Son 65 yılını benim çok iyi hatırladığım Trabzon futbolunun en belirgin özellikleri orta sahada fazla oyalanmadan direkt paslarla ,çabuk, süratli, ve dripling yapabilen bek ve açıklarla en kısa yoldan topu rakip aut çizgisi yakınlarına , ceza sahasının köşesine taşıyıp, çoğunlukla da pivot , golcü bir santraforla sonuca gitmesi, Defansını santra çizgisinde kurup oyunu daha ilk dakikadan itibaren karşı yarı sahaya yıkıp rakibe nefes aldırmamasıdır.
Yani Trabzon futbolu Dünyanın tartışmasız gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri olan Hollandalı Johan Cruyff’un "Futbol basit bir oyundur, zor olan ise onu basit oynamaktır" sözünü uygulamalı olarak hayata geçirmiştir çok daha önce..

Hatırlayamadıklarıma haksızlık olur diye isim yazmıyorum ama, bu yüzden eski pek çok futbolcunun isimleri hala insanların belleğinde, futbollarının tadı da damağındadır.

****
Düz adamlara yıldız muamelesi
Derken son yıllarda ‘O eskidendi günümüz futbolu böyle gerektiriyor’ gerekçesiyle bu şablon rafa kaldırıldı.
Artık topa sahip olma yüzdesi geçer akçe sayıldı.
Bunun için de Trabzon futbolunun ruhuna ,geçmişine ve karakterine hiç uymayan ileriye geriye bakmaksınız, yapabildiğin kadar pas yapmak sözümona günümüz futbolunun geçer akçesi oldu.
Al sağdan, ver sola, dön geriye, atsın kaleciye ‘ şekline dönüşen futbol sonunda sahalar açıklardan jet gibi karşı kaleye inen
İki,üç kişiyi ipe dizen çalımlarla rakibi eksiltip savunmaların da dengesini bozan futbolculara hasret bıraktı.
Yetenekli oyuncular giderek azalırken eskinin ‘ Düz adam’ diye dışlananları şimdinin ‘Görev adamı’ denilerek kıymete bindi.

