Trabzon’da yerel basının ayakta kalma mücadelesi, aslında şehrin hafızasını koruma mücadelesidir.
Çünkü yerel basın sadece haber vermez; kentin sesidir, vicdanıdır, hafızasıdır.
İşte tam da bu bilinçle gerçekleştirilen ziyaretler, önemli bir farkındalığın ve dayanışmanın göstergesi oldu.
Basın İlan Kurumu Trabzon Bölge Müdürü Ali Nuhoğlu ile birlikte, yerel basının desteklenmesi amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç başta olmak üzere birçok kurum ve isme yapılan ziyaretler, aslında meselenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Ziyaret zinciri sadece belediyelerle sınırlı kalmadı.
TTBO Başkanı Erkut Çelebi, Ticaret Borsası Başkanı Eyüp Ergan, DKİB Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan gibi iş dünyasının önemli temsilcilerinin yanı sıra; Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim ve son olarak da Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile yapılan görüşmeler, yerel basının yalnız olmadığını gösterdi.
Açık konuşmak gerekirse; herkes meselenin farkında.
Herkes destekten yana.
Ama iş dönüp dolaşıp aynı yere geliyor,
Ekonomik darboğaz.
Bugün sadece yerel basın değil, belediyelerden odalara kadar herkes aynı sıkıntıyı yaşıyor. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar, Türkiye’deki kurumların omuzlarına daha da ağır bir yük bindirmiş durumda.
Üstüne bir de ABD-İsrail-İran gerilimi gibi uluslararası krizler eklenince, ekonomik baskı kaçınılmaz olarak derinleşiyor.
Bu gerçeği en net şekilde ortaya koyan isimlerden biri de Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya oldu.
Anlattıkları, aslında sadece bir belediyenin değil, birçok yerel yönetimin ortak hikâyesidir.
Her ay İller Bankası payından 45 milyon lira kesinti yapılıyor.
Bankalardan krediye erişimde yaşanan zorluklar, bir kuruş kredi alamadım diyor Başkan Ahmet Kaya.
Artan maliyetler ve daralan gelirler
Buna rağmen çalışan maaşlarının iyileştirilmesi, sosyal hakların artırılması,
Bu yaklaşım, “insanı yaşat ki şehir yaşasın” anlayışının somut bir yansımasıdır.
Ama asıl dikkat çeken, şikâyet etmek yerine çözüm üretme iradesi.
Örneğin çöp toplama sistemine yönelik geliştirilen “akıllı konteyner” projesi,
Her çöp aracına bir cihaz yerleştirip tüm çöp konteynırların doluluk oranını görebilecek.
Yani boş olan çöp konteynırına boşuna gidilmemiş olacak.
Basit ama etkili bir fikir.
Belediyenin aylık çöp toplama maliyeti 60 milyon lira.
Akıllı konteynır projesi ile doluluk oranına göre hareket eden bir sistemle yüzde 40 tasarruf hedefleniyor.
Ayda yaklaşık 25 milyon lira tasarruf edilecek.
Bugünün şartlarında bu oran, küçük bir başarı değil, ciddi bir nefes alma alanı demek.
Bir diğer önemli adım ise kayıt dışılıkla mücadele.
Yıllardır arsa ya da tarla olarak görünen ama üzerinde bina bulunan alanların kayıt altına alınması, belediyenin gelir kalemlerini doğrudan etkileyecek bir hamle.
38 gün sonra çalışmalar tamamlanıyor.
Her bina kayıt altına alınıyor
Bu da gösteriyor ki sorun sadece “para yok” değil; aynı zamanda “kaynak yönetimi” meselesi.
Başkan Kaya’ya çalışanların ikramiyelerin ödenmesinde gecikme yaşanmasının hatırlatmam üzerine şunları söyledi “Çalışanlarımızın her biri yılda 26 gün yevmiye ikramiyesi alıyordu. Biz onu 52 güne çıkardık. Yani iki katına. Sadece bir ikramiye borcumuz kaldı, diğerlerini ödedik. Maaş borcumuz yok. Çalışanı memnun etmeliyiz ki verim alabilelim” dedi.
Başkan Kaya önümüzdeki günlerde görevdeki 2 yılını değerlendirecek.
Tüm bu tablo bize şunu söylüyor;
Artık klasik yöntemlerle ayakta kalmak mümkün değil.
Ne basın için ne belediyeler için ne de diğer kurumlar için
Yeni fikirler, akılcı projeler ve en önemlisi dayanışma şart.
Yerel basının desteklenmesi için atılan adımlar da tam olarak bu dayanışmanın bir parçası. Çünkü güçlü bir yerel basın, güçlü bir şehir demektir.
Bugün verilen destek sözlerinin, yarın somut adımlara dönüşmesi en büyük temennimiz.
Çünkü bu şehir, suskun kalmayı değil; konuşmayı, yazmayı ve anlatmayı hak ediyor.