Bizim Selo ömürdür, sabah akşam muhalefete çakar durur. Sosyal medyasını profesyonel kullanır, sabah açarsın ahirete intikal edenleri ondan duyarsın, eski CeHaPe şimdinin YENİ Partisinin neler neler yaptığını ondan duyarsın.

bir de her hafta mutlaka bir İsmet Paşa eleştirisi olur evlere şenlik, ne bulmuş ise ona bağlar mübarek. İsmet Paşa’nın asker kaçağı olduğunu bence ilk o duyurmuştu, o derece yani…

Kendine aslında Bayburt ve Sinop illerinden sınırlı sorumlu parti görevi vermişler ama gram ne Bayburt’tan bahseder, ne de Sinop’tan. Yollarını bilir mi bilmez mi o da muamma. Son hafta paylaşımlarına bakıyorum, santim Fon Skandalından bahsetmiyor, bir iki Reis emir verdi suçlular yakalanacak falan ama direk konuyu eski CeHaPe şimdinin Yeni Partisine götürüp tencere dibin kara misali yapıyor.

Acayip de kültürden sanattan çakar, bilirim. Sanat konserlerinde en önde oturur, hiç kaçırmaz. AKP’nin Trabzon Sanatevi’ne çökmesine de mecburen taraf olmuş, bir paylaşım yapmış “Trabzon Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Hayırlı olsun. Devlet konservatuvarları; Türkiye'de müzik, sahne sanatları ve geleneksel sanatlar alanlarında lisans, yüksek lisans ve sanatta yeterlik(doktora) düzeyinde akademik eğitim veren, genellikle devlet üniversitelerine bağlı yükseköğretim kurumlarıdır. İlk olarak 1936 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifiyle kurulan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı ile temelleri atılan bu kurumların sayısı, 2026 yılı itibarıyla Türkiye genelinde 44'e ulaşmıştır. Daha fazla sanatçı Daha fazla sanatsal faaliyet…”diyor Selo.

Bundan esinlenmiş Trabzon yerel basını, bir artırım yapıp 45.ci Devlet Konservatuarı açıldı diye haberler yapmışlar!

Aşk olsun sana bunun için diyorum Selo, açılışa bizi niye çağırmadın?

Aynı üniversite “Türkiye’nin 20.ci Konservatuarı” diyor sen nasıl uydurdun “Türkiye’nin 44.cü Konservatuarı” diye? Elinde tuz ile koşan yerel basında 45’i buldu sayende…

Gerçi evlerimizde buzdolabı, fırın, televizyon da yoktu siz buldunuz. Ambulansları köpekler çekiyordu, cenaze yıkayacak imam yoktu, cenazelerimiz ortada kalıyordu siz çözüm buldunuz. Ankara’da İstanbul’da havaalanı bile yoktu siz yaptınız..

Konservatuarları da siz yaptınız, kabul ama açılışına bizi niye çağırmadın Selocuğum.

UCU DOKUNDU NE YAPACAĞIZ ŞİMDİ?

AKP’nin etkili bir ismi “Ucu nereye dokunursa dokunsun gereği yapılacaktır” demiş.

İşte ucu gitti sizin partinin Genel Başkan Yardımcısına, yani reisin yardımcısına dokundu, ne yapacağız şimdi?

İstifa etti, whatsapp gurubundan da çıkardınız da 500 bin mağdur, dolaylı olarak 2-3 milyon kişi ne yapacak?

Bir tek Fatma Betül Sayan Kaya mı var bu vurgunda?

Gözaltına bile alamadınız, savcılar ne bekliyor acaba?

Bir tane görüntü yok medyada, saat 5’de kameramanlar eşliğinde gözaltına alınan gecelikli görüntüler anında servis ediliyor ama!

Milyarlarca parayı götürenlerin ise sadece namaz kılarken görüntüleri servis edilebiliyor!

Ucu kime giderse, gitsinmiş.

DEMORALİZE OLMUŞ, DAĞILIN…

Gazeteci Hadi Özışık paylaşmış: Fatma Betül Hanım çok demoralize olmuş, çocukları ile ağlıyormuş!

Bence çok üzerine gidildi. Alt tarafı 2 milyar ne var bunda yani? Değer mi bir kadını çocuklarının yanında ağlatmaya?

