Gümüşhane deyince aklıma kelimelere ustaca hükmeden Nurettin ÖZDEMİR gelir.

Gümüşhane deyince aklıma kelimelere ustaca hükmeden Nurettin ÖZDEMİR gelir. Özdemir, 1927 senesinde Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde doğmuştur. 1951’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olarak serbest avukatlığa başlamıştır. 1961 yılında Gümüşhane’den milletvekili seçilerek 1972’ye kadar Gümüşhane’yi milletvekili olarak temsil etmiştir. 1980 yılında Kültür Bakanlığı Müşavirliğine atanmıştır. 1988 yılında Türkiye Kızılay Derneği Genel Merkez Kurulu üyeliğine, üç yıl sonra da Kızılay Genel Başkan vekilliğine seçilmiştir. Evli ve beş çocuk babasıdır. Merhum Özdemir elli yılı aşkın bir süredir şiirle uğraşmaktaydı. “Hayat Şiiri”, “Yağmur Sonrası”, “Yitik Sevgi”, “Vakit Geçti Yorgunum”, “Zaman ve Aşk” adlı şiir kitapları yayımlanmış ve bazı şiirleri de bestelenmiştir.

Bundan 17 sene evvel 10 Ekim 2007 tarihinde Gümüşhaneli şair Nurettin Özdemir'i görev yaptığım Trabzon Lisesinde ağırlamıştım. Trabzon Lisesi’ni teşrif eden Nurettin Özdemir’le uzun sayılabilecek bir süre boyunca kültür, sanat, edebiyat ve hayat üzerine konuşmuştuk. Kıymetli Şair Nurettin Özdemir’i gıyaben tanırdım. O güne kadar da hiç karşılaşmamıştık kendisiyle. Yeğeni Ali Çetin Özdemir, Trabzon Lisesi’nde Edebiyat Öğretmeni olarak çalışıyordu. Yani mesai arkadaşımdı, üstelik aynı branştandık. Dayısı olan Nurettin Özdemir’le görüşme isteğimi iletmiştim kendisine. O da ilk fırsatta bunu sağlayacağını söylemişti bana. Şair Nurettin Özdemir, Ankara’da yaşıyordu. Seyrek geliyordu Trabzon’a ve memleketi olan Gümüşhane’ye. Trabzon’a, kadim lisemize gelince beni de çağırdılar. Koşa koşa gittim. Çünkü onunla tanışmayı, sohbetinde bulunmayı çok istiyordum.

O gün Nurettin Özdemir Bey, şiirde Ahmet Hamdi Tanpınar’dan çok etkilendiğini anlattı bize. Onunla Haydarpaşa Lisesi’nde karşılaşmış, kendisine uzun bir şiir okumuş, hayranlığını kazanmıştı. Yahya Kemal’i ve Necip Fazıl’ı tanımış, sohbet meclislerine iştirak etmişti. Yabancı şairlerden Rilke’nin tesiri altında kalarak şiirler yazmıştı. Rilke’yi ona tanıtan ve sevdiren de Tanpınar’dı. İstanbul’un tarihî dokusu ve tarihî coğrafyası onu derinden etkilemiştir. O, Türk şiirini çok iyi tanımış, yapıca sağlam eserler vermiştir. Merhum Özdemir, aradan uzun seneler geçmiş olmasına rağmen gençlik yıllarında Trabzon’da yaşadıklarını hiç unut(a)mamıştır. Çıkardıkları Boztepe dergisinden, müdürleri Faik Dranas’tan hatıralar anlatmıştı bize. Özdemir’in diksiyonu çok düzgündü, çok etkileyici konuşuyordu. Merhum Nurettin Özdemir oturup kalkmasıyla, tavır ve davranışlarıyla, en önemlisi de nezaketiyle tam bir Osmanlı beyefendisi imajı veriyordu etrafındakilere.

Şair Nurettin Özdemir’in şiirlerini severek okuyan, üzerlerinde şekil ve içerik analizleri yapan bir şiir dostuyum ben. Vaktiyle kendisiyle ilgili yazılar da kaleme almıştım. O, günümüz şiirinin en güçlü kalem ustalarının başında geliyordu şüphesiz. Şiirlerini serbest tarzda yazmasına rağmen kelimeleri ustaca kullanarak farklı bir ahenk oluşturmuştu. Onun özellikle “Vatan” şiirini çok severim. Bu şiir süssüz ve sade bir dille yazılmasına rağmen şiirsel bir derinliğe sahiptir. O, sade bir dille de güzel şiirler yazılabileceğini göstermiştir.