Himalayalar’ın eteklerinde Nepal ile Tibet arasındaki sınır hattını vuran büyük sel ve toprak kaymasının ardındaki ana tetikleyiciye ilişkin dikkat çeken bulgular ortaya çıktı. İlk saatlerde ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nun (USGS) 4,4 büyüklüğünde deprem olarak sınıflandırdığı sismik hareketin, daha sonraki incelemelerde klasik bir deprem olmadığı değerlendirildi. Aktarılan bilimsel incelemelere göre sarsıntı, yüksek rakımdaki büyük bir buzul parçasının koparak vadiye düşmesi ve ardından oluşan kaya, buz, su ve enkaz akışının meydana getirdiği sismik enerjiden kaynaklanmış olabilir. Felakette yüzlerce kişi hayatını kaybederken iki ülkede toplam kayıp sayısının 1300’ü aştığı bildirildi.

Önce 4,4 büyüklüğünde deprem sanıldı

Felaketin yaşandığı ilk saatlerde bölgede kaydedilen sismik hareket, USGS tarafından 4,4 büyüklüğünde bir deprem olarak sınıflandırıldı.

Ancak yakın istasyonlardan elde edilen ek kayıtlar, uzun periyotlu sismik dalgalar ve uydu görüntülerinin yeniden incelenmesi sonucunda farklı bir tablo ortaya çıktı.

Aktarılan güncel değerlendirmeye göre kaydedilen sinyalin kaynağı bir tektonik deprem değil, yüksek rakımdaki buzul kütlesinin çökmesi ve ardından meydana gelen dev enkaz akışıydı.

Böylece “deprem ve sel aynı anda gerçekleşti” yönündeki ilk değerlendirme değişmiş oldu.

Uydu görüntülerinde dev buzul kopması görüldü

Felaketin kaynağına ilişkin en dikkat çekici bulgular uydu görüntülerinden elde edildi.

Calgary Üniversitesi’nden jeolog Daniel Shugar’ın ilk incelemelerine göre buzulun yaklaşık 600 metre genişliğindeki büyük bir bölümü, ana kütleden ayrılarak aşağıdaki vadiye doğru hareket etti.

Buz kütlesinin yaklaşık 5 bin 200 metre rakımdan kopmaya başladığı ve yaklaşık 1.200 metrelik dikey düşüş yaşadığı hesaplandı.

Shugar, olayın ardından vadi tabanının adeta büyük bir patlama yaşanmış gibi göründüğünü ve parçalanmış buzul kalıntılarının geniş bir alana yayıldığını belirtti.

Buz, kaya ve su ölümcül bir akışa dönüştü

Kopan kütle yalnızca buzdan oluşan bir çığ olarak kalmadı.

Bilim insanlarının değerlendirmelerine göre aşağı doğru hızlanan kütle, önüne kattığı kaya, toprak, su ve diğer malzemelerle birleşerek çok daha büyük bir enkaz akışına dönüştü.

Dundee Üniversitesi’nden buzul bilimci Simon Cook, büyük buz kütlesinin hareket sırasında parçalanarak adeta buz-su karışımına dönüştüğünü ifade etti.

Bu süreç, yüksek dağlık alandan başlayan olayın kısa sürede vadiler boyunca ilerleyen büyük bir sel ve çamur akıntısına dönüşmesini açıklayan başlıca mekanizmalardan biri olarak gösteriliyor.

Felaketin merkezinde hangi bölge vardı?

Bilim insanlarının değerlendirmelerine göre buzul kopması Katmandu’nun yaklaşık 65 kilometre kuzeyinde meydana geldi.

Buz ve enkaz akışının vadiden kuzeybatıya doğru ilerleyerek Nepal ile Tibet arasındaki Bhote Koşi Nehri’ne ve ardından Lhende Khola’ya ulaştığı aktarıldı.

Olayın Nepal-Çin sınırındaki Rasuwagadhi/Gyirong geçişinin yaklaşık 20 kilometre kuzeydoğusunda gerçekleştiği belirtildi.

Katmandu merkezli Uluslararası Entegre Dağ Gelişimi Merkezi uzmanları da felaketin bir buzul çığı tarafından tetiklendiği değerlendirmesini paylaştı.

İklim değişikliği buzul çökmesini tetikledi mi?

Felaketin ana tetikleyicisinin buzul çökmesi olduğuna ilişkin güçlü bulgular bulunmasına rağmen olayın bütün nedenleri henüz kesinleşmiş değil.

