Her maça 3 puan verilen bir sistemde Trabzonspor Fenerbahçe maçına bu önemi atfedilmesinin altında uzun yıllara dayanan rekabet, yaşanmış kötü anılar ve hak edilmiş bir şampiyonluğun illegal yollarla gasp edilmiş olmasının yarattığı travma yatmaktadır.
Dünyanın hiçbir yerinde 300 milyonluk kadrolarına karşı 50 milyonluk kadro ile bu rekabeti yarayan başka bir kulüp yoktur diye düşünüyorum.
Lakin futbolda dün yok, yarın yok, hep bugün var.
Trabzonspor’un ideal kadrosuyla maça çıktığını Fenerbahçe’nin ise her zamankinin aksine üç savunmacı orta saha oyuncusunu sahaya sürdüğünü gördük.
Maça Fenerbahçe daha etkili başladı ama erken golü bulan taraf Trabzonspor oldu. Golden sonra anlamsız bir panik, anlamsız bir gerginlik Trabzonspor’un savunmada üst üste hata yapmasına sebep oldu. 10 dakika dolmadan da beraberlik golü geldi (1-1). Gol sonrası oyun dengelendi ve daha kontrollü bir oyun gördük. Buna rağmen Trabzonspor savunmasındaki basit hatalar bitmek bilmiyordu. Nwaiwu’nun Asensio'ya verdiği hatalı pası Asensio Kerem’e klas bıraktı ve 1-0 başladığımız maçta 2-1 geriye düştük. Gol sonrası toparlanan Trabzonspor'da Mustafa’nın, Augusto’nun yapamadığı ortayı Lovik yaptı uzun adam da hakkını verdi (2-2).
Bu skor ilk yarının da skoru oldu.
İkinci yarıya da savunma hataları ile başladık. Onuachu ile başlayan hatalar zincirinin finalinde Kerem’in pasında Asensio fileleri havalandırdı (2-3. Fenerbahçe’nin önde olmasının rahatlığı ile savunmaya çekilmesi, Trabzonspor’un da anlamsız pas hataları temponun düşmesine neden oldu. Fatih hoca eldeki imkansızlıklarla Umut Nayır ve N’wakaeme’yi sahaya attı.
Bu hamleler sonrası Trabzonspor biraz kıpırtanmış gibi görünse de pozisyon zenginliği yaratamadık.
Sonuç olarak birşey söylemek gerekirse iyi yemek iyi malzemeden yapılıyor. Bu malzemeyle bu kadar.