Destek ve sahip çıkmak da bir yere kadar. Bu sezon Trabzonspor’da işler hiç de iyi gitmiyor. Ligin başından bu güne kadar Bordo-Mavili takım taraftarına göze hoş gelen bir futbol izlettirmedi. Her maçı taraftara eziyet çektirdi.
Bu takımın mimarı Abdullah Avcı’dır. İyisi de kötüsü de! Nasıl ki şampiyonluk sezonunda hocanın hakkını verip, başarısını taktir ettiysek, bu sezon da 14 yeni transfere rağmen bir türlü başarılı olamadıysa tek sorumlu işin mimarı eski hoca Abdullah Avcı'dır. Şimdi bana, "Ya Abdullah Avcı gideli neredeyse 1 ay oluyor, ondan sonra 2 maç yaptık, sen hala daha ondan söz ediyorsun” diyenler olabilir. Evet doğru Abdullah Avcı gideli 25 gün oldu ama teknik kadro yerinde ve teknik direktör de yardımcısı Orhan Ak! Yeni yönetim tarafından teknik direktör olarak anlaşılan Orhan Ak da ne kadroda ne de sistemde radikal bir değişiklik yapmadı ki! Avcı'nın gölgesi aynen teknik kadronun üzerinde. Avcı istifa ederek kendisini kurtardı ama Trabzonspor onun düşürüldüğü durumdan kurtulmak için oyun anlayışında bir değişikliğe gitmedi ki. Avcı'nın yerine getirilen yardımcısı Orhan Ak teknik sorumlu olarak bir galibiyet iki de mağlubiyet alarak başladı. Yani Trabzonspor’da her şey aynı tas aynı hamam. Siz benden farklı olarak, bir değişiklik görebiliyor musunuz? Ne biçim Trabzonspor bu, anlamış değilim. Senelerdir bu işin içindeyim.

Trabzonspor’un kendi sahasında bu kadar çok puan kaybettiği, bu kadar rakipler karşısında aciz kaldığı, bir sezon hatırlamıyorum. Yediğiniz önünüzde yemediğiniz arkanızda! Paranız şakır şakır hesabınıza yatıyor. Rahatlık desen o biçim! "Sterse giriyoruz. Seyirci baskısı var" diyen futbolcuya, "Trabzon’da oynamayın. Gidin başka takımda oynayın" diyorum. Buna teknik kadro da dahil! Neyin stresi be kardeşim? Bu takımın oyuncusu olacak bir futbolcu, böyle mazeret üretemez. Kayserispor ve önceki akşam Ankaragücü maçlarındaki Trabzonspor oyun planına bakıyorum da iki topu bir araya getiremeyen bir takım, bu haliyle ne kadar gider? Hücuma çıkarken kaptırılan toplar, rakibe gol pozisyonu olarak servis oluyor. Buna karşılık hiçbir önlem alınmıyor. Dünya futbolunda artık klasik savunma ya da ofans futbolu yok! Top nerede rakibe kaptırıldı, savunma orada başlıyor. Ama gel gör ki Trabzonspor'da böyle bir oyun anlayışı, oyun stratejisi yok. Bir takımda 11 futbolcunun ilerdeki 10'u savaşmaz, mücadele etmezse bir kaleci kalede ne yapsın? Bu anlayışla, Trabzonspor 'un elde kalan tek hedefi olan Türkiye Kupası'nda Ankaragücü’ne 3-1’lik skorla elenip havlu atması Avrupa hayallerini bitirmiş oldu. Ankaragücü kupada Beşiktaş’ı eleme başarısı göstermiş bir takıma sen hoca olarak gerekli önlemini alamıyorsan bu işi bilmiyorsun demektir Orhan hoca. Onun için teknik heyete Trabzonspor’un gömleği ağır geldi. Çiçeği burnundaki yeni yönetim kurulu ligde kalan maçlar öncesi radikal kararlar alıp hayata geçirmeli. Bunun en başında nasıl galibiyete prim veriliyorsa mağlubiyete verilen prim kadar ceza verilmeli. Futbolcular akıllarını başlarına toplasınlar. Trabzonspor lay lay lom yeri değildir.
İSMAİL BATUR'UN ORHAN AK’TAN NE EKSİĞİ NE?
Trabzon'da teknik adam konusunda yaşanan tutarsızlık 4-3 mağlup olunan Kayserispor maçında bir kez daha ayyuka çıktı. Abdullah Avcı'nın halefi Orhan Ak'ın son şampiyonluğunu henüz geçen sezon yaşayan Trabzonspor gibi büyük bir camiaya hoca olarak getirilmesi takımın altına mayın döşemek gibi bir şey. Ak'ın sahaya sürdüğü kadro, maç esnasında yaptığı kurgusal hatalar, futbolcularla arasındaki hatların kopukluğu mağlubiyete zemin hazırladı. Şenol Güneş, Fatih Terim, Mustafa Denizli gibi pro lisanslı hocalar var. Sen yeter ki inan, güven, arkasında dur bu hocanın. Yöneticiler olarak duramıyorsunuz. İşte bunlardan biri de İsmail Batur. Futbolculuk yılları başarılarla dolu. Teknik direktörlük kariyeri de hep başarı... Arkası olmadığından, kimseye minnet etmediğinden istenilen seviyeye gelemedi. Ama Trabzon’da herkes yönetici olabiliyor, İsmail Batur gibi kriterleri iyi olan Trabzonlu Teknik direktörler, Trabzonspor kulübüne hoca almayı bırak kapısının önünden bile isminin geçmesine razı olamıyorlar.

