Trabzonspor belki bu sezon şampiyon olamadı ama ortaya koyduğu mücadeleyle birçok takımdan daha fazla saygıyı hak etti.

Çünkü bazen başarı yalnızca şampiyon olmak veya kupayı kaldırmak değildir.
Bazen başarı; yoklukta direnmek, eksik kadroyla savaşmak, imkânsız denilen yerde ayakta kalabilmektir.

Bu sezon Trabzonspor tam olarak bunu yaptı.

Bir düşünün,

Galatasaray’ı yendik.
Beşiktaş’ı yendik.
Fenerbahçe’ye ise futbol olarak değil, hakem kararlarının gölgesinde boyun eğdik.
İstanbul’da verilmeyen nizami golümüz, verilmeyen penaltımız ve takımımıza gösterilen kırmızı kart pozisyonları hâlâ hafızalarda.
Trabzon’daki iki gol attık ama yine olmadı.
Sahada mücadele eden değil, masa başında düdük çalanlar sonucu belirledi.

Ama buna rağmen Trabzonspor hiçbir zaman teslim olmadı.

Galatasaray karşısında İstanbul’da 0-0 beraberlik, Papara Park’ta ortaya konan futbol ve 2-1’lik galibiyet uzun yıllar unutulmaz.
O gece Trabzonspor yalnızca üç puan almadı; rakibinin psikolojik dengesini de bozdu.
Beşiktaş maçlarında gösterilen karakter ise ayrı bir hikâyeydi.
İlk maçta Trabzon’da 3-1’den geri dönüldü maç 3-3’e getirildi, bir nefeslik daha zaman olsaydı galip gelmemek içten bile değildi.
İkinci maçta Dolmabahçe’de kartal 2-1 ile çimlere gömüldü.

Aslanı boğduk, Kartal’ı gömdük, Fener’i söndürdük.

Üstelik bütün bunlar geniş ve yıldızlarla dolu kadrolarla yapılmadı.

Trabzonspor bu sezon çoğu zaman dar rotasyonla mücadele etti.
Sakatlıklarla uğraştı.
Eksiklerle savaştı.
Bazen kulübede oyunu değiştirecek hamle oyuncusu bile bulunamadı.
Ama buna rağmen lig üçüncülüğü elde edildi.

Hem de Beşiktaş’a 10 puan gibi ciddi puan farkı atılarak,

Bu küçümsenecek bir başarı değildir.

Çünkü bugün milyon euroların konuşulduğu bir futbol düzeninde, karakter koyabilmek artık en değerli meziyet haline geldi.
Trabzonspor bunu yaptı.
Sahada bazen eksik kaldı ama ruh olarak hiçbir zaman eksilmedi.

Şimdi önümüzde iki kritik maç var.
Gençlerbirliği karşılaşmaları yalnızca birer formalite değil.
Sezonun psikolojik kırılma noktaları olacak.
Ligde de kupada da Trabzonspor’un ortaya koyacağı tavır çok önemli.

Küme düşmesi nerede ise kesinleşmiş Gençlerbirliği ile hem kupada hem de lig’te karşılaşacağız.

Ankara temsilcisinin kaderi bizim elimizde.

Onlarla da görülecek hesabımız var

4-3’ük mağlubiyetim faturası görülecek.

Af yok, her iki maçı da Trabzonspor kazanmak zorunda

Ve ardından final,

Eğer bu sezon Türkiye Kupası ile taçlanırsa, Trabzonspor’un yaptığı işin değeri çok daha net anlaşılacak.
Çünkü bu takım, imkânlarla değil inançla yürüdü.

Yönetimin gelecek sezon için atacağı adımlar da büyük önem taşıyor.
Onuachu kesinlikle takımda tutulmalı.
Zubkov bu takımın omurgalarından biri olmalı.
Batagov, Mustafa, Nwaiwu, Augusto gibi isimler korunmalı.
Muci ve Onana gibi oyuncular da kadroya kazandırılabilirse Trabzonspor gelecek sezon çok daha güçlü bir yapı kurabilir.

Ama bugün hakkını teslim etmek gerekiyor.

Bu şartlarda ligi üçüncü sırada bitirmek başarının ta kendisidir.
Eğer üzerine bir de Türkiye Kupası gelirse, Trabzonspor bu sezonu alnının akıyla tamamlamış olacaktır.

Çünkü bazı sezonlar şampiyonlukla değil, gösterilen karakterle hatırlanır.
Ve Trabzonspor bu sezon karakter koymuştur.