Hayat, aslında bir kalabalıklar geçididir.

Doğduğunuz andan itibaren yüzlerce, hayatınıza binlerce insan,

Kimisi kısa süreli bir misafir olur, kimisi uzun zaman yanınızda olur.

Ama hayatınıza kısa veya uzun girenlerin hepsi aynı değerde değildir.

Çünkü aralarında birileri vardır ki, ruhunuza dokunur.

Sizi gerçekten merak edenlerdir

Merak…

Evet merak

Kastettiğim, dedikoduya dayalı bir merak değil tabi.

“Acaba ne yapıyor, başına ne geldi?” diye merak eden de değil aslında.
Kalbinden geçen, “İyi midir? Morali nasıldır? Bugün güldü mü?” diye soran meraktır kast ettiğim benim.

İşte o merak, sevginin ve bağlılığın en saf halidir.

Hayatta çok insan tanıyabilirsiniz,

Hatta çok dostluklar kurabilirsiniz.

Ama gerçek dost, günün birinde sizi hiçbir sebep olmadan arayıp, “Aklıma geldin” diyebilen kişi veya kişilerdir.
Çünkü sizi merak eden insan, varlığınızı önemseyen insandır.

Hayatınızın detaylarıyla ilgilenir.

Sizin sevinciniz, onun sevincidir;

Sizin hüznünüz, onun yüreğinde yankılanır mesela.

Geriye kalanlar mı?
Onlar hayatınızda vardır ama aslında yoklar ve aslında hiç yokturlar.

Bir doğum gününüzü unutabilirler, zor zamanlarınızda ortadan kaybolabilirler, onlara ihtiyaç duyduğunuz zaman gizlenirler

Mutluluklarınızda bile sessiz kalabilirler.

Size karşı ne iyi ne kötü olurlar, sadece “oradadırlar” hepsi o karar.

Ama “Orada olmak” ile “Yanında olmak” demek değildir.

Çok farklıdır,

Aynı değildir yani.

Bu yüzden, sizi merak eden insanlara değer verin,

Onları asla ihmal etmeyin.

Onlara değer verin,

Çünkü onlar kendi zamanından sizin için vakit ayıran, kendi ruhundan size yer açan insanlardır.

Kendi ruhunda size yer açmak ne kadar derin bir cümle değil mi?

Böyle insanlara gönül kapınızı açın,
Gerçek dostluk, karşılıklı merak ve bağlılıkla ayakta durandır.

Hayatta herkes gelir gider ama sizi merak edenler hep sizinledir,

Onlar, hayatın bütün kalabalığı içinde size “Yalnız değilsin” diyen sessiz bir güçtür.

O yüzden,
Sizi merak edenleri sevin.
Onlar, hayatın soğuk tarafında yüreğinize çalan sıcak bir dokunuştur, bir kapıdır.
Onlar, yağmurlu bir günde üşüyen ellerinize değen bir güneş gibidir.

Yağmurlu günde size şemsiye olanlardır

Saklayın onları kalbinizde,
Çünkü onlar çok az bulunur,
Çünkü onlar eksilince, yerleri kolay kolay dolmuyor.

Onun için onları sevin.

Yani sizi merak edeni sevin

Gerisi ha var, ha yok.