Bugün sizlerden ayrı kalmanın özlemi içerisinde idim. Yattığım yerden ne hayaller kurdum. Sağlığım düzelse ve kendime göre bir şeyler yazmak isterim. Neticede bir tutkudur yazmak. Köşem yerli yerinde vira bismillah dedik, hayırlı olsun. Etrafımda olup bitenleri yazmanın tam sırası…
Gün olur her şey kendiliğinden rayına oturur. Yeni görüşler ve bulgular her şeye rağmen açıklanır. Nihayetinde her şey aslında esasen değişen bir ey yoktur. Zamanı gelince her şey yerli yerinde olduğu anlaşılır. İnsanoğlu esasen kısır bir döngü olarak yerli yerinde durur.
Bugün arefe günü. Yani bayram öncesi. Eski gelenek ve görenekler birer birer yok ediliyor. Eski yaşlıların ve hastaların ziyaretleri, hatta çocukları sevindirmek adına çocuklara hediyeler alıp, sevindirmek gerekiyor. Hatta yaşlıların sakin ortamlarında ziyarette bulunmak gerekiyor. Hatır sormak da ciddi bir eksikliğin ortadan kaldırılması demektir. Yataklarında yatmakta olan hasta insanlar kapılarını çalacak birilerini özlem ile bekler dururlar. Eş dost ziyareti de bu işin olmazsa olmaz taraftarı.
Yaşlılar ve hastalar bu günler mutlaka kendilerini hatırı sorulması gerekli olanlardandır. Şimdi hatırı sormak, düşkünlerin beklentilerindendir. Komşuların ziyaret edilmesi gerçekleştirilmelidir. Dargınlar barıştırılmalı, hatır gönül sorularak gönüller yâd edilmelidir. Kurbanlar kesilmeli, fakir fukaraya göz hakkı denilen pay verilmelidir.
Sormak gerekir hangimiz yaşlı ziyaretinde bulunduk, bulunacağız. Bu koca bir buruk keder benliğimizi sarar. Etrafımıza dikkatle bakılmalı, geçen yıl kimler vardı, şimdi yok oldular. Öyle nice insanlar vardır ki, bir tanıdık eş-dost arar. Sadece kendi gönlünde geçe hatırı sormak geçer insanın içerisinden.
Arık bahçeler yeşillendi, bahar kenardan göz kırpıyor. Mezarlar ziyaret ediliyor ya da edilecek. İnsan kabirleri başında yakınlarının kuru mezarlarına bakıp, kendilerine göre iyi bir hesap yapmalı. Dün var olanlar şimdi yok oldular. İnsan bu, ölüm gerçek var olandır. Unutulmamalı ki sonra keşke denilmeden önce bu işlem yapılmalı.