Fiilen zaten öyle dediğinizi duyar gibiyim… Valla biz millet olarak hep gülüyoruz ama siyaset aslında ciddiyet isteyen bir meslektir. Gerçi meslek olup olmadığı da tartışılır ama bir yapıştılar mı gitmek bilmiyorlar, onun için bu tabiri kullanıyorum. Dediğim gibi siyasetçiler bizim hep güldüğümüz kişiler nedense.
Hele son 25 senedir, hep bunlarla eğlenip duruyoruz. Hala gülebiliyorsak bunlara, henüz eğlencemiz bitmemiş görünüyor. Şunu da söyleyeyim unutmadan, ne zaman bunlara gülmeyi bitirirsek o zaman siyaset konuşmaya başlayabiliriz milletçe.

Zamane siyasetçileri şımartılmış çocuklar gibi nedense hep halkın milletin hoşlarına gittiklerini düşünüyorlar yaptıklarının, o yüzden hiç gidemiyorlar. Gitmiyorlar mübarekler hep geliyor hep çoğalıyorlar.
Kılıçdaroğlu’da aynı, o kadar kullanışlı ki, kendi kitlesinin zerre iplememesine rağmen hala bir şekilde gündeme gelebiliyor.
Abi senin artık bir rozetin eksik, bi’ taksalarda meşruiyetini kazanmış sayılsan.
O kadar komiksin ki, tebessümlü gülücük bile sana naif geliyor.
Sınıf arkadaşın Bahçeli’den bir farkın yok. Sezon finalini dört gözle bekliyoruz.
Reis tak şunun da rozetini, kahkahamız arşı âlemi çınlatsın.
Bitsin artık bu sevda, bu hasret…
TESİSLERE DE ÇÖKECEKLER Mİ?
Bence evet, bu sefer devlet çökecek.
Bizim Ömer Dayı birkaç gün önce meclis toplantısında “Bugün susma günü değil, sahip çıkma günüdür. Bugün geri çekilme günü değil, Trabzon’un değerlerine sahip çıkma günüdür. Kent hafızamızın, kültürümüzün ve şehrimizin yok edilmesine müsaade etmeyeceğiz” demiş.
Hatta örnek vermiş; Avni Aker’i, Yavuz Selim’i mi falan.
Sevgili Dayı, seni beni dinleyen kim?

Geçende yazmıştım, AKKazık Stadyumu açılışına Reis kimi getirmişti? Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani’yi.
Ve o Katar Emiri ile hazır gelmişken bi’ turlayalım deyip helikopter turu yapmadılar mı? O helikopter turunda kupon araziler konuşulmadı mı? Hepsini de basına servis ettiler.
İşte ben diyorum ki, o gün Trabzon için kortej yürüyüşü adam akıllı başlatıldı.
Bugün AKP yöneticileri de onun gereğini yapıyorlar.
AKKazık projesi onun bir örneğidir, dolgu alanları onun bir örneğidir, Şehir Hastanesi onun bir örneğidir. Bu Şehir Hastaneleri ile boşalttıkları kent içi branş hastanelerinin paylaşımı da onun birer örneğidir.
Bak Sayın Dayı, senin de bulunduğun mecliste AKP sıralarından arada Kalepark konusunu ortaya atarlar. Güya akıllarınca Kalepark sivilleşsin isterler. Hepsinin ardında bu paylaşım vardır. Sen düşünüyor musun Savunma Bakanlığı, Genel Kurmay’ın uhdesinde, himayesinde, hatta tapulu malı olan bir alana AKP Ortahisar Belediye Başkan adayı Ergin Aydın nasıl proje yaptı? AKP’li Büyükşehir Başkanımız hala Kalepark ile “Deniz Müzesi” hayalini taşıyor!
Şimdi ben kalksam Trabzon Büyükşehir Belediyesi eski binası için “otel projesi” yapsam, demezler mi “manyak mısın?” diye?
Şunu demek istiyorum, bu projelerin mutlaka bir Ankara (!) ayağı vardır.
Ankara daha iyi bilir çökülecek yerleri hem de parsel parsel.
Evet, net olarak diyorum ki: Mehmet Ali Yılmaz Tesislerine de çökecekler, karar Ankara’dan verilmiş…
RAYLI SİSTEM SOĞUK ODADA MI?
Epeydir gündem yapılmıyor farkında iseniz!
Büyükşehir Belediye Meclisi Mayıs ayı toplantısında da gündeme gelmedi.
Bende merak ettim ama merakımı yerel de çıkan bir haber dindirdi: Haziran’da ilk çalışma başlatılıyor 3 yıl içinde de finalini göreceğiz.
Hadi hayırlısı diyorum ama yine bu konuda içimde bir kırgınlık var.