Bu yüzden bütün maçlar neredeyse aynı modacıdan giyinip aynı kuaföre giden, aynı estetikçinin koltuğuna oturan yapma güzeller gibi birbirinin benzeri oldu. .
Bir maça seyrettin mi diğerine bakma.
Bunda belki de bir rakibe top göstermeyen eskinin Barcelona ile Menchester C ity’si ile şimdilerin İspanya Milli takımı ile Paris Saint Germain‘i de de etkili oldu ama, aradaki uçurum kalite farkını ve çok uzun yıllar çalışmanın dışında onlar bu şekilde en azından karşılığını da aldılar.
Sende ise bu şekilde kalecin santraforundan daha çok topla buluşuyor
Sahada Fırtına bekleyenler, tribünde uyuşuyor..
Sen top gezdir ben gol atayım!
İşte bu yüzdendir ki , yıllar sonra yaşanan şampiyonluğa rağmen Abdullah Avcı Trabzonspor’da devam edemedi.
İşte bundandır ki, attığı her biri sanat eseri olağanüstü güzellikteki gollerle tüm Trabzonsporluların gönlünde ayrı bir yeri olan ve bence Türk futbolunun gelmiş geçmiş en önde gelen isminden biri olan Fatih Tekke sonunda kavuştuğu en büyük hayali olan Trabzonspor Teknik Direktörlüğünü, Ferençvaroş ve Amed hezimelerinden sonra, kendi isteğiyle bırakmak zorunda kaldı.
Ve Trabzonspor takımın başına birkaç maçlığına getirdiği eski futbolcusu Hüseyin Çimşir ile kendisine sürekli ters gelen Gençlerbirliği ile oynadığı lig maçını 5-0 kazanırken,14 maçtır gol atamayarak kötü kişi olan Onucahu bile 44. dakikada sakatlanıp çıkmasına rağmen 2 golle kendisine geldi.
Yerine giren yeni transfer Fju’da 1 gol atıp 3 mutlak fırsatı da değerlendiremedi.
Peki ,3 günde turşu bile kurulmazken bu Hüseyin Hoca ne yaptı da takım bu hale geldi.
Çok basit..
‘La yerim sizin geri pasınızı, öne oynayın’dedi..
Bir de ;’ Orta sahada rakip futbolcular en rahat maçlarını Trabzonspor’a karşı oynuyorlar. Çünkü hiçbirine 3-4 metreden fazla yaklaşmıyorsunuz. Baskı yapın, yakın olun’
Bu kadar mı?
Ne sandın.
Zaten maçtan sonra kendisi de söyledi ya..
‘Bu kadar kısa zamanda ancak teorik olarak bir şeyler yaptık’
O bile yetti, üstelik te kondisyon olarak da yetersiz bir takıma..
Ayrıca Bu Salah Trabzonspor için gerçekten bulunmaz bir nimet.
Sadece oynamakla kalmıyor, çok konuda zaaf yaşayan bir takımı da yönetip, yönlendiriyor.
Hem de sıfır egoyla, amatör bir futbolcu edasıyla.
Helal olsun..
Bu arada topa sahip olma sevdalılarına da şunu hatırlatalım.
Top Trabzonspor’da yüzde 49 kalırken, Gençlerbirliği yüzde 51 le bizden fazla sahip olmuş topa..
Ama tabelada Trabzonspor : 5 Gençlerbirliği :0 yazıyor.
Yani; ameliyat başarılı ama hasta öldü!
Buna rağmen Gençlerbirliği’ ni de kutluyorum.
5-0 ‘a rağmen oyunu bir dakika bile bırakmayıp sonuna kadar maça asıldılar,
Çok da pozisyon buldular.
Bir topları direkten döndü, birini çizgiden Saviç çıkardı, 3-4 mutlak gollerini de Onana önledi.
Eğer Trabzonspor bu maçı eski mantıkla çakılı oynasaydı, bunlardan birkaçı kesin gol olur maçı da kaybederdi.
Üst akıl kim?
‘ Mutlaka yabancı bir olacak’ denilen Trabzonspor’un yeni teknik direktörü için şu ana kadar herhangi bir isimle anlaşma yapılmazken, hiç hesapta yokken takımın geçiçi de olsa ‘Yeni hocanın da kadrosunda olacak’ denilerek Hüseyin Çimşir’e emanet edilmesi ,
Birkaç maçlığına geldiği söylenen Hüseyin Hoca’nın bence de çok doğru bir kararla ‘Kulüp bul’ denilerek gözden çıkarılan Mendy’nin ayrılmasını engelleyip lisansını çıkartarak kadroya dahil etmesi, ayrıca Buochouari’nin satışından vazgeçilmesi geçici birinin tek başına vereceği bir karar değildir.
Ve de bence arkasında bir üst aklın olduğunun kanıtıdır.
Bu konuda akla gelen isimlerin ilki şu an boyun fıtığından geçirdiği küçük bir operasyon için istirahatte olan Şenol Güneş’tir.
Güneş’in sportif direktör mü, teknik direktör mü olacağı tartışılırken, son alınan bilgilere göre
İstanbul cephesinden birileri de Abdullah Avcı için bastırıyormuş!
Ne o, Trabzonspor’u bu yana ,geriye illetine bulaştıranı özleyen mi var!
Türkiye sizinle gurur duyuyor
Bence Türk spor tarihinin takım olarak en başarılı ekibi Kadın Voleybol Milli Takımıdır.
Çünkü başarıları geçici değil kalıcıdır.
Kaç yıldır Türk insanını gururlandıran sonuçlarla Dünya’nın zirvesinde Türk insanının da gönüllerindedir.

Diğer başarılarının yanında son olarak 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası final maçında İtalya’yı 3-2 mağlup ederek art arda ikinci kez Avrupa Şampiyonu olan, Cumhuriyetin kızları, filenin sultanlarıyla bir kez daha gurur duyduk.
Sağolsunlar , varolsunlar
Bahtları da kendileri gibi güzel olsun.