Ali Şansalan…
Şans alan mısın, yoksa şans satan mısın nesil bilmem ama bana sorsan şansını zorlama.
Adında “şans” var ama Trabzonspor’un karşısına çıktığında bize pek şans getirmiyorsun.
Trabzonspor'un kaderi ile oynarsan hiç şansının olmayacağını söyleyebilirim.
Mohamet Salah’ın oynadığı maçı yönetme şerefine nail olduğundan şanslısın evet ama bildiğim bir şey var,
Trabzonspor’un kaderiyle oynarsan, senin de hiç şansın olmaz.
Trabzonspor'un hakkını gasp eden o kadar çok hakemin düdüğünü duvara astık ki, seninkini de haydi haydi asarız. Bana göne aklını başına devşir. Trabzonspor'un şampiyonluklarını gasp ettiğiniz yetmezmiş gibi ligin başında kıyıma başladınız.
Çünkü biz bu filmi daha önce çok gördük.
Trabzonspor’un hakkını gasp eden, emeğini çalan, sahada milyonların gözünün içine baka baka yanlış düdükler çalan nice hakemin düdüğünü tarih boyunca unutmadık.
Hepsini de duvara astırdık,
Hepsini hafızamıza yazdık.
Şimdi sen de o deftere yeni bir sayfa açtırma.
2 GOL, 1 PENALTI VE 1 SARI KART
Trabzonspor, dünya futbolunun en büyük yıldızlarından birisini kadrosuna katmış.
Mohamed Salah…
Sadece Trabzonspor taraftarının değil, dünyanın gözünü Trabzon’a çevirmiş bir futbolcu.
Türk futbolunun marka değerini artıracak, Süper Lig’in izlenilirliğini yükseltecek bir yıldız.
Böylesine önemli bir futbolcunun sahadaki mücadelesine karşı önyargılı, ölçüsüz veya tartışmalı kararlarla yaklaşmak kimseye fayda sağlamaz.
Hele hele iki golün tartışmalı biçimde iptal edildiği, penaltı beklentisinin karşılık bulmadığı ve üstüne Salah’ın sarı kart gördüğü bir maçtan sonra insanların sormaya hakkı var.
Sen futbolu Salah’tan daha mı iyi biliyorsun?
Elbette hakem karar verir.
Elbette son sözü hakem söyler.
Ama hakemlik, “Ben ne dersem o” demek değildir.
Hakemlik; adalet, tarafsızlık ve futbolun ruhuna saygıdır.
TRABZONSPOR’UN SABRINI TEST ETMEYİN
Trabzonspor taraftarı saf değildir.
Futbolu bilir.
Pozisyonu görür.
Kuralı bilir.
Ve en önemlisi, adaletsizliği hisseder.
Bir karar yanlış olabilir.
İnsan hata yapabilir.
Ama aynı takımın aleyhine peş peşe tartışmalı kararlar geldiğinde, taraftarın kafasında soru işaretlerinin oluşması da kaçınılmazdır.
İşte mesele tam da budur.
Biz hakemden Trabzonspor lehine düdük istemiyoruz.
Trabzonspor’un hakkını yemeyin diyoruz.
Fenerbahçe’ye de aynı düdük,
Galatasaray’a da aynı düdük,
Beşiktaş’a da aynı düdük,
Trabzonspor’a da aynı düdük çalınsın.
İstediğimiz budur.
MHK’YE DE BİRKAÇ SÖZÜM VAR
Merkez Hakem Kurulu’na da buradan açıkça sesleniyorum.
Türk futbolunun marka değerini hakem hatalarıyla tüketmeyin.
Sahadaki tartışmaları büyütecek, taraftarın güvenini sarsacak atamalardan kaçının.
Çünkü bugün bir hakeme güven kalmazsa, yarın bütün sisteme güven kalmaz.
Türk futbolunun ihtiyacı kavga değil.
Adalet.
İhtiyacı ayrıcalık değil.
Eşitlik.
İhtiyacı tartışmalı düdükler değil.
Temiz ve güvenilir bir hakemlik düzeni.
Trabzonspor'un yıllardır biriken haklı bir hassasiyeti var.
Bu hassasiyeti daha fazla zorlamayın.
Ali Şansalan.
Sana da son bir cümlem var.
Düdüğünü adalet için çal.
Çünkü Trabzonspor taraftarı sahada hakkının yenildiğini düşündüğü zaman susmaz.
Unutmaz.
Ve gerektiğinde sesini Türkiye'nin her yerinden duyurur.
Bizim derdimiz hakemle kavga etmek değil.
Bizim derdimiz hakemden adalet istemek.
Ama bir gün Trabzonspor'un hakkını bile isteye yiyenlerin sayısı artarsa, o zaman bu şehir sorar.
“Bu düdükler neden hep bizim aleyhimize çalıyor?”
İşte o soruya verecek cevabınız olsun.
Çünkü Trabzonspor büyük bir camiadır.
Ve büyük camiaların sabrını sınamak, kimsenin şansını artırmaz.
xxx
EVLAT GURURU
Değerli okurlar,
İnsanın hayatta yaşayabileceği en güzel ve en mutlu anlardan biri, hiç şüphesiz evlatlarının mutluluğuna şahit olmaktır.
Hafta sonu bizim için de böyle unutulmaz bir gün yaşandı.
Yavrularım Orhan ve Elif, ömür boyu sürecek birlikteliklerine “evet” diyerek yeni bir yuvanın ilk adımını attılar.
Bizlere de onların mutluluğunu paylaşmanın, dualarını etmenin ve bu güzel güne şahitlik etmenin tarifsiz gururu kaldı.
Turan Ailesi ile dünür olmanın onurunu yaşarken, kıymetli gelinim Elif’i yetiştiren değerli annesi Fatma Hanım’a ve babası Köksal Turan Bey’e gönülden teşekkür ediyorum.
İki güzel evladın mutluluğunda iki ailenin sevgisi, duası ve emeği çok büyüktür.
Bu özel günümüzde yanımızda olan, mutluluğumuzu bizzat paylaşan; çiçek göndererek, telgraf ve mesajlarıyla sevgilerini ileten tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum.
Rabbim Orhan ve Elif’in yuvasını sevgi, huzur, sağlık ve bereketle doldursun. Bir ömür boyu el ele, gönül gönüle yü
rümelerini nasip etsin.
Evlat mutluluğu, insanın kalbine sığmayan en güzel duadır.