Kırgınlık şu, 97’lerde 98’lerde Samsun-Sarp Bölünmüş Otoyolu yapım aşamasında biz Trabzon Çevre Meclisi olarak Samsun’da, Ordu’da, Giresun’da, Rize’de, Artvin’de hatta o dönem Bayındırlık Bakanı olan Yaşar Topçu’nun kendi memleketi Sinop’u da bu proje içine sokma girişimlerinde Sinop’da bile Halk Katılım toplantılarına katıldık. O dönem ısrarla projeye, kent içi ulaşımı rahatlatmak adına “Raylı Sistem” konulmasını istemiştik.
Resmen bize güldüler, “bunlar Komünist istekleri” diyenler bile çıktı.
Biz o zaman hiç değilse şu kent içi geçişlerde orta bölüme bir raylı sistem güzergâhı koyun, ilerde trafik yoğunluğu ile boğuşan belediyelere bu çözüm olur, dedik.
Duymadılar elbette ama 25-30 sene sonra raylı sistem adımları atarken bizim içimizi sızlatıyorlar.
Buruk olarak, bekliyorum raylı sistemi…
GÖRÜŞME YAPAN GİDİYOR…
En son Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal demiş, “Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığım 30 dakikalık görüşmeden sonra AKP’ye geçme kararı aldım”…
Vay anam, vay…

Düşünebiliyor musunuz 30 dakikalık görüşme (gerçi canlı yayında Burcu Köksal bunu 45 dakikaya çıkardı) yıllardır kürek salladığın, gönül verdiğin, emek verdiğin, 4 kez milletvekili seçildiğin, o mecliste partinin gurup başkan vekilliği yaptığın, son seçimde de Belediye Başkanı olduğun partini çizip karşıya geçebiliyorsun!
Bence bunun incelenmesi gerek, siyaset bilimciler tarafından.
Türk toplumu böyle omurgasız siyasetçiler nasıl yetiştiriyor?
Yarım saat, düşünebiliyor musunuz yarım saatte hop karşı tarafa.
CHP oturup düşünmeli, elde olan 14 Büyükşehir, 21 İl, 337 İlçe, 48 Belde belediyesinden 30 dakikada çark edebilecek var mı içlerinde?
Ben birini biliyorum hem de Trabzon’da, gülmeyin ben netim…
SIRA ROK’A MI GELDİ?
Her gün CHP’ye ve İmamoğlu’na giydiren Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alınmış!
Hayırdır, yaptıkları yapacaklarının garantisi değil miydi? Diyeceğim ama alıyor beni bir gülmek.
Haber aynen şöyle; “Adana merkezli yürütülen yasa dışı bahis operasyonu kapsamında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı İstanbul’daki evinde gözaltına alındı.”
Haberi araştırdım “gazeteci” olduğu kısmı iddia gerisi doğru. Yetmez ama evet diyorum.

Ben diyorum ki, Rasim terörist Apo ile röportaj yapmak isterim demişti geçen gün. Mahkûmiyet falan çıkarsa direk İmralı’ya gönderin. Cezası orada infaz olsun, çok istediği röportajı da yapar.
Nasıl bir ülke düzeyine geldik anlamıyorum arkadaş. Ülkenin siyasetçisi, topçusu, popçusu, sanatçısı, müdürü, amiri uyuşturucu, bahis, yolsuzluk, kara para aklama işinde uzman olmuş…
Halkımızda bunlar TV’ye çıkıp konuştuğunda ağzı açık dinliyor, kapatın derim ben ağzınıza sinek kaçacak. Demedi demeyin.
Şaka bir tarafa bu arkadaş yıllarca cemaatin maşası olarak takıldı yetkililerden bir adım yok! Bugün atmadığı iftira, yapmadığı yalan haber kalmadı yine yetkililerde tık yok! Uyduruk bir yasadışı bahis mevzusu olunca gözaltında!
Hayır, bu arkadaş AKP devletinin anahtarı bende, kuş uçsa haberim olur demiyor muydu? E ne oldu ROK, kendine yapılan şafak baskınını nasıl öğrenemedin?
Dün “Akın Gürlek yasadışı bahissi bitirecek” diye tweet atıp bugün yasadışı bahisten gözaltına alınmak ancak sana nasip olurdu ROK.
Gerçi hala içimdeki ses akşamı bulmaz salıverilir, ardından Emniyet bu gözaltı için özür diler, sonra da Bakanlık yanlış anlaşılma olmuş deyip dosyayı rafa kaldırır diyor.
Öyle olursa, süper doğru olur!
Size su veren itfaiyenin, taaaa…
ORTAHİSAR BORÇSUZ BELEDİYE Mİ DEVRALMIŞTI?
Her meclis toplantısında bu konu ısıtılıp ısıtılıp gündemde tutuluyor.
Evraklar ellerinde olan Ortahisar yetkilileri 946 milyon borç ile devraldık diyorlar, AKP tarafı konuyu büyüyen borçlar gösterilerek niye bu kadar adam aldın diyor…
Eski AKP Ortahisar belediyecileri de “yok, o kadar borç ile devretmedik Ortahisar’ı” diyorlar.
Doğruyu kim bilir, elbette görevdeki belediye yetkilileri bilir.

