Ümit Özdağ, babasının devlet görevi nedeniyle bulunduğu Japonya’nın başkenti Tokyo’da 3 Mart 1961’de doğmuştur.
Babası Muzaffer Özdağ, aslen Dağıstan kökenlidir. Kafkasya'dan Türkiye'ye göç etmiştir. Annesi Gönül Özdağ, Trabzonludur.
Ümit Özdağ aynı zamanda 1961 doğumlu olması hasebiyle “61” bağlantısını Trabzon ile buradan da kuruyor.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın Giresun, Trabzon, Rize, Ordu ve Samsun gezleri kapsamında Trabzon’da yemekte bir araya geldik.
Genel Başkan Başdanışmanı Davut Çakıroğlu’nun organize ettiği yemekte davetli sınırlı sayıda tutulurken kendisinde aynı masada epey sohbet ettik.
Sorular sorduk ilginç cevaplar aldık.
Hatta terör örgütü elebaşı Öcalan ile ilgili öyle bir iddiada bulundu ki şok olmadık desek yalan olur.
Ama “Bunu lütfen yazmayın” ricasında bulunduğu için şimdilik duyurmuyoruz ama zamanı gelince zaten herkes öğrenecek.
Ümit Özdağ’ın Karadeniz turu, sıradan bir il gezilerinin çok ötesinde farklı bir anlam taşıyor. Bilindiği üzere Türkiye'nin en güçlü siyasi damarlarından biri olan Karadeniz, yıllardır muhafazakâr seçmenin kalesi olarak görülüyor.
Özdağ'ın bu coğrafyayı tercih etmesi, sadece teşkilatlarını ziyaret etmekten ibaret değil; aynı zamanda yıllardır AK Parti'nin güçlü olduğu bölgede yeni bir siyasi zemin arayışının işareti olarak okudum.
Karadeniz insanı, siyasette hamasetten çok samimiyete, sloganlardan çok icraata önem verir. Bu bölgenin insanı devletine bağlıdır ama yanlış gördüğünde de en sert tepkiyi göstermekten çekinmez.
Son yıllarda artan hayat pahalılığı, gençlerin işsizlik nedeniyle büyükşehirlere göç etmesi, fındık üreticisinin yaşadığı sıkıntılar, çay üreticisinin artan maliyetler karşısındaki çaresizliği ve bölgenin kronikleşen ulaşım sorunları, siyasi partilerin artık sadece milliyetçi veya ideolojik söylemlerle oy almasını zorlaştırıyor.
Ümit Özdağ'ın Karadeniz gezilerinde özellikle düzensiz göç, sınır güvenliği, ekonomik bağımsızlık ve milli üretim başlıklarını öne çıkarması, Zafer Partisi'nin temel siyaset çizgisini bölgeye taşımaya yönelik bir hamleydi.
Ancak Karadeniz seçmeni yalnızca göç meselesini değil; "Çocuğum iş bulabilecek mi?", "Ürettiğim fındık para edecek mi?", "Yatırımlar neden gecikiyor?" sorularına da cevap arıyor. Bu nedenle Karadeniz'de kalıcı bir siyasi karşılık oluşturabilmek için güvenlik politikalarının yanında güçlü bir ekonomik vizyonun da ortaya konulması gerekiyor.
Özdağ'ın ziyaretlerinde vatandaşlarla doğrudan temas kurmaya çalışması, esnafı dinlemesi ve meydanlarda konuşması dikkat çekti.
Özellikle gençlerin ilgisi, Zafer Partisi açısından moral verici olsa da bu ilginin sandığa ne ölçüde yansıyacağı bugünden kesin olarak söylenemez.
Türkiye siyasetinde meydanların coşkusu ile sandığın sonucu her zaman aynı olmamıştır.
Karadeniz'in siyasi hafızası oldukça güçlüdür.
Bu coğrafyada seçmen, sadece eleştiren değil çözüm üreten siyasetçiyi ödüllendirir.
Eğer Ümit Özdağ ve Zafer Partisi, Karadeniz'e sadece seçim dönemlerinde uğrayan bir siyasi hareket görüntüsü verirse beklediği karşılığı bulması kolay olmayacaktır.
Ancak bölgenin tarımından turizmine, sanayisinden ulaştırmasına kadar somut projeler ortaya koyabilir ve bu ziyaretleri süreklilik hâline getirebilirse, Karadeniz siyasetinde yeni bir denge oluşturma ihtimali de göz ardı edilmemeli.
Sonuç olarak Ümit Özdağ'ın Karadeniz turu, sadece birkaç ilin ziyaret edildiği bir program değil; Türkiye siyasetinde değişen dengelerin okunması açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor bana göre.
Erken seçim tartışmalarının sıklaştığı, ekonomik sıkıntıların toplumun her kesimini etkilediği bir dönemde bütün siyasi partiler gibi Zafer Partisi de sahaya inerek seçmenin nabzını tutuyor.
Karadeniz ise her zamanki gibi, sadece dinleyen değil, sorgulayan ve sandık günü son sözü söyleyen bölge olma özelliğini koruyor.