Belki ilgililer ve yetkililer tam olarak farkında değil ama, futbol devi İngiltere’nin ünlü Liverpool’unda, 3 kez yılın futbolcusu seçilip, iki kez de gol kralı olan gerçek bir dünya yıldızı futbolcusu Muhammed Salah’ı kadrosuna katmasından sonra, Trabzonspor öyle bir uluslararası popülarite kazandı ki, hiç abartısız bir Dünya kulübü oldu.
Çünkü artık pek çok ülke Trabzonspor’un maçlarını TV’lerden naklen yayınlıyor,
Salah’ın performansı yazılı ve görsel basında geniş yer buluyor,
Formaları alıcı buluyor.
Ve de, Trabzon’un cadde ve sokaklarında, Papara Park’ın tribünlerinde Salah’ı izlemek için gelen her türlü milletten insanlara rastlamak artık olağan hale geldi.
Zaten bunun farkına varan çok sayıda ünlü yabancı firma da sponsorluklar vermek üzere Trabzonspor’un kapısını çalmaya hazırlanıyor.

Bu yüzden, özellikle de her türlü engellemeye rağmen İstanbul saltanatını 8 defa yıkan Trabzonspor’un bu kez daha işin başında önünü kesmek niyetiyle Kasımpaşa maçında başlayıp Başakşehir karşısında doruğa çıkan hakem rezaleti de, Dünya gündeminde yer bularak uluslararası boyut kazandı.
Ve şimdi sayısız ülke Liverpool’da çıktığı 315 maçta sadece 10 sarı kart gören Salah’a daha ikinci maçında penaltı vermesi gereken pozisyonda sarı kart gösterip , neredeyse santradan attığı mükemmel golü ‘Ofsayt’ gerekçesiyle iptal eden hakem Ali Şansalan’la gırgır geçiyor.
VAR’ı devreye sokmayıp , bir ofsayt çizgisi bile çizemeyen ,(Ya da bilerek çizmeyen) Türk futboluna da bir yeriyle! gülüyor..
Yani, özellikle de Trabzonspor’un sürekli yaşayıp değişen sorumlu isimlerine rağmen yıllardır bir türlü önlenmeyen hakem rezaletleri, artık uluslararısı boyut kazandı, komedilere konu oluyor.
Ne diyelim;
Ha gayret..
Birilerini koruma, kollama adına,birilerini mağdur etme sevdanız,Türk futbolunu Dünya’ya rezil etme pahasına sürüyor demek..
Hayrını görün...
Yıldızlar hoca kurtarır!
Trabzonspor’un kıymetli teknik direktörü Fatih Tekke ,Başakşehir maçından sonra yaptığı açıklamaların birinde ‘Bugün bir yıldız daha geliyor.Yıldız sayımız 3-4 oldu. Başkana’da söyledim. Bu takım hoca gönderir’ deyince çok kişi gibi ben de ‘Nasıl yani’ dedim.
Belli ki ,‘Şimdi beklentiler arttı her kötü sonuçta direkt hoca suçlanacak’ demek istedi.
Bak güzel kardeşim, bir kez daha yazayım:
Olağanüstü futbolculuğunla , atığın inanılmaz güzellikteki gollerinle gerek tribünlerde, gerekse radyo ve TV başlarında mutlu ettiğin,
Ya da yaşı müsait olmayıp ta seni büyüklerinden dinleyen Trabzonsporluların çok büyük bir kısmı sana güveniyor, inanıyor ve destekliyor.
Aksini düşünenler yok mu?
Olmaz mı?

Trabzonspor’u yoktan varedip şampiyonluklara ambargo koyan Ahmet Suat Özyazıcı’nın, Özkan Sümer’in, Şenol Güneş’in yok muydu.?
Oooo, seninkilere fark atarlar.
2 yıl şampiyon yaptıktan sonra 2. oldu diye kovulan bile var.
Üstelik futbol böyle bir şey.
Düne kadar’ Top oynamak günahtır’ deyip stadyumun önünden geçmeyen biri bile, 3-5 maça gidince kendini uzman sanıp hocaya , futbolcuya akıl vermeye başlar!..
Ki futbolun bu kadar sevilmesinin bir nedeni de budur bence .
Çünkü herkesin kendini kanıtlayacağı, millete akıl verip tatmin olacağı uzmanlık alanıdır!.
Sürekli bunlara kulak verip ne canını sık, ne de huzurunu kaçır.
Ve de biran önce sevenlerini de üzen şu sürekli üzgün görüntünden artık kurtul..

