Fatih Tekke’nin yüzündeki o imalı gülüşü herkes yanlış okuyor.

O gülüş çaresizliktir.

O gülüş, bu kulübün iç yüzünü bilen bir adamın suskunluğudur.

13 yaşında Trabzonspor kapısından girdi.

19’unda gönderildi.

24’ünde geri döndü,

Efsane oldu.

28’inde yine “para lazım” denilerek gönderildi.

Öyle bir Trabzonspor aşkı var ki kendisinde hiçbir sefer de gelmem demedi.

Bugün hayalini kurduğu kulübün teknik direktörü.

Ama sahadaki rakiplerle değil, yönetimsel akılsızlıklarla mücadele ediyor.

Sayın Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetim kurulu üyelerine sesleniyorum.

Transfer yapmadınız.

Takımı güçlendirmediniz.

Üstüne bir de elinizdeki oyuncuları sattınız.

İki eksikle girdiğiniz ara transferde 6 oyuncu satıp 3 tane aldınız yani 5 eksikle çıkmış bulunmaktayız.

Sonra çıkıp Fatih Tekke’yi tartışmaya açtınız.

Bu düpedüz top taca atmaktır.

Hangi kadroyla başarı bekliyorsunuz?

Alternatif nerede?

Plan nerede?

Uğurcan’ın kafası karıştırıldı.

Genç oyuncular vitrine çıkarıldı.

Takımın omurgası parçalandı.

Sonra ne oldu?

Algı başladı.

“Hocanın sistemi yok.”

“Takım oynayamıyor.”

“Fatih Tekke hazır değil.”

Hazır olmayan Fatih Tekke değil.

Hazır olmayan bu kulübü yöneten akıldır.

Trabzonspor artık futbol kulübü gibi değil, taşeron şirket gibi yönetiliyor.

Al-sat modeliyle, günü kurtarma hesaplarıyla, Ankara’ya göz kırpan ilişkilerle…

Bu şehir yıllardır şunu izliyor.

Siyasete yakın olan korunuyor,

Trabzon’un evladı harcanıyor.

Fatih Tekke sizin vitrin süsünüz değildir.

Sizin başarısızlıklarınızı örtmek için kullandığınız bir kalkan hiç değildir.

Siz masada otururken,

Fatih Tekke soyunma odasında karakter anlatıyor.

Siz bilanço hesapları yaparken, o çocuklara Trabzonspor ruhunu öğretmeye çalışıyor.

Ama kolay olan ne?

Hocayı hedefe koymak.

Bu kulüpte hep böyle oldu.

Ahmet Suat gitti

Özkan Sümer gitti

Şenol Güneş gitti.

Giray Bulak gitti

Sadi Tekelioğlu gitti

Tekke de gider.

Nice değerler gitti.

Yöneticiler kaldı.

Bugün Fatih Tekke yalnızdır.

Çünkü Trabzonspor’da evlat olmak suçtur, koltuk sahibi olmak ayrıcalıktır.

Bu şehir aptal değil.

Taraftar kör değil.

Eğer bugün Trabzonspor bocalıyorsa, kupada yoksa, ligde üçüncü sırada olsa ve bu bir başarısızlık olarak algılanıyorsa, anlatılıyorsa bunun sorumlusu teknik direktör değildir.

Sorumlu, kulübü siyasi ilişkilerle ve günübirlik hesaplarla yöneten zihniyettir.

Fatih Tekke giderse rahatlamayın.

Sorun çözülmez.

Çünkü problem isimlerde değil.

Problem sistemdedir.

Ve o sistem değişmedikçe Trabzon

spor’un evlatları ezilmeye, hayalleri satılmaya devam edecektir.