Futbol oynadığı yıllarda Galatasaray'ın Florya tesislerinin kapısından döndüğünü kimse bilmez. Rahmetli Özkan hoca TÜFAD binasını ziyaret ettiğinde "O kadar insanın arasında İsmail'e haksızlık yaptık. Trabzonspor'da oynayacak isimdi" demişti. İsmail Batur 30'a yakın takım çalıştırdı, Türkiye Futbol Federasyonu sitesine girildi mi başarıları görünür. Bu sezon BAL (Bölgesel Amatör Lig) liginde mücadele eden Sebat Gençlik'i, rakibi Doğubayazıt'ın yaptığı çirkeflik, ayak oyunları, verdiği teşvik primlerine rağmen şampiyonluğa taşıyor. İsmail Batur, Trabzonspor, Beşiktaş veya G.Saray formalarını giymiş olsaydı Trabzonspor'un her kademesinde hoca olarak görev alırdı. Ama sizlerin liyakatli veya hakkıyla bu yerleri hak eden antrenörleri görmek gibi bir beklentiniz ve lüksünüz yok. Trabzon'da ancak adam kayırma, onun adamı, bunun adamı, onun yeğeni, bunun yeğeni diyerek torpille yüksek meblağlarla hocalar alıyorsunuz. On haftalık maç periyodu için İsmail Batur'u da Trabzonspor'un başına getirebilirdiniz, olur mu? İsmail Batur'u Trabzonspor'u saranlar istemez. Üç maç dayanabilen Orhan Ak görevinden istifa etti. Bugün Orhan Ak veya yardımcılarının İsmail Batur'dan ne gibi fazlalıkları var?
YUSUF YAZICI ŞAŞIRTMAYI SÜRDÜRÜYOR
Eski mekânlar hem imajlarını değiştirmek için, hem de yeni bir çehreye kavuşmak için "tadilat dolayısıyla kapalıyız" diye levha asarlar. Ben de Yusuf Yazıcı’nın sahadaki performansını görünce bu yazı aklıma geliyor! Fransa’nın Lille takımına transfer olduktan sonra Avrupa’da adından söz ettiren Yusuf Yazıcı, Fransız takımı ile şampiyonluk yaşarken, çok üstün bir performans ortaya koydu. Attığı goller ve yaptığı çok kritik asistler ile şampiyonlukta büyük payı oldu.