Ve de sana inanan, seven , 70 küsur yıllık ömrünün neredeyse tamamında ilk önceliği futbol olup bu işin her yerinde bulunmuş bir büyüğünün olarak şunu da söyleyeyim ki;
Daha önce de yazdığım gibi Trabzonspor’un bu sezonki en büyük rakibi kulübesinden sahaya sürecek oyuncu bulmakta zorlanan ancak , o yetersiz kadroyla kupada şampiyon yapıp, ligi de 3. bitirttiğin geçen sezonki Trabzonspor’dur.
Ve şimdi yapılan onca kaliteli transferle umutlanan taraftarın beklentisi de , haklı olarak çok daha fazla artmıştır.
Ki yıldızlar da bu beklentileri karşılamakta en önemli silahların olacaktır.
Herşey ortada zaten.
Şu Başakşehir maçında Salah olmasaydı bu maç kaç kaç biterdi.?
Ve o sonuç seni sıkıntıya sokar mıydı?
Demek ki neymiş?
Yıldızlar hoca göndermez, kurtarır!
Sen artık bizden şans alma Ali !
Trabzonspor bu Ali Şansalan’la ilk kez 23 ocak 2020 de deplasmanda Denizlispor’la oynanan Türkiye Kupası son 16 tur maçında tanıştı.
İlk maçı 2-0 kazanan Bordo-Mavililer 2-0 mağlup oynarken 94. dakikada Nwakaeme soldan ceza sahasına girer girmez,Tiago Lopes’in müdahalesiyle yerde kalmış ancak Şansalan bırakın penaltıyı, faul bile vermeyip bir de Nwakame’ye ‘Hakemi aldatmaya yönelik hareketten’ sarı kart göstermişti Ve de pozisyonun faul olduğuna dair itirazlarını sürdüren Nwakaeme’ye de , ikinci sarıdan kırmızı kart göstererek Lig'in 19. haftasında oynanacak Malatyaspor deplasmanında cezalı duruma düşürmüştü.

Türkiye'nin hayretle karşıladığı bu kararının altında ezilen Şansalan, hakem odasında pozisyonun tekrarını inceleyince hatasını görmüş ve stattan ayrılırken koridorda karşılaştığı Bordo-Mavili yöneticilere ‘Hatalı karar verdim, çok üzgünüm’ demişti.
Ancak belli ki bundan hiç ders almamış....
Bu yüzden artık yeter Şansalan.
Trabzonspor’u ne zaman yakasalan bir şans! alıyorsun ya..
Bırak artık yakasını
Chibuike ile Onana
Henüz 3. dakikada Shomuroduv’un tam gol yapmak üzere olduğu topu yetişip arkasından fizik kurallarına ters bir şekilde penaltı yapmadan uzaklaştıran stoper Chibuike ile, özellikle de biri 86. dakikada iki metreden olmak üzere iki mutlak golü önleyen Onana, bence Başakşehir maçının Salah’la birlikte diğer iki kahramanı oldular...
Helal olsun..
Şimdi oynamak vardı!
Efsane Trabzonspor’un çalımlarıyla bel kıran, geçen yıllara rağmen unutulmayıp çok sevilen yıldız futbolularından, şimdilerde Sabah Gazetesinde spor yazarlığı yapan solaçık İskender Günen’i uzunca bir süredir görmüyorduk Trabzonspor’un iç sahadaki maçlarında.
Başakşehir karşılaşmasının başlaması için basın tribünü kantininde oyalanırken biri sarıldı yandan ,’Naber Servet’ dedi, döndüm İskender.

‘Vaay kardeşim hoşgeldin, nasılsın faslından sonra söz haliyle futbola ve Trabzonspor’a geldi.
Gerek tribünleriyle, gerekse de zeminiyle muhteşem görünen sahayı gösterip’ Usta ,şimdi olsan bu sahada neler yapardın neler?’ deyip topu ona attım.
Hemen değerlendirdi tabi: ‘Hiç sorma Servet’ dedi. Şu halı gibi sahaya bak. Rakipten önce çamura, tümseğe çalım atardık. Ayrıca bekler tekme manyağı yapardı bizi.Oysa şimdi en küçük dokunmaya faul çalıyor hakemler.
Gerçekten şimdi oynamak vardı.