Ortadoğu’nun en küçük ülkesi konumundaki Katarda “Dünya Kupası” dün başlaması gerekirken bir gün tez başladı. Katar, 1971 yılında bağımsızlığını ilan etmişti. 1893 yılında Osmanlı ordusunu kalleşçe mahvetmiş olan bu sömürge devletinin böylesi devasa bir organizasyonu FİFA’ya el altı verdiği rüşvet ile aldığı söyleniyor.
Bilindiği üzere “ilk FIFA Dünya Kupası, dönemin FIFA Başkanı Jules Rimet'in onuruna Jules Rimet Kupası, adıyla Uruguay'da 13 - 30 Temmuz tarihleri arasında 1929'da Barcelona Kongresi'nde alınan FIFA kararı sonrasında1930 yılında başkent Montevideo'da oynanmıştı”. Aradan geçen onca zamandan sonra nihayet yeni bir organizasyon ile 2022 Dünya Kupası Pazar günü başladı. Açılış maçı Al Khor kentindeki Al Bayt Stadı’nda Katar ile Ekvador karşı karşıya geldi. Ekvatorun 2-0 kazandığı maçta tribünlerde heyecan olmadığı gibi Katarda da futbol adına fazla bir şey yoktu.
Bu tür devasa organizasyonların cazibesi kadar bunca masrafların neden yapıldığısorgulaması da merak konusudur. 2018 yılında bulunduğum başkent Doha’da genel olarak ağır ve kirli işler Endonezyalılara havale edilmiş. Katar, turnuvayı düzenlemeye hak kazanmasının üzerinden geçen 12 yılda hazırlık için 300 milyar dolar harcadı. Toplam nüfusu 2,5 milyon olan Katar’da turnuva hazırlıkları kapsamında 7 yeni futbol stadyumuile birlikte stadyumların entegrasyonu için bir metro bağlantısı, bir havaalanı, hastaneler, oteller ve alışveriş merkezleri inşa edilmiş. Basında yer alan ifadelere göre Pakistan’dan turnuva süresince tribünleri doldurmak için on dolar gündelikle insanlar kiralamışlar.
Pakistan’da futbol kültürü nedir ki? Yeterli seyircisi olmayan Katarda Dünya Kupası için Pakistan’dan günlüğü on dolara seyirci getirtmiş. Madem amaç futbolun güzelleştirilmesine katkı sağlamaktır neden futbolu anlayan ülkelerden seyirci tercih edilmiştir? Görünen o ki Katar yaptırdığı onca devasa ve lüks statlarda akustik oluşturmak adına vuvuzela işlevi görecek insanlar aradı. Gürültü çıksın yeterli. Amaç dünyadaki kanlı olayları beşerin dikkatinden başka bir yana çekmek. Ancak gürültü çıkaranda yoktu.
Hep birlikte bu organizasyonu izleyeceğiz. Ancak bir kısmımız bilerek, diğer bir kısmımız vuvuzela dinleyerek. Ancak işin iç yüzünü hatırlayanımız yok denecek kadar az olacaktır maalesef. Katarın bu organizasyonda ne kadar kayıtsız işçi çalıştırdığı ve gecen on yıllık faaliyet (inşa) süresince kaç bin insanın öldüğünü bilen olmayacak. Sönmekte olan ocaklardaki çığlıklar Katar arenalarındaki vuvuzela bağırışlarında duyulmayacak.