Ula bak hele…

Emekliye zam, memura zam, işçiye zam,
Ula daha ne olsun bize?
Bu millet ne nankör çıktı arkadaş.

Düşünsene ula, 18 bin lira maaş.
Ula bu parayla insan emekli olmaz,
Paşa olur, ağa olur, bey olur.

Ula eskiden dedem bir öküzle altı çocuk büyütmüş.
Şimdi biz 18 bin lirayla geçinemiyoruz ha?
Ayıptır ayıp…!

Ula bu maaşla neler yapılmaz ki,
Sabah uyanırsın, çayı demlemişsin.
Ekmek taze, tereyağı köyden.
Et mi?
Ula her gün et
Canın sıkılırsa balık, o da olmazsa kuzu pirzola.

Kirayı mı?
Ula kirayı ödeyip üstüne ev sahibine bahşiş bırakırsın.
Fatura desen, gözün kapalı yatırırsın.
Doğalgaz mı?
Camlar açık yanar soba gibi.

Emekliyi yaktuğun gibi doğalgazı yakarsun

Toruna bakarsın.
Yetmez, komşunun çocuğunu da okula gönderirsin.
Hatta mahallede burs fonu kurarsın.
Adını da koyarsın:
“18 Bin Lira Refah Derneği.”

Sonra bakarsın maaş artıyor,
Can sıkıntısından ikinci ev alırsın.
Yat mı alsak diye düşünürsün.
Yat pahalı gelirse kat alırsın.
Kat pahalıysa araba,
Araba pahalıysa, döviz.
Ula seçenek bol anlayacağunuz.

Zaten 17 milyon emekli var,
Hepsi krallar gibi yaşıyor.
Sabahları kafelerde oturur,
Öğlen AVM,
Akşam sahil yürüyüşü.
Dertleri büyük,
“Bugün balık mı yesek, döner mi?”

Bir de utanmadan diyorlar ki,
“Geçinemiyoruz…”

Ula geçinemiyorsan yanlış yaşıyorsun demektur.
Demek ki fazla yiyorsun.
Demek ki fazla ısınıyorsun.
Demek ki fazla nefes alıyorsun.

Devlet ne yapsın daha?
Maaşı vermiş.
Zammı yapmış.
Enflasyon da zaten televizyonda düşmüş.

Marketteki fiyatlar mı?
Onlar psikolojik.
Pazardaki etiketler mi?
Onlar dış mihrak.
Kasadaki tutar mı?
Göz yanılması.

Bak devlet büyük düşünmüş.
Demiş ki;
“Bu emekliye bu kadar para yeter de artar.”

Hem emekli adam bu parayı ne yapacak ki?
Çalışmıyor.
Sabah erkenden kalkmıyor.
Yorgunluğu yok.
Tek derdi, akşam dizide hangi kanal?

O yüzden fazla maaş insanı bozar.
Şımartır.
Lükse alıştırır.
Sonra da “yetmiyor” der.

En iyisi bu maaş.
Az bile belki.
Ama şükür etmeyi bilene yeter.

Sonuçta biz Karadenizliyiz.
Azla yetinmeyi biliriz.
Dalga geçeriz ama unutmayız.

Çünkü gülerek söylüyoruz ama
Kasaya gelince gülüş boğazda düğümleniyor ula…

Son söz şudur uşağum heee
Emekliyi görmeyenler, sandıkta kendini göremez.

Haydi eyvallah.