40.Karikatür Sergimi gerçekleştirmek de nasip oldu ve
Taka Gazetesi adına Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezinde düzenlenen sergi büyü ildi gördü...
4 gün süren sergiyi binlerce insan izleme fırsatı buldu.
*
Bu arada Köprübaşı'nın ve Trabzon'umuzun gurur duyulacak evladı Vali Hüseyin Aksoy,
Kocaeli'nde bir yılda efsane oldu.
*
Vali Şehrin her şeyine hakim.
Halk tarafından çok seviliyor.
Zeki Sancak,
Yusuf Turgut,
Nurettin Gemici ve
Şenol Şensoy ile birlikte ziyaretlerine gittik.

Diyarbakır Valiliğindeki çalışmalarını,
Doğu insanının devlete olan sadakatini anlattı.
Son olarak atandığı Kocaeli'ndeki çalışmaları hakkında bilgi aldık.
*
Öğrendik ki;
Sadece nüfusu Trabzon'da olan,
Ama Kocaeli'nde oturan Trabzonluların sayısı:
61 bini geçmiş vaziyette.
Nüfusunu Kocaeli'ne aldıranlarla bu arakam 300 binler civarında.
*
22 Şubatta Bakan Soylu'nun etkili konuşmasıyla açılış yapılmış,
Ardından Taka Standında açtığımız karikatür sergisi,
Hemşerimiz ve İçişleri Bakanı Soylu,
Hemşerimiz Vali Aksoy ve kalabalık halkın da iştirakiyle ziyaret edildi.
Soylu, "Abi, senin tüm karikatürlerin mükemmel!" dedi.
*
Bu arada,
Karikatür sergimize İstanbul'dan gelen köşe yazarımız ve ünlü tıp adamı Profesör Sait Kapıcıoğlu da katıldı ve sergi için övgü dolu sözler sarf etti.
*
Öte yandan genç bir kadın elindeki cep telefonuyla biri hariç tüm karikatürlerin resmini çekti.
Bizim Şenol Şensoy,
Neden o bir karikatürün resmini çekmediğini sorduğunda;
"Çekmeye değer görmedim" dedi bayan.
İlginçtir o karikatür,
Bir vatandaşın anıtkabirde Atatürk'e saygısını anlatan bir karikatürdü.
Çoğu yerde sizin gibi düşünüyorum dese de,
Fikri sabitti.
*
Bu arada sergide Saffet Sancaklı ile karşılaştık.
Trabzonlular Derneği Başkan sevgili Sami Dur
uşoğlu ile birlikte geldiler.
Boyu baya uzunmuş.
"Trabzonspor'a gol atınca sana kızıyordum bilesin" dedim.
Yok,
Trabzonspor'a hiç gol atmadım.
Montaj onlar abi" dedi.
Gülüştük fotoğraf çektirdik ve uğurladık.

Bu etkinlikte her zaman bir numara olan Akçaabat standı oldukça sönüktü.
Gelenler iyi niyetle temsil ettiler ama standın fiziki görüntüsü hayli eksikti.
Ancak Belediye Başkan Yardımcısı Cevat Birinci'nin orada olması bu eksikliği asgariye indirdi.
*
"Her gün mutlaka Taka!"
Diyen okurumuz Celal Aydın:
Bana her gün Taka'yı nasıl okuyorsun?
Diyorlar.
Ben de,
"Bulması zor ama okuması kolay" diyorum..
*
Etkinlik süresince Ramada Otelde kaldık.
Personeli son derece eğitimli.
Lakin tek kişilik oda konusunda kısa bir sorun yaşadık.
Resepsiyon personeli bir ara çaresiz kaldı.
Genel Müdür geldi.
Harun Bey'e tek oda verelim dedi.
Sorun çözülünce,
Genel Müdür,
"Sizi tanıyorum.
Ayrıca Rize Dedeman Otelin yıllarca genel müdürlüğünü yaptım.
Hemşeri sayılırız."
*
Oteldeyiz ve gece 12. 00 sularıydı...
Birden alarm çalmaya başladı.
Alarm kısa sürünce vurdum kafayı uyudum.
