Trabzon’un yanında Dünyadaki tüm Trabzonporluların mutluluk hormonu olan Trabzonspor, UEFA Avrupa Ligindeki Ferencvaroş hezimetinden sonra daha dün Süper Lige çıkan Amed karşısında da tel tel dökülüp , taraftarını kahretmeye devam etti.
Oysa, geçen sezonun yetersiz kadrosuyla Türkiye Kupasını kazanıp ligi de 3. sırada bitiren Bordo-Mavililer, aralarında tartışmasız dünya yıldızı Salah’ta olmak üzere tam 13 futbolcu kattı kadrosuna..
Haliyle beklentiler de çok arttı camiada..
Avrupa’da turlar geçecek, ligde de içeride dışarıda önüne geleni devirerek şampiyonluğun en güçlü adayı olacaktı .
Ne var ki, gönüllerdeki bu hesap, sahaya uymadı..
Zafer naralarını kimse duymadı..

Şimdi kafaları kurcalayan şu:
Niye böyle oldu?
Ya da, nerede hata yaptık?
Acaba bu süreç iyi yönetilemedi mi?
Yönetim ve teknik kadro tüm umudu başta Salah olmak üzere yenilere bağlarken , eskiler gözardı mı edildi?
Bu durum da bazı kafalarda ‘Madem öyle onlar kurtarsın sizi’ gibi bir düşünce mi oluşturdu?
Burada aldığı ücretin 4-5 katı transfer teklifleri almasına karşın ‘Ben Trabzonspor’da kalacağım’ diyen tayyareye kafa vuran gol kralı Onuachu’nun niye artık ayakları yerden kesilmiyor?
-Geçen sezondan bu yana futbolu mu unuttu da değil gol atmak artık topu önüne bile alamıyor!
-Sadece Trabzonspor’un değil ligin yıldızlarından sağbek Pina niye oynamıyor, oynasa da niye dökülüyor?
-Sonuca etki ettiği için bonservisine 8,5 milyon Euro verilen Muçi şimdi niye Salah’a attığı tek bir pası yeterli görüyor.
-35 lik Savic dökülürken milli kadroların değişmez ismi Samet niye şans bulamıyor?
-Aral’ın bonservisine 15 milyon Euro ikinci yarılarda oyuna girsin diye mi verildi?’
-Ve de 1-0 galip oynarken yüklense farkı açacak olan Trabzonspor, niye frene basarak geri , geri oynamayı tercih ediyor?,
Fırtına’nın yerinde yeller esiyor
-Yense de yenilse de savaşan şahin gibi maç boyunca saldırıp , bu yüzden de Fırtına lakabı alan
Trabzonspor’da şimdi niye topu alanın ilk tercihi karşı kaleye gitmek yerine geriye dönüp Onana’ya vermek oluyor?
-Yoksa, ‘Top bende kalacak, çok pas yapacağım’ mantığıyla o çok eleştirdiğimiz Avcı dönemindeki futbolu bile aratmak eski futbolcuların bir türlü anlamadığı söylenen futbolun yeni şekli mi oluyor?

-Top bizimkilere geldiğinde rakipler pirana .gibi adam kaparken, bizimkiler niye onlara 2 metreden fazla yaklaşmıyorlar, hiç rahatsız etmiyorlar?
- Atağa kalkarken kaptırılan toplar niye kalemizde sürekli tehlikeler yaratıyor.
Değil koşacak neredeyse hızlı yürüyen oyuncunun bile azlığından mı?

Bunları çok daha arttırmak mümkün de bence, Trabzonspor’un bu durumu hiç normal değil.
Bu yüzden antrenmandan önce başkan, teknik adam ve futbolcuların yapacağı samimi bir toplantıya ihtiyacı var.
Bir odaya kapanıp herkesin açıkça görüşünü belirteceği ve bu yüzden bir yaptırama maruz kalmayacağı samimi bir toplantıya ...
Herkes döksün eteğindeki taşları..
Çünkü can yakan bu Trabzonspor ağırtıyor başları!
Hakem Karaoğlan, başkanı mı dinledi !
Kötü oynaması hakem Atilla Karaoğlan’a Trabzonspor’a maçı kaybettirecek hatalar yapma hakkı verir mi?
Vermez tabi..

Ancak maç boyunca Amedlilerin aşırı sert futboluna inatla sarı kart göstermeyerek hoşgörü gösterip Trabzonsporluları es geçmeyen Karaoğlan, hem Savic’in dizinden seken topun koluna çarpmasına çaldığı penaltıda, hem de Onana’nın çeldiği topta atıştan önce ceza sahasına giren Sor’un golünü VAR’la birlikte geçerli sayarken sanki Trabzonspor eski başkanlarından Hacıosmanoğlu’nun TFF başkanı seçildikten sonra ettiği bir sözü uyguladı:
‘Trabzonspor’la Diyarbakırspor oynasa ben hakemin tercihlerini Diyarbakır’dan yana kullanmasını isterim’