Bu İlhan Palut’u oldum olası sevmem.
Tipinden midir, kendinden büyük laflar ettiğinden midir, aşırı kasıntı olmasından mıdır bilmiyorum ama adamı sevmiyorum.
Kendisini Pep Guardiola, Jose Mourinho sanıyor
Öyle hava veriyor kendi kendine.
Sorsan alçak dağları o yaratmış,
Futbolun dâhisi gibi
Zorla değil gıcık bir tipi var.
Zaten adını yazınca da bilgisayar altına kırmızı çizgi çekiyor, ki yanlış olduğunu o da söylüyor.
Futbolun içindeki tavır ve davranışları, futbolun bir bileni gibi hareketlerde bulunması beni daha da gıcık ediyor
Aslında bir balon
İçi havayla dolu.
Çaykur Rizespor’da teknik direktör olduğu dönemde yıllar sonra düzelmeye başlayan Trabzonspor-Rizespor kardeşliğini bozma noktasına getiren yine kendisi olmuştu.
Yaptığı agresif ve çapsız açıklamalarla nerede ise iki şehri karşı karşıya getirecekti.
Gerginlikten beslenen tavırlar sergiliyor.
Sanki futbol oynatmıyor da savaş çıkarıyor.
Neyse ki Çaykur Rizespor yönetimi ne olduğunu eninde sonunda anlayıp kapı dışarı etmişti de iki şehrin dostluğunu bozmaya fırsat bulamadı.
Yani Rize’den kovulma kovuldu.
Nasıl olduysa Konyaspor’a teknik direktör olmuş artık ne taktiği ne tekniği ve ne de direktörlüğü var ise.
Ziraat Türkiye Kupası’nda kazara finale yükseldiler.
Bu başarıyı da hemen kendi hanesine çalıştı.
Bana göre bu başarıda asla onun zerre kadar payı yoktur.
Bir teknik adamın takıma sağlayabileceği katkı maksimum yüzde 10’dur, ama sarınım onunki yüzde sıfırdır.
Ama Palut’un tavırlarına bakarsanız sanki finale o çıkmış kupayı tek başına sırtlayıp getirmiş gibi.
Konyaspor’u tebrik ediyorum ama o Palut başarıyı kendine mal edemez, zaten sevinemedi de.
Sonra da kameralar karşısına geçip yine boynundan büyük sözler sarf etti.
Çok da uzun bir boyu yok ya gerçi, neyse
Ziraat Türkiye Kupası Finalinde Trabzonspor’u istiyormuş.
Trabzonspor zaten oraya gelecek de senin ne yapacağını merak ediyorum.
Öyle zannediyorum finalden sonra nefesi kesilerek bir daha da Trabzonspor’un adını ağzına alamayacak.
Trabzonspor kupayı müzesine getirir Palut’a “Şinanay da yavrum şinanay” şarkısını söyler.
Haddini de bildirir.
Şunu çok iyi bilmeli ki Trabzonspor’un adını ağzına alanın nefesi kesilir.
Şımarık çocuk seni.
Süper Lig’in hocası dediğin ağı başlı olur, sporun kardeşlik olduğu bilincini taşıyarak kulüpleri birbirine düşürmez, düşman etmez.
Ama bizim fifi ha bire bunun aksini yapıyor.
Adama bak yaa
Beşiktaş kupada elendikten sonra eski kulübü Çaykur Rizespor’un adını ağzına alacak nezaketi gösteremeyip ‘’X’’ bir takım diye söz etmesi yediğin etmeğe ihanettir.
Az mı Rize’nin ekmeğini yedin,
Orada iken takımın başında bir maç daha kalabilmek için az mı yalakalık yaptın.
Rizespor camiasından da özür dilemelisin.
“X takım” diyerek küçümsemeye çalışman bir kompleks göstergesidir.
Ekmeğini yediği camiaya saygı duymalısın.
Kendisi kovulduktan sonra büyük bir başarı gösteren Rizespor Teknik direktörü Recep Uçar’a göndermede bulunmadan da utanmıyor Fifi.
Şans eseri bir başarı yakalanmışsa ki bunda senin payın hiç yoktur altına sığınıp da kendinden büyük laflar etme Fifi.
Gerçi boyun kısa, haliyle sözlerin de küçük, lafların da ucuzdur olur.
Sürekli polemik peşinde koşma.
Futbolda tevazu diye bir şey vardır.
Başarı gelir geçer ama karakter kalır.
Palut Fifisi takımı birkaç maç kazanınca kendisini dünya futbolunun merkezine koyuyor.
Şunu net söyleyeyim,
Bazı teknik direktörler başarıyla büyür, bazıları ise sadece egolarını büyütür.
Palut ikinci gruba daha yakın duruyor.
Çünkü ortada büyüyen futbol değil, sadece kibir var.
Unutma futbol adamlığı başka bir şey şovmenlik başka bir şey
Futboldan çok egon oynamasın.
Hadi ordan.
