Bu takım artık geçmiş sezonların Trabzonspor’u değil.
Yapılan transferler, kadroya katılan oyuncular ve özellikle dünya futbolunun en önemli yıldızlarından Mohamed Salah’ın bordo-mavili formayı giymesi, Trabzonspor’un çıtasını da beklentisini de yukarıya taşıdı. Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Büyük transferler büyük beklentiler yaratır; fakat büyük takım olmak yalnızca büyük isimleri kadroya katmakla mümkün olmaz.
Bir takımın birbirine alışması, teknik direktörün oyun anlayışının sahaya yerleşmesi, yeni oyuncuların sisteme adapte olması ve bireysel kalitenin takım oyununa dönüşmesi zaman ister.
Bir maçın ardından sadece skora bakarak hüküm vermek kolaydır.
Kazandıysan umutlar büyür, kaybettiysen soru işaretleri çoğalır. Hele ki Trabzonspor gibi beklentinin hiçbir zaman sıradan olmadığı bir camiada, sezonun ilk haftalarında alınan her sonuç olduğundan daha büyük anlamlar taşır.
Trabzonspor, bu sezona tam da böyle bir atmosferin içerisinde başladı.
Kasımpaşa deplasmanında öne geçmesine rağmen sahadan 1-1’lik beraberlikle ayrılması ve Ardından Avrupa Ligi play-off turunda Papara Park’ta Ferencvaros karşısında alınan 1-0’lık mağlubiyet camianın üzerinde ister istemez farklı bir baskı oluşturdu.
Bütün bunların üzerine bir de transfer döneminde oluşan beklentiyi koyduğunuzda, dün gece Trabzonspor’un omuzlarında sadece üç puanın ağırlığı olmadığını anlıyoruz.
Başlangıç onbirlerine baktığımızda Fatih Tekke’nin arayış içinde olduğunu ve yine hem stoper bölgesinde hem de orta alanda farklı tercihler göze battı.
Maça hızlı başlayan Trabzonspor savunma da ilk gediğini Nwiawu efsane bir müdahaleyle önledi. Önde oynamaya çalışan Trabzonsporlu oyuncuların ön alan baskısı ve ezberi yeterli olmayınca rakibin geriden çıkışları hem kolay hemde tehlikeli oldu..
Salah’ın golüyle öne geçmeyi de başardık. Başardık lakin savunma bir kişinin yaptığı iş değildir. Nwaiwu’nun kaçırmaya çalıştığı koluna çarpan topa Macar VAR’ın verdirdiği zoraki penaltı aslında VAR hakem tercihini TFF’nin ne denli yanlış yaptığının örneği oldu.
Yenen gol sonrası sanki geri düşmüş gibi panik ataklar, top kayıpları ve yanlış pas şut tercihleriyle geçti süre ve takımlar beraberlikle soyunma odasının yolunu tuttu..
İkinci yarının başlamasıyla Mohamed Salah-Muçi organizasyonunda Salah çok güzel bir golle Trabzonspor’u öne geçirdi. Gol sonrası birçok gollük organizasyonun baş mimarı yine Salah oldu. Onuachu yine saç baş yoldurdu, Muçi altı pastan auta attı, Mustafa karşı tatlıya kaleciye teslim etti.
Farka gidecek maç bana göre iki maçlık kazanamama stresi ve son vuruş kalitesizliği sonrası neredeyse maç gidecekti.
Kazanmak önemliydi