Osmanlı Devleti’nin en bunalımlı dönemlerinde 1884 yılında hayata gözlerini açan Ali Şükrü Bey, bir imparatorluğun çöküşüne ve parçalanmasına şahit olmak durumunda kalmıştır.

Fakat bu büyük vatansever asla gidişatı kabullenmemiş ve her defasında hayatın farklı sahalarında bir aksiyon içinde bulunmuştur.

Asker (denizci) olarak Avrupa’ya öğrenim görmeye gitmiş, farklı ülkeleri görerek buralarda eğitim almış, yurda dönüşte Donanma Cemiyeti’ni kurmuş, Çanakkale’de düşman gemilerine set çeken torpido ve mayınların Avrupa’dan getirilişine öncülük etmiştir. Henüz 25 yaşındayken, Bahriye Yüzbaşısı sıfatıyla yazdığı “Pusula Hatası ve Tashihi” adlı eseri yıllarca denizcilik okullarında okutulmuştur.

Ali Şükrü Bey, güçlü bir hatip ve usta bir siyasetçi olduğu kadar aynı zamanda kalemi oldukça kuvvetli bir yazar olarak da bilinmiştir.

1919 yılına gelindiğinde memleketin durumuna kayıtsız kalamayan Ali Şükrü Bey, yakın arkadaşlarıyla matbaasında toplantılar yapmış ve neticede Anadolu’da bir hareketin başlaması için çalışmalar yapılmasına karar vermiş, Milli Mücadele’ye iştirak etmiştir.

Büyük Millet Meclisi’ne Trabzon Mebusu olarak katılan Ali Şükrü Bey, her daim hakkın ve hakikatin peşinde olmuş ve bu uğurda mücadele etmiştir. Aktif bir vekil olan Ali Şükrü Bey, Birinci Büyük Millet Meclisi'nde 37'si gizli oturumlarda olmak üzere 183 konuşma yapmış; Dışişleri, Milli Savunma, Milli Eğitim komisyonlarında çalışmıştır.

Doğruyu ve doğru bildiğini her hâlükârda savunmaktan çekinmeyen, dindar ve vatansever bir aydın olan Ali Şükrü Bey, elim bir cinayet neticesinde 39 gibi genç denilebilecek bir yaşta hayata gözlerini yummuştur.

Ali Şükrü Bey’in vücudu aramızdan ayrılsa da bizlere miras bıraktığı fikirleri her daim yaşamaya devam edecektir.

Bu kapsamda bu O’nun fikirlerini anlamak, entelektüel birikimini, çok yönlü toplumsal faaliyetlerini, gazetecilik mücadelesini, parlamenter aktivizmini ve demokrasi arayışını bütüncül olarak ele almak ve bir aydının kaleminden vatanına uzanan yolculuğunu akademik bir perspektifle incelemek için bir bilgi şöleni tertip edilmiştir.

27-28 Mart 2026 tarihinde Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezinde icra edilen bu bilgi şölenine 36 akademisyen, yazar ve araştırmacı katılmıştır. Türkiye’nin dört bir yanından bu toplantıya iştirak eden akademisyenler yeni ve doyurucu bilgiler ortaya koymuşlardır.

Şurası bir hakikattir ki Ali Şükrü Bey gibi büyük bir entelektüel bugüne kadar tam manasıyla bu millete anlatılmamıştır. Mevcut literatür genellikle onun elim bir şekilde öldürülmesi üzerine bina edilmiştir. Elimizdeki bilgilerle cinayet olayıyla ilgili olarak yeni bir şey söylemenin imkânsızlığı da ortadadır.

İşte bu noktada sürekli cinayet ve bunun üzerine oluşturulan senaryolar yerine Ali Şükrü Bey’in aslında ihmal edilen yanının açığa çıkarılması gerekmektedir. Bu nedenle sempozyumda oluşan ortak kanaat, Ali Şükrü Bey’in sadece ölümü üzerinden hatırlanmasının doğru olmadığı, denizciliği, gazeteciliği, milletvekilliği ve entelektüel kimliğinin daha çok analiz edilmesi gerektiği idi.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Metin Genç, toplantının kapanış oturumunda, sempozyumda sunulan tebliğlerin bir araya getirilerek kalıcı bir eser haline dönüştürüleceği sözünü vermiştir.

Bu vesile ile Trabzon’un şehid evladı Ali Şükrü Bey’i rahmetle anıyor O’nun adını yaşatmak adına düzenlenen sempozyumun hayırlara vesile olmasını temenni ederim.