Meğer otel sakinleri kadınlı erkekli panik halinde kendilerini dışarıya atmışlar.
Öğrendik ki,
Alarmın nedeni,
Otelde ve aynı odada kalmakta olan bir kaç kadın,
Odalarında puro içmeleri nedeniyle ilgili cihaz bunu yangın olarak algılamış ve kıyamet kopmuş.
*
Sergi açtığım yerin bitişiği bir silah satıcısı.
Kocaman sergi alanında 3 kişi 5 kişi;
Ama o küçük silah standında önünde izdiham...
Yani Trabzonlu için Kültür/Sanat değil,
Silah hala bir numara.
*
Gece hafif yağmurlu ve soğuk.
Bir adam karşıdan bize doğru geliyor...
İşaret ettim durdu.
Taksi lazım da neden temin edebiliriz.
Adam "bilmiyrim" dedi.
"Nerelisin?" dedim.
Tirabizon dedi.
"Neresindensin" dedim.
"Agcaabatlıyım" dedi
Yahu neresindensin dedim
"Satari'danım."
"Oy gardaşım ben de Muzuraliyim daa!"
Dedim.
"Adam:
Nee!
Muzura mii?
Oy abi siz bizden fenasunuuz...
*
Neyse, kucaklaştık,
"Misafirim olun"
Teklifine teşekkür ettik ve ayrıldık.
*
Bu arada Valimize yaptığımız portreyi,
Açılış esnasında vermemiz mümkün olmayınca,
Valimiz bir sonraki gün geldiklerinde takdim ettik.
Ancak, portremizde valimiz bıyıksızdı.
Oysa şimdiki hali bıyıklıydı.
Bu duruma valimiz,
Sorun yok,
Bıyıklı halimiz ne kadar sürer bilemiyorum.
Ayrıca bu güzel çalışmanızdan ötürü teşekkür ediyorum"
Cevabını verdi.
ETKİNLİĞE TAM NOT
Etkinlik hakkında genel bir değerlendirme yapacak olursak,
Bu gibi etkinlikler için alan muhteşem.
Büyükşehir belediyesinin böyle bir mekan yapması takdire şayandır.
*
Öte yandan,
Etkinliğin organizasyonu,
Stantların tahsisindeki muntazamlık,
Alanın sürekli temiz tutulması,
Son derece takdire şayandı...
*
Ancak ses kirliliği çok fazlaydı.
Nitelikli müzik sadece konser ortamından duyulurken,
Stantlardaki eğlenceler...
Davul sesleri,
İç içe geçmiş gürültü cehennemine dönüştü.
Oysa,
Merkezi sistemde,
Kazım koyuncu,
Fuat Saka,
Volkan Konak gibi marka isimlerden hiç bir türkü duyamadık.
O yönden de musiki yönünden biraz zayıf kaldığını söylemek mümkün.
*
Diğer taraftan gelen şikayetlerden anladık ki,
Restoranda yemek ücretleri hayli pahalı olmuş.
FIKRA
Temel ile Fadime evlenmişler,Fadime hamile kalmış,
Temel bu ise çok sevinmiş, köyde naralar atmaya başlamış
Oğlum olacak!
0glum olacak!
Diyormus,
Evde de Fadime'yi Sıkıştırıyormuş,
Oğlan doğuracaksın diye.
Doğuma bir ay kala Temel'e yurt dışından is teklifi gelmiş acilen gitmesi gerekiyormuş,
Giderken, "Oğlanı doğurunca acele mektup yaz,
Meraktan çatlarım" demiş veda edip gitmiş.
Bir ay sonra Fadime doğum yapmış bakmış ki,
Bir kız çocuğu,
"Eyvah yandım!
Ben simdi Temel'e nesil söylerim ben kız doğurduğumu,"
Diyerek başlamış ağlamaya,
Kendine gelince mektubu yazmaya başlamış
Mektupta aynen şunlar yazılıymış:
Temel'ciğim,
Canim kocacığım.
Bir çocuğumuz oldu.
Elleri,
Ayaklari,
Kasi,
Gözleri ,
Ağzi ayni sen.
Gerisi ben.