Sevgili Okurlar,
Bu ülke nerelerden geldi.
Osmanlı’nın çöküş döneminde yaşadıkları,
Çanakkale’de kurban verdikleri,
2.Dünya savaşındaki rolü.
1960’da yaşadığı acılar.
1971’de kesintiye uğrayan siyasi yaşam.
1974 katledilen yavrularımızın Kıbrıs’taki yakınlarına bir nefes aldırmak için girilen Kıbrıs.
1980’e giderken sağdan ve soldan cinayete kurban giden 5 bin genç.
Darbe sonrasında yeni kurulan siyasi partiler.
1990’lara gelindiğinde ard arda işlenen cinayetler.
Ve hemen sonrasında tankla topla medya ve STK’larla yıkılan bir meşru iktidar.
Kasaları boşaltılan bankalar.
Hapse atılan bir Belediye Başkanı.
Ve o Belediye başkanının verdiği amansız mücadele.
Gezi Parkı olaylarından,
MİT Krizinden,
17-25 Aralık darbesinden,
Ve 15 Temmuz sürecinden çıkışı.
Türkiye çok ciddi sıkıntılar yaşadı.
Yarın da önemli bir karar verecek.
Anketlerde yüzde 53 ve üzeri bir evet gözüküyor.
AK Partiden Mahmut Kalaycıoğlu, ‘Trabzon yüzde 80’ dedi.
Bahçeli’nin son anda sorgulaması, Kılıçdaroğlu’nun üsse inmesi bu tercihi ne kadar değiştirir bilirmez ama bu süreç herkesi yordu.
İnsanlar birbirlerini acımasızca eleştirdi.
Herkesin yüzünde gerilim var.
Pazar akşamı ilk sonuçlar geldiğinde tablo bellidir.
Ben inanıyorum ki sandıklar açılıp sayım başladığında gerilimin de gazı alınacaktır.
Burada liderlere çok önemli görev düşüyor.
Deniyor ya onları öyle görmeyin
TBMM’de kuliste birdirler!
Türkiye’nin birlik beraberliğe,
Türkiye’nin sevgiye
Türkiye’nin mutlu yaşamaya ihtiyacı var.
Gerilim gerilim de nereye kadar?
98 yıl önce Çanakkale’de savaştıklarımız yine geldi karşımıza çıktı.
Yüzyıl geçmesine rağmen yine orada olacaklar.
Biz birbirimize sarılalım, Batı gelemez.
Batı ekilmeye müsait toprak buldu mu gelir eker.
Osmanlı’yı o topraklarda yetiştirdikleri hainler ile çökertmediler mi?
Dün Konya’da Ahmet Davutoğlu çok mükemmel bağladı:
‘Tek bir yürek olmak zorundayız, tek bir ses olmak zorundayız. Kenetlenmiş bir şekilde geleceğe yürüyeceğiz. Böyle kritik bir evrede bir anayasa değişikliğine gidiyoruz. Anayasa değişikliği milletin onayına sunulacak. Bu millet her zaman doğru karar vermiştir. Söz de karar da sadece milletindir. O karar ne olursa olsun başımızın tacıdır. Bu milleti bölmek isteyenlere karşı 16 Nisan'da kim ne oy vermiş olursa olsun 17 Nisan sabahı Türkiye'nin her bir köşesinde her komşu birbirine selam versin, tebessüm etsin. 'Türkiye'nin geleceği parlak olacak' desin. Ve yine o sabah kalktığımızda kimse kaos ve kriz çığırtkanlığı yapmasın. Elhamdülillah, devletimizin başında Sayın Cumhurbaşkanımız var, 2019'a kadar da görevinin başında. Birbiriyle kenetlenmiş AK Parti grubumuz var. 17 Nisan sabahı ortak aklı işleterek, kimin heybesinde ne varsa onu ortaya koyarak hep birlikte geleceğimizi inşa etme günüdür.’