Bu nedenle de Avrupa'da adından, "Geleceğin yıldız futbolcusu" olarak söz ettirdi. Lille şampiyonluğu sonrası teknik kadronun değişmesi ve yeni gelen hocanın onu kadroda düşünmemesi dolayısıyla, Rusya’ya transfer oldu. Aslında orada da başarılı maçlar çıkardı. Ama ne olduysa tekrar Trabzonspor'a dönmesi sonrası oldu ve büyük bir düşüş yaşadı. İmaj değişikliğinden mi yoksa davranışlarından mıdır nedir, bir türlü de toparlanıp kendine gelemedi. Trabzonspor'a tarihinde en yüksek transfer ücretini kazandıran ve bu yanıyla kulübe çok büyük katkısı olan Yusuf Yazıcı ile bence başkan Ertuğrul Doğan özel bir görüşme yapması lazım. Genç futbolcunun bu form düşüklüğünün varsa psikolojik bir yönü işin ehli bir uzman ile katkı sağlanıp, tekrardan kulübe kazandırılmalıdır. Yoksa Yusuf Yazıcı gibi yetenekler kolay kolay yetişmiyor. Kazanılması gereken bir değerdir Yusuf Yazıcı. Yoksa kaybetmek o kadar kolay ki! Önemli olan bu değerleri kulübe kazandırmaktır.
UĞURCAN NEREDE?
Geçen sene gösterdiği performansla herkesin gönlünde taht kuran, öyleki Tsclub’ta Nwaekame kadar forması satılan ve bu çıkışıyla Avrupa’nın birçok takımından transfer teklifleri alan Milli takımın kalesinin değişmez ismi olan Uğurcan Çakır bu seneki performansı ile hayal kırıklığı yaratmaya devam ediyor. Cumartesi günü oynanan Kayserispor maçında öyle dört gol yenildi ki bugün amatör kaleciler bile böylesine goller yemezler. Bu durum değil Trabzonspor’a, hiçbir takıma yakışmaz. Son golde Uğurcan’ın büyük hatası vardı. Onun gibi bir kaleci, böyle bir maçta bu şekilde bir gol yemez, yememeli, buna hakkı yok... Diğer gollerde savunma oyuncularıyla Uğurcan ortak yapımı. Trabzonspor’un Kayserispor ve önceki maçlarda yediği goller çok basit ve acemice. Bu sebeple bu sezon Trabzonspor’da bir de kaleci problemi vardır diyebiliriz.

Bu Uğurcan’a ne oldu kardeşim, bu nasıl bir form düşüklüğü? Ben bu işin ne sakatlıkla ne parayla bir ilgisinin olduğuna inanmıyorum, başka sorunlar var. Acaba Uğurcan antrenmanlarda çalışmıyor mu, çalıştırılamıyor mu? Kendisini yetiştiren, arkasında duran ve Türk futboluna armağan eden Ahmet Başkır’la yükselen performansı nasıl olurda bu kadar düşer, yoksa alışık olduğu Ahmet Başkır disiplini ve çalışkanlığından uzak olmasımıdır bu düşüşün sebebi? Uğurcan gibi bir kalecinin kafası rahat ve mutlu değilse konu irdelenmeli ve teknik heyet onu da dinlendirmesini bilmeli. Antrenörlükte en büyük yanılgılardan biri de yıldız oyuncudan eski performansını bekleyerek oynatmaya devam etmektir, oynatırken de hem onun hem de yerinde oynayabilecek fakat oynatılmayan diğer oyuncular kaybedilir, bu duruma göre kulübe ağır faturalar çıkarabilir. Şu an Trabzonspor’da vaziyet tam olarak budur. Bu gerçeğin görülerek “Trabzonspor’un kaptanı kesilmez” diye bir kural da yokken Uğurcan’ın dinlendirilmesi yapılacak en doğru ve akılcı iş olacaktır.
HEM DESTEK VERİYOR HEM DE TANITIM ELÇİLİĞİ YAPIYOR
1461 Soğukspor Başkan Yardımcısı Yakup Hancı tam bir futbol aşığı. Genç yaşta başarılı bir iş insanı, Trabzonspor sevdalısı… Hafta içi ve hafta sonları sabahın erken saatlerinde soluğu ya Kadir Özcan’da ya da Akyazı Yavuz Selim sahasında alt yapı maçlarını veya antrenmanları izleyerek alıyor. Özellikle minik futbolcuları seyretmek, yanlarında olmak ona büyük bir haz veriyor. Özellikle 1461 Soğuksuspor’un alt kategorilerdeki tüm maçlarını takip ediyor. Yakup Hancı yöneticisi olduğu takıma manevi desteği yanında maddi destekte de bulunuyor. Amatör spora ve sporcuya katkı vermek adına elini taşın altına koyuyor.

