Trabzonspor'un Diyarbakır'dan getirdiği en değerli şey, cevaplanmamış sorular,kafa karışıklığı! Trabzonspor ne güzel takım oldu! Top Trabzonspor’dayken hücum futbolu,top rakipteyken seyir futbolu... Çok mesafe, Çok telaş,Çok kopukluk.Üzerine de oyun planı deyince tamamdır!
Trabzonspor futbolu yeniden icat ediyor!Fakat küçük bir problem var.Rakipler bu icadı pek beğenmiyor.Diyarbakır'da Amedspor karşısında Trabzonspor öne geçti.Sonra ne yaptı?Maçı rakibe emanet etti.Çünkü Trabzonspor'un futbolunda artık ilginç bir gelenek oldu.Golü atıyor,oyunun kontrolünü rakibe bırakıyor.Rakip beraberliği buluyor.Trabzonspor’lu futbolcular düşünüyor.Rakip cesaretleniyor.Trabzonspor seyrediyor.Rakip son dakikada golü atıyor.Trabzonspor’lu futbolcular harakiri yapıyor.Futbolun sonucunu değiştiremiyorsak, yorumunu değiştiririz.Trabzonspor hatlar arası o ozun,ülke gibi mesafeler bitmek bilmiyor.Ah mesafeler! Trabzonspor'da savunma ile orta saha arasında öyle bir mesafe var ki,haritayı açsanız rota oluşturuluyor derler! Orta saha ile hücum arasındaki mesafeye hiç girmeyelim.Orası zaten ayrı bir ülke! Futbolcular aynı sahada.Ama sanki farklı maçlar da oynuyorlar.On bir kişi var,ortak akıl nerede?Belki kulübede unutulmuştur.Yada Trabzon’da!
Güç de pek uğramamış Diyarbakır’a. İkili mücadelelerde rakip daha diri.İkinci toplarda rakip daha iştahlı.Temaslı oyunda rakip daha cesur.Trabzonspor ise topu ayağına alınca futbolcu, topu kaybedince filozof oluyor! Oyunu nasıl tekrar kurabiliriz telaşı başlıyor.Kardeşim önce topu geri kazanın! Oyununda bir matematiği var vesselam!
Konsantrasyon,O da maç akşamı izinli.Bir takım maçın içinde kalmak için gol atar, gol yer, toparlanır.Trabzonspor’da ise senaryo biraz farklı.Gol at,rahatla,oyundan kop,rakibe umut ver,paniğe kapıl, son dakikada gol ye! Sonra da şanssızdık de! Şanssızlık gerçekten büyük nimet! Her takıma nasip olmuyor!
Fatih TEKKE'ye de bir çift sözüm var.
Hocam;hücum futbolu istiyorsun.Güzel! ,Harika ! Trabzonspor zaten korkak futbol oynayamaz.Ama hücum futbolu demek, savunmayı ve orta sahayı unutmak değildir.Önde basacaksan takım birlikte basacak.Geri çekileceksen takım birlikte çekilecek.Top kaybedersen herkes aynı anda reaksiyon gösterecek.Mesafeler açılmayacak.En önemlisi,rakip senin planını çözdüğünde sen onun planını değiştireceksin.Çünkü teknik direktörlük, yalnızca ilk on biri yazmak değildir.Oyunun gidişatını okumaktır.Pazartesi akşamı Diyarbakır’da olmadı,olamadı.Avrupa'daki ağır yenilgi Trabzonspor’a bunu söylemişti.Diyarbakır'daki mağlubiyet ise aynı cümleyi bu kez altını çizerek tekrar etti.Trabzonspor'un B planına ihtiyacı var.Hatta bazı geceler B planı yetmez.C planı gerekir.
Paul Onuachu,a bir özel parantez açmak istiyorum.Onuachu'nun formsuzluğu da artık göz ardı edilemez.Ama burada da kolaycılığa kaçmayalım.Bir santrfor kötü oynayabilir. Onuachu gerçekten sezona kötü başladı.Yürüyecek hali yok! Asıl mesele, takımın onun kötü gününde ne yaptığıdır.Eğer bütün hücum düzeniniz bir oyuncunun formuna bağlıysa, problem oyuncudan önce sistemdedir.
Büyük takım, bir futbolcuya kızıp oyunu çöpe atmaz.Oyuncunun yerine çözüm üretir.Çözüm üç maçtır yok.Şimdi Trabzonspor için aynaya bakma zamanı.Diyarbakır'da kaybedilen üç puan belki sezon sonunda telafi edilir veya edilemez.Ama aynı problemler tekrar tekrar karşımıza çıkıyorsa artık buna kaza,şansızlık diyemeyiz.Bu bir alışkanlığa dönüşmüştür.Kötü alışkanlıkların en tehlikelisi, insanın onları normal sanmaya başlamasıdır.Trabzonspor'un bugün en çok ihtiyacı olan şey yeni bir bahane değil;yeni bir futbol aklıdır.Fatih Tekke'nin kafasındaki hücum futbolu sahaya yansıyacaksa, bunun arkasında fiziksel güç olacak.Ortak akıl olacak.Kısa mesafeler olacak.Mücadele olacak.Alternatif plan olacak.En önemlisi doksan dakika boyunca aynı ciddiyet olacak.Yoksa futbolseverler olarak yine çok güzel konuşuruz.Hücum deriz! Felsefe deriz! Oyun deriz! Plan deriz! Mesafe deriz! Ama tabelaya baktığımızda mağlubiyet ve kötü oyundan başka bir şey göremeyiz.İşte futbolun en acı eleştirel taşlaması da burada başlıyor.Biz oyunu anlatıyoruz, rakip maçı kazanıyor.Çünkü Trabzonspor'un bu kadar dağınık bir oyununun artık gelişim süreci diye açıklanacak tarafı kalmıyor.Ya bu takım birlikte düşünecek, birlikte koşacak, birlikte mücadele edecek.Ya da her hafta başka bir maçta aynı sorunun başka bir versiyonunu izleyeceğiz.Trabzonspor taraftarı,camiası artık şunu sormakta haklı buluyorum;
Hocam,Trabzonspor gerçekten hücum futbolu mu oynuyor;yoksa sadece hücum futbolu oynayacağınızı mı anlatıyor?
İşte cevap burada.Burada saklı…
Şimdi oyun konuşacak…