Asağıhisar yani halk arasındaki adıyla Moloz Surları,şehrin yıllar öncesinden denizle buluştuğu yerdi.
Denize açılan kapısının hemen ardında kalenin geniş arazisi bulunurken yanıbaşında da Zağnos Deresi akıyor.
Yıllarca temiz akan dere günümüzde bulanık ve kirli şekilde yine denizle buluşsa da bazı kısımları hariç hep yeraltından ilerliyor.
Roma kralı Hadrianus'un Trabzon ziyareti sırasında genişletilmesi için verdigi talimattan sonra,antik dönemden kalma liman bir nevi yeniden yapılarak hizmete sunulmuştur.
Bugün antik çağdan Roma,Komnenos,Osmanlı dönemlerini görüp zaman zaman onarımdan geçirilerek günümüze kadar gelen Aşağı Hisar'ın en önemli bölümü kalenin denize açılan kapısıdır .

Zamanında atlı bir süvarinin ya da arabalı bir askerin rahatlıkla geçtiği Moloz Kapısı yol boyu yapılan dolgular nedeniyle uzun boylu bir insanın bile geçişini zorlamakta.
Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmet Han'ın bu kapıdan geçtiği,yıpranan bölümlerinin onarılması talimatını verdigi bilinir.
Hatta surun onarım kitabesinin de bulunduğu kaynaklarda geçer.
Bugün ana yolun kenarında ve önündeki yakıt istasyonu ile bitişik bir halde varlığını sürdüren kale Trabzon tarihi açısından çok önem taşımaktadır.

Aşağı Hisar'ın çevresinde St.Andrea Kilisesi (Molla Siyah Camisi), Hoca Halil Camisi, Pazarkapı Camisi, Kundupoğlu ve Yarımbıyıkoğlu Evleri, Sekiz Direkli Hamam, Tophane Hamamı, Hacı Arif Hamamı, İskender Paşa Çeşmeleri gibi tarihi eserler bulunmakta.
Ayrıca bölgede bulunan sivil mimari örnekleri de özgün yapıları ile ilgi görmekte olup bir kısmının restore edilmesi gerekmektedir.
Pazarkapı Mahallesi’nde, Sekiz Direkli Hamam Sokağı’nda yer alan hamamın da kitabesi günümüze ulaşamadığından, yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.
Bununla beraber, 1072–1075 yıllarında Selçuklular tarafından yaptırılmış olduğu da belirtilmektedir .
Selçuklular'ın bölgeyi abluka altına aldığı dönemlerde 8 Direkli Hamam'ı inşa etmiş olmaları kale dışında bölgede önemli sayıda Türk nüfusunun bulunduğuna işaret etmektedir.

Bazı araştırmacılar da mimari özelliklerine dayanılarak hamamı XVIII. yüzyıla tarihlendirmişlerdir. Yakın tarihlerde onarılan Hamam halen faaliyetini sürdürmektedir.
Tarihi açıdan önemli bir eser olmasına rağmen hamamın etrafı geçici yapılarla kapatılmış vaziyette.
Hamamın tarihi vasfı,silüeti,etrafindaki gelişigüzel yapılar nedeniyle görülmemektedir.
Bu arada Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin başlattığı düzenleme kapsamında bölgeye has bir proje geliştirilerek tarihi vasfının ortaya çıkarılması yönünde çalışmalar yapılmakta.
Çalışmalar bir an önce bitirildiğinde Trabzon yeni bir ziyaret alanı daha kazanmış olur.
Moloz Tabyası,Fatih Kapısı,Moloz Surları da denilen bölgede kalenin de bazı bölümlerinin restore edilmesi gerekmektedir.
Açıkta kirli bir sekilde akan dere de ıslah edilmeli.
Surun önündeki üst geçidin kaldırılması da bölgedeki görüntü kirliliğini giderecektir.
Bölge tamamen eklentilerden temizlenmeli.

Asağıhisar Trabzon tarihini yansıtan bir MiniaTrabzon şeklinde düzenlenebilir.
Ayrıca bilindiği gibi o bölgede iskele vardı.
Balıkçı ya da Moloz iskelesi diye anılırdı.
Sahildeki düzenlemeye ek olarak iskelenin yeniden kurulup amatör balıkçıların oltayla balık tutması bölgeye canlılık getirebilir.
Kimbilir o ismini unuttuğumuz balıklar tekrar oltaların ucuna takılırlar.
O iskeleden elma, kavun, karpuz,armut takalardan boşaltılarak manavların vitrinlerini süslerdi.
Sarıkulak,kefaller istavritler sarganlar çinakoplar,karagöz,izmarit, tutulurdu.
Daha önceleri Evliya Çelebi'nin de anlattığı gibi Hamsi sahile geldiğinde ise tüm şehir borularla haberdar edildiğinde herkes deniz kenarına kovaları sepetleri ile koşardı.
Elimizde büyük bir hazine var.
Dünya tarihine yön veren tarihin akışında önemli rol oynayan medeniyetlerin kesiştiği bir konumda bulunan Trabzon tarihine yeni bir anlayışla bakmamız gerekiyor.
Trabzon geçmişi ve hikayesi olan bir şehirdir.
İpek Yolu'nun liman Kapısı olan Trabzon için yeniden hikaye yazmaya gerek yok.
Trabzon hikayesini yaşamış ve yazmıştır.
Günümüzde artık hikayenin eksik taraflarını hatırlayıp vizyona çıkma zamanıdır.
Burdan Kültür ve Turizm Bakanlığına da seslenmek istiyorum.
Trabzon tarihi geçmişini ortaya çıkartıp kültür ve turizme yönelik fonksiyon vermek gibi ağır ve sorumluluk isteyen bir çalışmada Trabzon Büyükşehir Belediyesi'ni mutlaka desteklemeleri gerekir.
Sadece belediyelerin çabaları ile kadim şehrin geçmişini yeniden ayağa kaldırmak mümkün degildir..