Yakup Hancı aynı zamanda hem Trabzonspor’un hem de 1461 Soğuksuspor’un tanıtımını yapmak için iş yaptığı çevreye ve işadamlarına forma hediye ediyor. Trabzonspor’un 2021-22 futbol sezonu imzalı şampiyonluk formasını sonra da yöneticiliğini yaptığı 1461 Soğukspor’un formasını Türkiye’nin sayılı iş insanlarından NG Kütahya Porselen Turizm AŞ yönetim kurulu Başkanı Erkan Güral’a hediye etti. İş insanı Güral ile abi kardeş gibi olduklarını söyleyen Yakup Hancı, “Her sene Erkan bey ile ailece bir araya gelir güzel sohbetler ederiz.

Erkan Bey gerek ilimizi gerekse bölgemizi çık seviyor. Bu anlamda iş birlikteliği dışında sosyal etkinliklerde de desteklerini görüyoruz. Bu vesile ile hem Trabzonspor’umuzun hem de 1461 Soğuksuspor’umuzun formalarını gönderdiğimiz Erkan Güral Bey’in selamlarını tüm camiamıza iletiyorum” ifadelerini kullandı.
GEÇİŞ DÖNEMİNDE TÖKEZLİYORUZ
Trabzonspor, Kayserispor maçında konuk takım Emrah’ın erken gelen golüyle öne geçtiler fakat Gomez’in düzgün vuruşuyla beraberliği yakaladık. Kayserispor atağı Thiam’ın vuruşu kaleci kurtardı ve savunma uzaklaştırdı. Ardından Trabzonspor atağı başladı Markoviç’in şutu direkten döndü. Thiam bu kez Uğurcan’ı çaresiz bıraktı ve skoru 2-1’ getirdi. İkinci yarının hemen başında Kayserispor penaltı kazandı. Mensah golü attı ve skoru 3-1’e getirdi hemen ardından Abdülkadir’in golü skor 3-2 olduktan sonra penaltı kazandık. Enis Bardhi’nin penaltı golüyle skoru 3-3’e getirdik. Ama fazla uzun sürmedi ardından Kayserispor Mane’yle 4-3 öne geçmeyi başardı. Bol gollü bir maç oldu. Ama maalesef ki kazanamadık kazanan taraf Kayserispor oldu.

Trabzonspor ligde havluyu çok önceden atmıştı. Elinde Avrupa’ya gidebilmesi için sadece Türkiye kupası vardı. Ya yola devam ya da tamam diyecekti. Orhan hoca hafta sonu Kayserispor ile oynan maçtaki ilk on birini bu maça sürseydi Başkent’te oynanan mücadeleyi kazandırdık. İlk yarı güzel top çevirdik. Sonra Markoviç’in pasıyla Abdülkadir çok sakin klas düzgün bir vuruşla golü attı. İkinci yarıya Ankaragücü çok iyi başladı. Art arda gelen gollerle Ankaragücü skoru 3-1 yaptı. Yani bu mağlubiyetten sonra Orhan Ak istifa etmesinin de bir anlamı yok. İş işten geçti. Orhan hoca kadar sahadaki oyuncuların da suçu var.(EFE KAAN ÖZTÜRK)
HOŞ GELDİN ÇAĞLAYANSPOR
Trabzon amatör kümenin köklü kulüplerinden biri de Çağlayanspor’dur. Trabzon Değirmendere ile Maçka ilçesi arasında kalan güzide kulübümüzdendir. Trabzon futbolun birçok köklü kulübü kapısına kilit vurmasına rağmen Çağlayanspor’un kapanmaması için cefakâr, vefakâr, gecesini gündüzüne katan, yağmur, çamur, kar, kış güneş demeden koşan, gözünü hiçbir şeyden sakınmayan bir başkanı olan Yener Durmuş ve yönetim kurulu arkadaşları hocasıyla futbolcusuyla birlikte maddi imkânsızlıklara rağmen şampiyonluk ipini göğüslediler.

Çağlayanspor 2. Amatör kümeden birinci amatör kümeye şampiyon olarak çıkmanın sevincini yaşadı. Birinci amatör kümeye çıkan Çağlayanspor’u tebrik ediyoruz. Emekçi Başkan Yener Durmuş ve bir avuç yönetici arkadaşlarının emekleri boşa çıkmayarak büyük bir başarıya imzalarını attılar. Organik alt yapı çocukları ile şampiyonluk yaşayan Çağlayanspor’a gelecek sezon birinci amatör kümede başarılar diliyoruz. Yener Durmuş gibi spor adamlarını çoğalttığımız takdirde Trabzon futbolu daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum.