Uçmayı öğrenmek için verilen mücadelenin ilk ayağıdır çırpınmak. Yüzmek için öyle midir ama? Ne kadar çırpınırsanız o kadar çabuk batarsınız. Dolayısıyla ne yaptığınızdan daha önemlisi nerede ne yaptığınızdır.

Bu söylediğim aklınızın bir kenarında dursun, biz son 2 maça bakıp biraz beyin fırtınası yapalım.

Trabzonspor Başakşehir’e karşı oynadığı kupa finalinde; oyunun iki yönünü oynayabilen bir rakibe karşı mücadele verdi ve güzel bir oyunla kazanmayı bildi. Geçiş oyununu iyi oynadığını söyleyebiliriz!

Geçen hafta Beşiktaş’a karşı lig maçında; oyunun hücum yönünü iyi oynayan bir ekibe karşı mücadele verdi. Topu rakibe bırakıp, takım olarak topun arkasına geçerek, sağlamcı bir sistemle kazanmayı bildi. Kaleci ve savunma oyuncuları devleşti. Savunma futbolunu iyi oynadığını söyleyebiliriz!

Denizlispor maçı ise bu iki ekibin maçına da benzemeyeceği aşikar. Ne Başakşehir gibi kompakt bir takım oyunu, ne de Beşiktaş gibi topuyla-tüfeğiyle hücum eden bir rakip olmayacak karşımızda. Maç boyu kapanıp hızlı çıkışlarda gol arayacak bir kontra atak ekibi göreceğiz.  Bu maçta Fırtınanın bir nevi hücum yönünü ve geri dönüşlerini test edeceğiz diyebilirim.

Velhasıl Maç öncesi bu maçta rakibin gelmesini beklemenin, karşılıklı tempolu bir oyun arzulamanın  beyhude bir hayal ve zaman kaybı olacağı düşünmüştüm. Dolayısıyla yazımın başında belirttiğim üzere nerede ne yaptığını iyi bilen tecrübede hocalardan biri olan Abdullah Avcı’nın da bu doğrultuda düşündüğünü ve ilk dakikadan son dakikaya kadar oyunu forse edeceğini tahmin etmiştim.

Kadrolar açıklandığında yeni transfer Bakasetas’ı Flavio’nun yerine 11’de gördüğümde ‘’Evet, hoca da benim gibi düşünüyormuş’’ dedim kendi kendime. Dedim ama ilk 10 dakika Denizlispor'un iştahlı ve ısrarlı pas oyunu Trabzonspor'un istediği başlangıcı yapmasına mani oldu. İlk 10 dakika geçildikten sonra özellikle Ekuban ile olmak üzere N'wakaeme, Bakasetas ve Djaniny ile birçok gol pozisyonu ya direğe çarptı, ya dışarı gitti yada kalecinin ellerinde eridi. Bana göre net bir penaltının da hakem inisiyatifine kurban gittiğini belirteyim. Velhasıl ilk yarı başladığı gibi berabere bitti.

İkinci yarı yine oyunu rakip alana yığmaya çalışan ve gol arayan taraf Trabzonspor'du. Nwakaeme ve Ekuban ikilisine özel önlem alarak etkisini azaltan Denizlispor'a cezayı komşi (Bakasetas) 61’nci dakikada kesti. Gol sonrası hakemin sertliklere prim tanıyan uygulamaları ve sertleşen rakip karşısında direncini kaybeden fırtına farkı açmakta zorlandı. Farkı artırıp rakibin gardını düşürmeyince de rakip bir gol bulur muyum umudunu hep saklı tuttu ve oyundan hiç kopmadı.

Skor olarak kısır ama puan olarak kocaman bir 3 puan diyebiliriz.

Tebrikler çocuklar...