Türkiye’de seçim sonuçlarını belirleyen birçok dinamik vardır.
Ekonomi, güvenlik, dış politika, liderlik…
Ama son yıllarda bunların hepsinin önüne geçen bir gerçek var.
Emeklinin durumu.
Bugün Türkiye’de milyonlarca emekli var.
Sayıları 17 milyonu geçti.
Sadece sayılarıyla değil, aileleriyle birlikte düşündüğünüzde toplumun çok büyük bir kesimini etkileyen bir kitle.
Eşleriyle birlikte 34 milyon demek.
34 Milyon oy demek
Hesap ortada
Hal böyle olunca emeklinin cebindeki para sadece bir sosyal politika meselesi olmaktan çıkıyor, aynı zamanda siyasi kaderi belirleyen bir unsur haline geliyor.
İktidarlar bunu bilir.
Tarihte bunun pek çok örneği vardır.
Bir hükümet emekliyi memnun ederse sandıkta karşılığını alır.
Ama emekliyi görmezden gelirse bunun faturası ağır olabilir.
Nitekim bunu 2023 genel ve 2024 yerel seçimlerinde gördük.
Bugün gelinen noktada emekliler ciddi bir geçim sıkıntısıyla karşı karşıyadır.
Artan hayat pahalılığı, kira fiyatları, gıda maliyetleri ve sağlık giderleri emeklinin omzuna ağır bir yük bindirmiş durumda.
Ay sonunu getirmek her geçen gün daha zor hale geliyor.
Tam da böyle bir dönemde emeklilerin en çok beklediği konulardan biri bayram ikramiyeleriydi.
Yıllardır dini bayramlar öncesinde verilen bu ikramiyeler, emekliler için adeta küçük de olsa bir nefes alma imkânıydı.
Ancak bu yıl ilk kez zam yapılmayacağı açıklandı.
İşte tartışma tam da burada başlıyor.
Devlet elbette tasarruf yapabilir.
Ekonomik disiplin önemlidir.
Ama toplumda sık sık dile getirilen bir söz vardır
“İtibardan tasarruf olmaz.”
Madem itibardan tasarruf edilmiyor, o zaman toplumun en kırılgan kesimlerinden biri olan emekliden de tasarruf edilmemeli.
Çünkü emekli bu ülkenin geçmişidir.
Yıllarca çalışmış, üretmiş, vergi vermiş, devletin yükünü taşımış insanlardır.
Bugün onların beklediği şey büyük servetler değil.
Sadece insanca yaşayabilecekleri bir gelir.
İşin bir de siyasi boyutu var.
AK Parti uzun yıllar seçim kazanmış bir partidir.
24 yıldır tek başına iktidardır.
Bunun arkasında farklı nedenler var ama sosyal destek politikalarının önemli bir payı olduğu da inkâr edilemez.
Bugün gelinen noktada emeklilerin beklentileri karşılanmazsa bunun sandığa nasıl yansıyacağını tahmin etmek zor değil.
Siyasette bazen küçük gibi görünen kararlar büyük sonuçlar doğurur.
Bir ikramiye artışı belki bütçede çok büyük bir kalem olmayabilir ama sandıkta büyük bir karşılık bulabilir.
Tam tersine, emeklinin beklentisini görmezden gelmek ise seçim sonuçlarını doğrudan etkiler bana göre.
Bu yüzden hükümetin önünde çok net bir gerçek var.
Eğer kasaya üç kuruş giriyorsa, bunun önemli bir kısmı emekliye gitmeli.
Hiç olmazsa seçimlere kadar.
Çünkü Türkiye’de artık siyaset ile emeklinin refahı arasında güçlü bir bağ oluşmuş durumda.
Bugün alınacak kararlar sadece bütçe tablolarını değil, yarının sandığını da belirleyecek.
Unutulmamalıdır ki;
Bir ülkede emekli mutluysa toplum huzurludur.
Ve çoğu zaman sandık da bunu yazar.