Böyle korkunç sel felaketi görülmedi! Kayıp sayısı yüzleri geçti...
Böyle korkunç sel felaketi görülmedi! Kayıp sayısı yüzleri geçti...
İçeriği Görüntüle

Daniel Shugar, bölgedeki tüm meteorolojik verilerin henüz elde edilemediğini ancak uydu görüntülerinde bir önceki güne göre kar örtüsünün belirgin biçimde azaldığının görüldüğünü söyledi.

Bu durum yüksek sıcaklıkların buzuldaki erimeyi artırarak kopmaya katkıda bulunmuş olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Ancak bilim insanları iklim değişikliğinin olaydaki kesin payının henüz belirlenmediğini ve başka faktörlerin de araştırılması gerektiğini vurguluyor.

Nepal ve Tibet’te bilanço ağırlaşıyor

Felaketin ardından Nepal ve Tibet’te arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Paylaşılan son bilgilere göre Nepal’de can kaybı 270’e yükselirken 826 kişiden haber alınamadığı bildirildi.

Tibet tarafında ise kayıp olarak bildirilen 558 kişiden 260’ının yabancı uyruklu olduğu belirtildi. Yetkililer bölgede en az üç kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Aktarılan verilere göre iki ülkedeki toplam kayıp sayısı 1300’ün üzerine çıktı.

Nepal’de kayıp yabancı uyruklu kişiler arasında Hindistan, ABD, Rusya, Ukrayna, Portekiz, Güney Kore ve İtalya vatandaşlarının da bulunduğu belirtildi.

Nepal-Tibet felaketinde öne çıkan rakamlar

Başlık Açıklanan bilgi
İlk sismik kayıt 4,4 büyüklüğünde deprem olarak sınıflandırıldı
Kopan buzulun genişliği Yaklaşık 600 metre
Başlangıç rakımı Yaklaşık 5.200 metre
Dikey düşüş Yaklaşık 1.200 metre
Nepal’de can kaybı 270
Nepal’de kayıp 826
Tibet’te bildirilen kayıp 558
Çin’in bölgeye gönderdiği kurtarma personeli 574
Çin’in açıkladığı afet fonu Yaklaşık 17 milyon dolar

İkinci sel tehlikesi için uyarı yapıldı

Bölgede en büyük risklerden biri de yeni bir sel ihtimali.

Yetkililer, nehrin yukarı kesimlerinde halen tıkanıklık bulunduğunu ve bunun ikinci bir taşkına yol açabileceğini belirtiyor.

Nepal’de Bhotekoshi, Trishuli ve Narayani nehirlerinin kıyısında yaşayanlara uzak durmaları yönünde uyarılar yapılırken, komşu Hindistan’ın Bihar ve Uttar Pradesh eyaletlerinde de sel alarmı verildi.

Olumsuz hava şartları ve yoğun çamur tabakası nedeniyle bazı noktalarda helikopter operasyonlarının zorlaştığı, arama kurtarma çalışmalarının karadan sürdürüldüğü aktarıldı.

Çin 574 kurtarma görevlisini bölgeye sevk etti

Felaketin Tibet Özerk Bölgesi’ndeki Gyirong sınır kapısına kadar ulaşmasının ardından Çin yönetimi de geniş çaplı müdahale başlattı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in arama kurtarma çalışmalarının hızlandırılması ve etkilenen kişilerin tahliyesi talimatını verdiği belirtildi.

Bölgeye en az 574 kurtarma görevlisi gönderilirken, afet müdahalesi için yaklaşık 17 milyon dolarlık fon ayrıldığı açıklandı.

Hindistan’ın da Nepal’e insani yardım malzemeleri gönderdiği bildirildi.

Felaketin tüm nedenleri için araştırma sürüyor

Mevcut bilimsel bulgular, Nepal-Tibet sınırındaki sismik hareketin klasik anlamda bir depremden ziyade büyük bir buzul çökmesi ve ardından oluşan kaya-buz-su akışıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.

Ancak felaketin neden bu kadar büyük bir su ve enkaz hacmi oluşturduğu, yüksek sıcaklıkların rolü ve iklim değişikliğinin olaydaki payı henüz tamamen açıklığa kavuşmuş değil.

Bilim insanları uydu görüntülerini, meteorolojik verileri ve saha bulgularını incelemeye devam ederken bölgede arama kurtarma operasyonları da sürüyor.

Kaynak: SABAH