan’ı uyararak uluslararası mahkemenin kararlarını uygulamasını istesede bu olmayacak bir duaya amin demek gibi bir şey. Türkiye bu durumda bir yandan NATO’nun genişlemesini sağlarken; diğer taraftan NATO’nun Rusya’ya karşı kullanılmak üzere Ukrayna’ya gelişmiş teknolojik silahlar ile birlikte elektronik cihaz ve toplar vermesi Türkiye’yi zorlamaktadır.
Rusya, Belarusta 30 bin askerin katılımıyla askeri bir tatbikat yaparken, Kırıma altı savaş gemisi gönderdi. İngiltere Başbakanı Boris Johson Ukrayna işgal edilirse ortalık kan gölüne döner tehdidini yaptı. Diğer taraftan Kuzey Çin denizinde rahat durmayan ABD Moskit savaş gemisi ile füze denemesi yaptı. 100 km menzilli yeni nesil füze sistemi Çin denizinde gergin olan durumu daha da artırdı. İran’ın baş düşman gördüğü Suudi Arabistan ile birden dostluk anlaşmaları yaparak Şangay teşkilatına Suudilerin de üye yapılma arzusu var. İran söz konusu teşkilata tam üye durumunda. Çin devlet başkanı da bu durumun yeni bir dünya düzeni kurma girişimi olduğunu vurguluyor.
Diğer yandan Ermenistan son Karabağ bozgunundan sonra Dağlık Karabağ’da yeniden horozlanmaya başladı. Hatta daha da ileri giderek dört Ermeni köyünü boşaltmadığı gibi köylerden çıkmış olanlar köylerine geri döndü. Bu durum da tıpkı, NATO olayında olduğu gibi Şangay teşkilatına üyelik gibi Karabağ’da yeni bir oldu bittinin gerçekleşmesine razılık göstermez. İş gelip garantör devlet olarak Rusya’nın tutumuna kalıyor. Bu durumda Rusya’nın bugüne kadar daima Ermenistan’dan yana tavır alması; İran’ın da aynı şekilde hep Ermenistan tarafında yer alması Türkiye’yi ciddi şekilde meşgul etmektedir.