Özür dileriz Nene Hatun, özrümüzü kabul buyurun.

Yeter ama arkadaşlar, bu kadar üstüne gidilmez ki. Hem whatsapp guruplarından çıkart, hem röportajda ağlat. Fatma hanımda bu toprakların insanı, hangimiz yapmıyoruz ki böyle küçük hatalar. Hangimizi whatsapp guruplarından çıkarmışlar bu zaman kadar 2 milyar cukkaladı diye. Ayıptır, yapmayın etmeyin…

Yok valla, bende bir engelli yurttaş olarak hakkımı sonuna kadar helal ediyorum.

Siz edersiniz, etmezsiniz ben bilmem. Hatta milyarları götürmesi yarıda kesildi, önünde daha çok seneleri fırsatları vardı, yolundan edildi diye ağlıyor diyebilirsiniz.

Kıyamam ben ona, ne dramlar yaşanıyor sen bize az biraz sabır ver Yarab…

TÜRKİYE YÜZYILI BULUŞMALARI…

Geçen hafta Trabzon’da da bu toplantılardan biri gerçekleştirilmiş. AKP Genel Başkan Yardımcılarından Halit Yerebakan gelmiş, bizimkilerde toplanmışlar “teşkilat çalışmaları ve saha programları” değerlendirilmiş!

“Güçlü Türkiye” algısını iyice gazlamamız lazım demişler. Halkın büyük bir kesimine “Lozan bitince maden çıkaracağız, uçacağız, kaçacağız” diye düşündürdüler ve 2023 milat sayılacaktı.

Bir devlet adı ile vardır. Zira bir devletin adı, sadece kuruluş hikâyesini anlatmakla kalmaz, geçmişten geleceğe bir köprü de oluşturur. Bu devletin de bir adı vardır. O da Türkiye değil, Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Bunun için diyorum ben hep “Neden Türkiye Cumhuriyeti Yüzyılı demiyorsunuz?”…

KEMENÇE HEYKELİ NE OLDU?

Bizim dönemde (2004-2009) Trabzon Pazarkapı (Moloz) bölgesine koyduğumuz ve şehrin simgelerinden biri olan Kemençeli Saat Anıtı (Kemençe Heykeli), bizden sonra göreve gelen AKP’li Atom Karınca Orhan Fevzi tarafından kaldırılmıştı. Güya bölgede yapılan altyapı ve tadilat gerekçeleri öne sürmüştü. Belediyenin “değerlendirme ambarına” kaldırılan heykelden o günden beri ses yok!

Bir ara Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nde mevcut başkan Murat Zorluoğlu’na sormuştu muhalefet partileri. O da “heykelin kendi dönemlerinden önce kaldırıldığını” belirtmiş ve simge heykelin “yeni Balıkhane bölgesine veya uygun bir göbeğe yeniden yapılması bir çalışma yürüttüklerini” açıklamıştı.

Aynı bölgedeki altyapı ve düzenleme projeleri bitti, kemençe nerede kemençe?

Cevap bekliyoruz…

“SUDA BOĞULMA EĞİTİMİ” VEREN ORTAHİSAR BELEDİYESİ

Ahmet Kaya yönetiminde Ortahisar Belediyemiz uçan kaçan bırakmıyor, merkezi yönetimin ne eksiği varsa hamdolsun hemen dolduruyor.

Bunlardan biri de “Suda Boğulma Eğitimi” imiş, okullarda başlattığı eğitimlerle öğrencileri suda boğulma olaylarına ve rip akıntısına karşı bilinçlendiriyormuşlar.

Ey Allah’ım, ya…

Bir kere bunun adını koyacaksanız “Suda Boğulma Eğitimi” değil, “Suda Boğulmama Eğitimi” olması gerekmez mi? Su içinde nasıl güzel boğulur bunu mu çocuklara öğretiyorsunuz?

Bir de Ekim ayı gelmiş, deniz mevsimi kapanalı çok olmuş siz bu çocuklara başka zaman mı bulamadınız da Ekim ayında denizde boğulma/boğulmamayı öğretiyorsunuz?

Ayrıca bu çocuklar aldıkları bu “ilmi” bilgileri nerede deneyecekler, evdeki leğende mi?

Kaya, bunlara dikkat et.

Seni gülünç duruma bırakıyorlar.