Trabzon’u farklı kılan özellikleri vardır. Vatan, Millet, Bayrak hepimizin sahip çıkması gereken hasletlerdir. Onların yanına eklediklerimiz de vardır.

Mesela Enerji Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı döneminde, Karadeniz ve Mavi vatana sahip çıkmak, buralardaki doğal kaynakları arayıp bulmak için petrol arama gemileri, Platformlarını Berat bey Türkiye’ye kazandırdı.

İngiltere’de borçlarımıza karşılık teminat olarak tutulan altınlarımızı da Ankara’da Merkez Bankası’nın kasalarına o getirtti. Bakanken KTÜ Farabi Hastanesine destek, Avrasya pazarının yapımı için milyon TL’ler gönderen o idi. Yine Orhan Abinin Belediye Başkanlığı döneminde ilçeler ve köylere serilmek üzere asfalt için parayı adeta akıtmıştı Berat bey.

Trabzonlular bunlara çok bakmaz! Trabzonspor’a ne verdiğine bakar. Bakanlığı döneminde, Trabzonspor’a çok ciddi sponsorluklar kazandırdı. Şampiyon kadronun temelini Ağaoğlu ve Doğan’a o attırttı. Trabzonspor’un birçok sıkıntısını çözen adam oldu. Oğlu Ahmet Akif’le birlikte Avni Aker’i, Akyazı’yı mesken tuttu. Şampiyonluk maçlarının çoğunda tribünde oldu.

Turkuvaz Medya grubunun en önemli organizasyonlarından biri olan Ziraat Türkiye Kupası’nın final maçında da Ahmet Akif ile Antalya’da oyuncuları tebrik ederken Fotomaç’ta fotoğrafı vardı. Trabzonspor için Berat bey her zaman güçtür. Çünkü, siyasi pozisyona göre Trabzonsporlu olan biri değildir. Babası Sadık abinin, içselleştirerek Trabzonsporlu yaptığı Trabzon’un evladıdır.

Trabzon, Başkanın yükünü hafifletmeli

1991 yılında Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz milletvekili ve Bakan olana kadar denilen şu idi: ‘Başkan bunaldı. Limon parasını bile başkandan bekliyorlar’

Şu an durum ona doğru gidiyor. Trabzonspor’da gelirler giderleri karşılamıyor. Sadece bizde değil birçok takımda böyle. Ancak buna rağmen en ucuz kombineyi, formayı. Bileti almayan da biziz. Yani Trabzonspor'un ürün satışları ile forma reklamları ile dönmesi mümkün değil. Her yıl Uğurcan Çakır gibi, Yusuf Yazıcı gibi oyuncu satacaksın ki sezonu kurtarabilesin. Aksine çok ama çok zor.

Trabzon en kısa sürede Ertuğrul Doğan’ın sırtındaki, taşınamayacak kadar ağır yük olan mali duruma katkı vermeli.

FAZIL HOCA İLE BREMEN YOLUNDA

17 Nisan 1987.. Trabzon ASKF gençlik karması. Her yıl Almanya’nın Bremen kentinde düzenlenen futbol turnuvası için yolda. Münih’te Trabzonspor eski yöneticilerinden Saffet Çavuşoğlu abimizin misafiri. Allah sağlığını versin 39 yıl önce sanırım Saffet bey henüz 45’li yaşlarda.

İlk bakışta fotoğraftan Organizasyonun mimari rahmetli Atilla Damlacı ve teknik patron Turgut hoca. Bir hafta önce kaybettiğimiz KTÜ Tıp Fakültesi’nden Yomra Özdilli Prof. Dr. Fazıl Aydın hoca. Henüz 30 yaşında ve Yrd. Doç. ASKF Başkan Yardımcısı Zeki Ünver’in can dostu olan Aydın, kafilenin Sağlık danışmanı idi. Hocama Allah rahmet etsin.

Bir yıl önce(1986) benim de Gazeteci olarak bulunduğum Bremen kafilesinden fotoğrafta(1987) Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüseyin Eyüboğlu, Başkan Hasan Alimisoğlu, Firar Bayrak, futbolcular Mustafa Bahadır, Yolsporlu Murat ve Muhammet, İdmangücü’nden sağ bek Mehmet var. Güzel günlerdi.

BOZTEPE’DEN DUBAİ’YE: ERŞAN

Necmiati Yıldız takımının futbolcusu idi. İdman olmadığı günlerde tezgahını doldurup zabıtalar rağmen Ertuğrul’un fırının önünde satardı. Sonra Boztepe’de salaş bir yerde balık buğulama ve balık kızartma yapmaya başladı. Balıkçı lokantasının kenarında da balık satmaya devam etti. 2000’li yıllarda başlayan ve sürekli büyüyen misafirlerini arasına Trabzonsporlu futbolcuların da katılması ile Erşan Yılmaz adım, adım büyümeye devam etti. Öyle ki, Trabzonsporlu her futbolcunun paylaştığı sosyal medya fotoğrafları onu biraz daha tanıttı.

