Futbolun acı gerçekleri vardır. Gaziantep’te Pazartesi Akşamı Fatih Tekke’nin karnesi iyi değildi.Gaziantep’te ı oynanan Süper Kupa yarı finali, Trabzonspor için bir mağlubiyetten çok daha fazlasını anlattı. Skor tabelası Galatasaray’ı yazdı belki ama sahada asıl görünen, yıllardır ertelenen bir yüzleşmeydi. Bu yüzleşmenin tam merkezinde ise Fatih Tekke vardı.Fatih Tekke bu kulübe yabancı değil.
O, Trabzonspor’un sadece eski bir golcüsü değil; bu şehrin sokaklarından, altyapı sahalarından çıkmış bir futbol hafızası. Bir zamanlar bu topraklar, ayağına top değdi mi fark yaratan çocuklar üretirdi. Bugün Tekke, kenarda durup o günleri hatırlatan tek figür gibi. Sahaya bakarken sadece rakibi değil, kaybolan bir kültürü de izliyor gibiydi.
Tekke’nin oyun planı eleştirilebilir, tercihleri tartışılabilir. Ama asıl soru şu. Ona bu oyunu oynatacak malzeme verildi mi? Trabzonspor, kendi evlatlarına sırtını döndükçe; hazır ama ruhsuz çözümlere yöneldikçe, bu takımın kimliği de yavaş yavaş silindi. Altyapıdan çıkan futbolcu artık bir umut değil, neredeyse bir istisna. Oysa bu kulüp, geçmişte umudu fabrikasyon gibi üretirdi.
Yönetimsel problem tam da burada başlıyor. Trabzonspor yıllardır teknik adam değiştiriyor, oyuncu değiştiriyor ama fikrini değiştirmiyor. Kısa vadeli başarı hayaliyle uzun vadeli karakterini feda ediyor. Fatih Tekke’ye verilen görev, sadece bir teknik direktörlük değil; aslında kaybolmuş bir ruhu yeniden bulma görevi. Ama bu, tek başına bir adamın omzuna yüklenecek bir yük değil. Gaziantep’te sahada mücadele vardı ama Trabzonspor’un özüne dair bir iz yoktu. Ne cesur bir genç, ne ben buradayım diyen bir altyapı çocuğu. Oysa Tekke’nin gözleri, yıllar önce kendisinin olduğu yerde duracak bir futbolcu aramıyordu sanki!
Bu yenilgi Fatih Tekke’nin değil; yıllardır biz kimiz? sorusunu erteleyenlerin yenilgisiydi. Trabzonspor, yeniden büyük devrimi tekrar gerçekleştirmek istiyorsa, önce yeniden kendisi olmayı hatırlamalı. Altyapıya güvenmeden, sabır göstermeden, bu kulübün hikâyesi sadece eski günlerin nostaljisinde yaşamaya devam eder.
Gaziantep gecesi bize şunu hatırlattı. Trabzonspor’u kurtaracak şey yeni transferler değil, eski aklın yeniden cesaret bulmasıdır. Ve Fatih Tekke, bu aynayı herkesin önüne koyamadı malesef. Bakmak cesaret ister. Uygalamak yürek ister…