Bir dönem vardı…
İnsanlar siyasete makam için değil, memlekete hizmet için girerdi.
Bir dava uğruna bedel ödenirdi.
Sözün bir ağırlığı, duruşun bir omurgası vardı.
Şimdi ise ortalık kokarca gibi dolaşan siyasetçilerle doldu.
Dün başka partide olan, bugün başka rozeti takıyor.
Sabah övdüğüne akşam sövüyor.
Dün “hain” dediğiyle bugün aynı masaya oturuyor.
Yeter ki koltuk gitmesin.
Yeter ki makam devam etsin.
Yeter ki ihale kapıları kapanmasın.
Türkiye siyasetinde de var bunlar,
Trabzon siyasetinde de,
Her seçim döneminde renk değiştiren bukalemunlar gibi ortalıkta dolaşıyorlar.
İdeolojileri yok.
İlkeleri yok.
Duruşları yok.
Sadece hesapları var.
Milletin derdi umurlarında mı?
Değil.
Esnaf batmış,
Gençler işsiz,
Emekli ay sonunu getiremiyor,
Tarım can çekişiyor,
Umurlarında değil.
Onların tek hesabı “Ben nasıl siyasetin içinde kalırım?”
Çünkü siyaset onlar için millete hizmet kapısı değil; rant kapısıdır.
İhale kapısıdır.
Çevre edinme kapısıdır.
Güç gösterisi yapma alanıdır.
Bakıyorsunuz,
Bir dönem milliyetçi.
Bir dönem muhafazakâr.
Bir dönem sosyal demokrat.
Bir dönem merkez sağcı.
Hani bir dönem fırıldak Kubi diye biri vardı ya,
Aynen onun gibiler
Adamın siyasi geçmişine bakınca Türkiye’deki bütün partilerden bir parça çıkıyor.
Sanki siyasi hayat değil, açık büfe.
Bir de kibirlileri var bunların,
Milletin oyuyla bir yerlere geliyor ama bir süre sonra millete tepeden bakmaya başlıyor.
Telefon açarsın ulaşamazsın.
Yanına gidersin yüzüne bakmaz.
Seçim zamanı kapı kapı gezen adam, koltuğa oturunca protokol delisi oluyor.
En tehlikelileri de bunlar işte.
Çünkü bunlar sadece partileri kirletmiyor.
Siyasetin kendisine olan güveni yok ediyor.
Vatandaş bugün neden siyasetçiye güvenmiyor sanıyorsunuz?
Çünkü halk artık kimin gerçekten memleket için çalıştığını, kimin sadece kendi cebini doldurduğunu görüyor.
Trabzon gibi mertliğin, dik duruşun şehri olan bir yerde bile bugün bazı isimlerin sürekli şekil değiştirerek ortalıkta dolaşması insanı rahatsız ediyor.
Dün başka safta, bugün başka safta,
Dün yere göğe sığdıramadığı insanlara bugün düşman kesiliyor.
Çünkü mesele fikir değil.
Mesele menfaat.
O yüzden artık insanlar siyasetçilerin ne söylediğine değil, geçmişte ne yaptığına bakıyor.
Çünkü söz değişir.
Parti değişir.
Rozet değişir.
Ama karakter değişmez.
Bukalemun siyaseti anlayacağınız
Ve bir insan sürekli saf değiştiriyorsa, sürekli güce yanaşıyorsa, sürekli kazananın yanında olmaya çalışıyorsa orada dava değil hesap vardır.
Millet artık şunu görmek istiyor,
Dik duran insan.
Yanlış gördüğünde itiraz eden,
Menfaati için eğilip bükülmeyen,
Siyaseti geçim kapısı değil, hizmet makamı gören insan.
Çünkü bu ülkenin de Trabzon’un da en büyük ihtiyacı; renkten renge giren siyasi bukalemunlar değil, omurgalı insanlardır.
Yani kısacası fındığın başındaki kokarca belası siyasette de milletin başında hep vardır.