Zaman içinde sanat dünyasının da gelmeye başlaması yeni bir mekanı zorunlu kıldı. Mevcut lokantasının 150 metre ilerisine 3 katlı mimari özelliği olan mükemmel bir balık restoranı kurdu. Ve o balıkçının adını da Bordo-Mavi koydu. Artık Trabzon’a gelen ve ekonomik sıkıntısı olmayanların misafirlerini ağırladı lüks bir mekan olmuştu Bordo-Mavi balık.

Körfez turizmi başlayınca, turistler akın akın Boztepe’ye çıkmaya başladılar. Dürüst bir esnaf olan Erşan, Dubai’den gelenler tarafından BAE davet edildi. Erşan Dubai’ye indiğinde inanılmaz bir potansiyel ve Trabzonluları buldu. Dubai’de yerini seçti ve tüm malzemelerini Trabzon’dan uçak kargo ile getirdiği ve hizmete sunduğu balıkçı lokantasını açtı.

Pazar günü Erşan ile birlikte idik Boztepe’de. Güler adam biraz gergindi: Savaş mı etkiledi? deyince, ‘Abi beni savaş yüzde 20 etkiledi ama genel olarak tüm yatırımcıları yüzde 40 ila 60 arasında etkiledi. Birçok grup küçülmeye gitti. En iyisi yine benim’ dedi.

Necmiati’de 12 yıl futbol oynayan Minik takımdan A takıma kadar kaptanlık yapan Erşan Yılmaz, Pazar günü yeniden Dubai’ye uçuyor. Ama, içinden de: ‘Trump Allah seni ıslah etsin’ diyordur!

METEHAN BİTTİ ABİ

Mustafa Turgut. Nam-ı diğer Terzi Mustafa. Ailemizin temel direği.

Kurban bayramları ailece mutlu günümüzdür. Çünkü yıllardır değişmeyen gelenekle kurbanımızı alırız ve birlikte ibadetimizi eda ederiz. Bu yılda Dilek köyünde Celep Hasan’ın çocuklarını tercih ettik. Kurban için beklerken söz her zamanki gibi Trabzonspor’a geldi.

Abim, ‘Yusuf yazsana Gençlerbirliği’nden Metehan Mimaroğlu’nu alsınlar. Son lig maçında bizi yedi içti, bitirdi’ dedi. Tamam abi yazacağım dedim. Ama, Başkan Doğan bizim yazmamızı beklenmeden transferi gerçekleştirdi bile. Abim günlük gazetesini alır, aradım ve yazımı yarın oku dedim. Hayırlı uğurlu olsun.

ŞAMPİYON TRABZONSPOR

Ligde elde ettiğin üçüncülüğü

Ziraat kupasıyla taçlandırdın

Avrupa biletini de cebine koydun

Taraftarlarını sevince boğdun.

***

Efsanemiz Fatih Sultan Tekke

Sistemli, programlı çalıştı

Takım olma ruhunu aşıladı

Böylece başarının yolunu açtı

Bizim Ertuğrul Başkan Tedbirini aldı baştan

Birlik beraberlikle galip çıktı yarıştan

Çok teşekkürler, tebrikler

Cesur yürekli emekçiler

***

Hep yanınızda sizi sevenler

Elbette vardır yeni hedefler

Allah nazardan korusun seni Avrupa’da

Göster kendini İnşallah seneye süper Ligde

Ahmet Kazancı

BİRAZ DA NOSTALJİ

BİR EFSANE: GÖNÜLLÜ ASTSUBAY

1988 yılı. Diyarbakır Silvan’dan, Hatay’a oradan da Malatya Karagücü futbol takımına gittik. 2. Ordu Spor Eğitim Merkezinden içeri girdiğimizde Tütünsporlu Ahmet Baykan karşıladı beni. Nasihat Çekti: “Toprağım Yüzlük(Ahmet Sarıyer) çok iyidir, kolay sinirlenmez. Süleyman Astsubay’da sakin. Maratoncudur koşar. Hava Helikopter Alayından Ahmet Sünaer yarbay ile Gönüllü Astsubaya Askerliğe ve Sportmenliğe aykırı bir pozisyonda yakalanma!”

Ne kadar dikkat etti isek de Gönüllü Astsubayın radarına girip fırçayı da yedik. Ahmet Gönüllü Astsubay emekli olduktan sonra Burdur’a memleketine yerleşti ve zaman zaman da telefonda konuştuk. Geçen hafta onu kaybettik. Karagücü’nün zor adamı bizi o kadar üzdü ki. Şimdi Ayhan Aytaş ile olan fotoğrafına bakıyorum. Mekanın Cennet olsun komutanım.