2004 seçimlerine giriyoruz, Belediye Başkanı rahmetli Niyazi Sürmen. Bizde Volkan Beyle birlikte ziyaret ettik belediyeyi. Niyazi Bey bizi nezaketle odasında kabul etti. Meclis üyesi adayı ben, Selahattin Ahıskalıoğlu ve başkan adayımız Volkan Bey odada sohbet ediyoruz. “Görevi devralacağımız (şaka elbette, daha seçim yapılmamış) belediyenin borcu ne kadar Niyazi Bey? Bir emir verin bize borçlarla ilgili bir dosya sunsun görevlileriniz” dedik. “Elbette” dedi rahmetli, telefonla Hesap İşleri Müdürünü çağırdı. Bize 1 milyar (o zaman ki para ile) borcumuz var, onu da yapılandırdık taksit taksit ödüyoruz. Yani bizim Trabzon Belediyesi olarak bir kuruş borcumuz yok dediler. Kahvemizi içtik çıktık.
2004 seçimlerinde biz kazandık, hesap işleri tek tek inceledi. 11 milyar çakılı borç çıktı! Evet, yapılandırılmış borçlar, hem vergi borçları hem sigorta kesintileri. Ama tek taksit ödenmemiş!
Şimdi şunu demek istiyorum, hariçten gazel atan bilmez içerde ne olduğunu.
Ortahisar Belediyesi 1 Milyara yakın borçla devraldık, diyorsa doğrudur.
Onu çalışan eleman alımı ile ilişkilendirip, ayranın yok içmeye tahtırevanla gidiyorsun hacet bırakmaya diyen siyasilerde politika yapıyorlar.
Ben Ortahisar’ın bu konuda yanındayım, doğru rakamlar onların elinde.
Gerisi fasafiso…
YAĞIŞLAR GELİYOR, HAZIR MISINIZ?
Ben demiyorum, uzmanlar diyor.
KTÜ Orman Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turgay Dindaroğlu, Doğu Karadeniz’de etkili olan ani ve şiddetli yağışlar, sel ve heyelan riskini arttırıyor diyor. Ve Turgay Hoca geçen yıla oranla yağışların yüzde 60 seviyesinde arttığını söyleyerek, Mayıs ayının kritik geçeceğini vurguluyor.
Tabii Turgay Hoca, hiç siyasete girmiyor. Yani bu yollar, köprüler, köprülü kavşaklar, deniz dolguları falan filan etkilerinden bahsetmiyor. O bilim adamı düsturu ile yetkilileri olası bir felakette uyarıyor. Yağmur geliyor, tertibinizi alın diyor.

Altyapımız ne yazık ki yok, bir şiddetli yağış sonrası gelebilecek sel felaketine hazırlıklı değiliz. Dere vadileri imar kirlilikleri ile dolu. Geçen Samsun’da yaşanan sel felaketinin videosunu izledim, o dere boyuna o yükseklikteki evleri nasıl inşa ettiniz arkadaş?
Neyse, biz yıllardır bu imar kanunu ile kentler, yaşam yerleri korunmaz, korunamaz diyoruz. Bizi duyan olmuyor.
Umarım gelecek bir felakette kimsenin canına bir şey olmaz…
