Trabzon'un Çocukları Neden Milli Takımın dışında? Bazı sorular vardır. Cevabı verilmediği için değil, yıllardır aynı şekilde cevapsız bırakıldığı için büyür.
Trabzonspor ve milli takım meselesi tam da böyle bir sorudur.Her kadro açıklandığında Trabzon'da aynı sessizlik çöker.Her yeni listede aynı bakışlar birbirine çevrilir.Herkesin zihninde aynı soru dolaşır,Trabzon'un çocukları yine neden yok?Bu soru bugün ortaya çıkmadı.Bu soru, Fatih TEKKE'nin attığı gollerin milli takım kapısını açmaya yetmediği günlerde doğdu.Yada Hami MANDIRALI’nın füzelerinin görmezden gelindiği günlerde.Bu soru, Gökdeniz KARADENİZ'in Türkiye'nin en etkili futbolcularından biri olduğu dönemlerde büyüdü.
Bu soru, yıllar boyunca sayısız Trabzonspor’lu futbolcunun performansıyla değil, formasının rengiyle değerlendirildiğini düşünen milyonlarca taraftarın hafızasında yer etti.Elbette futbol teknik bir oyundur.Elbette milli takım tercihlerinin sportif açıklamaları olabilir.Ancak mesele artık çoktan teknik sınırları aşmıştır.Çünkü futbol sadece rakamların oyunu değildir.Futbol aynı zamanda aidiyetlerin, duyguların ve toplumsal hafızanın oyunudur.Trabzonspor taraftarı yıllardır aynı şeyi hissediyor.Sanki başarı yetmiyor.Sanki performans yetmiyor.Sanki Trabzonspor formasını giymek, görünmez bir dezavantaja dönüşüyor.İnsan bir kez dışlanırsa üzülür.İki kez dışlanırsa sorgular.Ama yıllarca aynı duyguyu yaşarsa artık şüphe etmeye başlar.İşte bugün Trabzon'da büyüyen duygu budur.

Şüphe.Kırgınlık.
Ve giderek derinleşen bir yabancılaşma.Çünkü Trabzonspor'un hikâyesi sıradan bir kulübün hikâyesi değildir.Trabzonspor, Türk futbol tarihindeki en büyük sosyolojik devrimlerden biridir.İstanbul'un ekonomik gücüne, medya gücüne ve alışkanlıklara karşı Anadolu'dan yükselen bir başkaldırıdır.Bu nedenle Trabzonspor'un mücadelesi hiçbir zaman yalnızca saha içinde olmadı.Onun mücadelesi görünmek içindi.Duyulmak içindi.Kabul edilmek içindi.Belki de bu yüzden Trabzonspor taraftarı milli takım tercihlerine yalnızca futbol gözüyle bakmıyor.Çünkü burada hissedilen şey bir oyuncunun çağrılmaması değil.Bir şehrin bu sezon ki kısıtlı bütçeye rağmen zirveye çıkmasını görmezden gelinmesi,seçicilerin umursamaz tavırlarıdır.Karadeniz insanı serttir derler.Karadeniz insanı sert değil, duygusunu saklamayı bilmeyendir.Sevdiğinde sonuna kadar sever.İnandığında sonuna kadar inanır.Kırıldığında ise bunu yıllarca unutmaz.Bugün Trabzonspor taraftarının içinde taşıdığı duygu biraz da budur.Belki kimse açıkça söylemiyor.Ama milyonların zihninde aynı soru dolaşıyor.Trabzonspor’un neyi eksik?
Bu şehrin yetiştirdiği yıldızlar eksik değildi.Bu şehrin futbol tutkusu eksik değildi.Bu şehrin milli takıma olan sevgisi eksik değildi.Öyleyse eksik olan neydi?Yoksa mesele hiçbir zaman futbol olmadı mı?Tarih bize şunu öğretir.Merkezler çoğu zaman çevrenin sesini geç duyar.Çoğu zaman duymamazlıktan gelir.Büyük yapılar, kendilerine benzeyenleri daha kolay fark eder.Farklı olanı görmek ise daha fazla dikkat ister.Trabzonspor yıllardır işte bu farklılığın temsilcisi oldu.Belki de bu yüzden taraftarın içinde hiç dinmeyen o soru yaşamaya devam ediyor:Seçicilerin Trabzonspor ile ne alıp veremediği var?Belki bu sorunun kesin cevabı yok.Ama sorunun kendisinin hâlâ yaşıyor olması bile başlı başına bir gerçektir.Çünkü algılar bazen istatistiklerden daha güçlüdür.Yıllarca oluşan algılar, bir günde değişmez.Bugün milli takım listelerine bakıp kırılan insanlar aslında yalnızca futbol konuşmuyor.Onlar görünmez olmanın ağırlığını konuşuyor.Trabzonspor taraftarı yıllardır anlatamadıkları bir hissi konuşuyor.Onlar;Biz de buradayız demeye çalışıyor.Ama bütün bu kırgınlığın içinde unutulmaması gereken bir şey var.Trabzonspor'un büyüklüğü, takım listelerine sığacak kadar küçük değildir.Çünkü bazı şehirler oyuncu yetiştirir.Bazı şehirler karakter yetiştirir.Trabzon ise ikisini birden yapar.Bu yüzden çağrı gelsin ya da gelmesin.Listelerde isim olsun ya da olmasın.Karadeniz'in dalgaları kıyıya vurmayı bırakmadığı gibi Trabzon da futbol üretmeye devam edecektir.
Ama şu soru da Türk futbol tarihinin vicdanında yaşamayı sürdürecektir;
Hami MANDIRALI’nın,Fatih TEKKE'lerin, Gökdeniz'lerin,Mustafa ESKİHELLAÇLAR’ın,Ahmetcan KAPLAN’ların nice Trabzon çocuklarının yıllarca hak ettiği değeri tam anlamıyla göremediği bir ülkede, gerçekten kaybeden kimdi?