Türkiye ile İran iki komşu ülke olsa da arada hep rekabet vardır. Bir tarafta Osmanlı İmparatorluğunun bakiyesi Türkiye, diğer tarafta Pers İmparatorluğunun devamı İran. Tarih boyunca coğrafi rekabetten dolayı karşı karşıya gelmişiz, zaman zaman da dostluklar yaşamışız.

90 milyonluk İran içinde yaklaşık 40 milyon civarında Azeri Türkü var. Kaldı ki, şu anda İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da Türk asıllı.

Evinde anne ve babası hep Türkçe konuşmuş.

Türkiye’den Tahran ve Tebriz’e turizm ve ticaret amaçlı çok sayıda giden olduğu gibi yıllarca Türk-İran iş konseyi başkanlığını rahmetli Ali Osman Ulusoy yapmıştır.

20 günlük Nevruz Bayramı tatilinde İranlılar kendi otomobilleriyle Trabzon’a gelip otelleri doldurdukları gibi, Van kentimiz İran’ın adeta ticaret üssü durumunda.

Peki, tarihi ittifaka rağmen neden İran ile Türkiye tam kenetlenmedi.

Kopuşun birden çok sebebi var.

Birincisi, ABD’nin İran’ı İsrail için tehdit görmesi ve bu nedenle Stratejik ortağım dediği Türkiye’nin İran’a yakınlaşmasını istememesidir.

Rahmetli Necmettin Erbakan, ‘Türkiye, Rusya İran bir ve beraber olmalı, aksine Siyonizm Ortadoğu’yu parçalayacak’ sözlerini 40 yıl boyunca söyledi ama Erbakan hoca dinletemedi.

28 Şubat 1997 sonrasında eski MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç paşa bile ‘Biz Erbakan hocayı anlayamadık’ çıkışını yaptığında salonda herkes birbirine bakmıştı.

Bir araya gelememenin bir sebebi de Şia-Sünni ayrışmasının körüklenmesi. Türkiye’nin güçlenmesinin önüne geçmek için İran zaman, zaman karşımızda tavır almıştır.

Türkiye’nin İran’la ticaretini, kültürel işbirliğini, turizmde kazan-kazan olmasını istemeyenler yok mu? Var ve bunlar zaman zaman devletin en tepesinde yer alabildiler.

Fakat bugün hem Türkiye hem de İran hükümetleri dostluğu bir adım daha ileri getirmek istiyorlar.

Bunu nereden söylüyorum. Türkiye’deki en aktif İran konsolosluklarından birisi Trabzon’dadır.

Boztepe yokuşundaki, İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosudur Naser Mohebati ve yardımcıları geçen akşam Dernekler Federasyonun Trabzon temsilciliğine ziyarette bulundular.

Trabzon Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı İsmail Şatıroğlu, yardımcısı Evren Sancak, Trabzon temsilcisi Mustafa Durmuş ve yönetim tarafında ağırlanan İran Başkonsolosu ile şeffaf bir sohbet yaptılar.

Şatıroğlu: ‘İran’da 40 bin Türk kardeşimiz var. Çok defa geldim. İstiyorum ki, daha bir ve beraber olalım. Ama bunu başaramadık. Türk insanının kafasındaki bazı sorular bir türlü cevap bulamadı”

Satıroğlu, eleştirilerini sıralarken ‘Ben asla İsmail Haniye’nin Tahran’da devlet korumasında iken öldürülmesini kabul edebilmiş değilim. Haniye Türk kökenli bir ailenin evladı idi.” dedi.

ABD’nin uçak gemileri ile İran’ı çevreleyip ‘seni vururum’ tehditlerini attığı bir dönemde Dernekler Federasyonu Trabzon temsilciliğinde güzel bir dayanışma oldu.

Karşılıklı hediyeleşmelerle ziyaret sonlandı,

Sünni-Şia olsak da aynı kıbleye dönüyor, aynı secdeye başımızı koyuyoruz. Tarih boyu, kardeşiz diyoruz ama.

Gereğini yapmıyoruz.