Son zamanların en tehlikeli bir uyuşturucu türü dünyaya hızla yayılmaya başladı. Sentetik bir uyuşturucu türü olan bu zehir, kullananların sanki nevrini döndürüyor zombiye dönüştürüyormuş. Flakka adı verilen bu uyuşturucu hızla memlekette de görülmeye başladı. Fiziksel ve psikolojik etkisi olan, 4 ila 8 saat aralığında etkisi süren bu zehiri kullananlarda acıya duyarsızlık ve hiper saldırganlık görülüyor.

Trabzonspor’un son oynanan maçını annemin bazı acil sağlık tetkikleri nedeniyle izleyemedim. Fakat maç bittikten sonra Uzun Sokak’a Trabzonspor formalarıyla stattan çıkıp gelenlerin girişini izledim. İnanamadım.

Tam postane önünden dolmuşa binecekken tekrar geri döndüm Maraş Caddesi ve Uzun Sokak’ta bir tur daha attım. Maçtan gelenlerin gözleri dönmüş, dokunsan patlayacak birer canlı bomba gibilerdi sanki. Skor ile ilgili hiç bilgim yoktu o vakte kadar. Sonra kahrolası skoru öğrenince aklıma flakka geldi. Sakın yanlış bir benzetme yaptığımı düşünmeyin, inanın eksiği var da fazlası yoktu. Sinirden o kaşkollu tertemiz formalarıyla yürüyen insanların gözleri dönmüştü. Daha farklı kelimeler de söyleye söyleye bir grup geçti yanımdan kenarda durup izledim öylece. Uzun Sokak’ı bir sessizlik kapladı sonra. Herkes asabi, sinir katsayıları tavan yapmış.

Nasıl sinir olmasın ki bu taraftar. Tarihinin en kötü sezonunu yaşayan Trabzonspor’da skorlar hezimet ötesi. Antalyaspor’a 7-0, Kasımpaşa’ya 6-0, Aytemiz Alanyaspor’a 3-0’dan 4-3 mağlup olma ve son olarak da Akhisarspor’a kendi sahamızda 6-1 yeniliyoruz. Eskiden galibiyetle plaka yazarken şimdi sahamızda mağlubiyette plaka yazdırır olduk. Bu taraftar nasıl çıldırmasın? Tabi böylesi vizyon sahibi ve Usta’ca bir yönetim baştayken taraftarın bu başarısızlığı sorgulamak ya da isyan etmek hakkı!

Türkiye’nin zor dönemlerden geçtiği bu günlerde Trabzonspor memleket meselesi kadar önemlidir bizim için. Memleket meselesi diyorum çünkü o Trabzonspor ki, 15 Temmuz ihanet gecesini en keskin dille kınamış, 15 Temmuz Demokrasi Nöbetlerinde de takım, oyuncusu, teknik direktörü, yöneticileri ve büyük taraftarı ile birlikte Meydan’da yerini almıştır. Diğer takımları bilmiyorum ama Trabzonspor’un Demokrasi Nöbetlerinde yerini alması ve bu ihanet durumunu şiddetle kınaması bizler için gurur kaynağıdır.
İşte memleket meselesi kadar önem verdiğimiz bu Trabzonspor maalesef 50.yılda “şampiyon olacağız” hedefinden sapmış ve çıldırası yenilgiler almıştır. Onca paralar, onca çalışmalar bu yenilgiler için miydi diye feryat eden bu taraftara da Allah kolaylık versin. Zor iş Trabzonsporlu olmak.

Herkesin dilinde artık, bizi Çernobil değil de bu Trabzonspor kanser ediyor söylemi. Birileri bu durumu görmeli, bu şehrin dinamikleriyle ve sağlığıyla bu kadar oynamamalı.
Taraftarının beklentisi, onurlu, gururlu, şan, şeref ve başarı dolu mazisi bulunan bu takımın yeniden o eski günlerini yaşamasıdır. Fakat her alanda olduğu gibi burada da birlik ve beraberliği sağlayamıyoruz.

Herkesin kendine özgü bir başkan ve teknik direktör beklentisi, arayışı oluyor her yenilen maçta. Futbolun takım oyunu olduğunu sadece sahada hatırlıyor ve kötü uyguluyoruz. Oysa bu takım oyunu ruhunu, geçmişte örnekleri olduğu gibi, bir bütün halinde, bölünmeden, ayrışmadan, sokaklarında top oynayan çocuklarından tutun da evde patik ören ninelere kadar yansıtmalıyız ve yaşamalıyız. Birde o eski futbol fabrikası kenti geri getirmeliyiz, bunun için de altyapıya ve gençlere daha çok önem verilmelidir.
Herkes bir teşhiste bulunup bir de öneride bulunuyor içler acısı bu durum için. Benim de önerim şudur. Daima ortak akıl ve ortak kararlarla bu kulüp yönetilmelidir. Ne siyasi, ne de şahsi bir karar alınmamalı her platformda. Bu şehrin üst üste Beşiktaş’a 2 kez şampiyonluğu tattıran Şenol Hoca gibi nice kaliteli teknik adamları var. Yeni gelen Rıza Hoca ile bu sezon iyi bir başarı yakalarız inşallah. Ben bu yıl da şampiyonluktan vazgeçtim, fakat ne olur flakka kullanmış gibi kimsenin o stattan çıkmasına izin vermeyin bundan sonra. Gereği neyse yapın. İyi haftalar.