Olmadı Sayın Bakan, olmadı. 35 yaşında Bakan yapılmışsınız, diğer kardeşlerinize de yüksek görevler verilmiş. Şu anda yaklaşık olarak 200 bin TL civarında bir maaşınız olmalı. Eşinizin durumu da gayet iyi... Kenara çekilmek, tecrübelerinizi paylaşmak, sivil toplum kuruluşlarında görev almak varken nedir bu daha daha fazla kazanma hırsı?

Hem de yerel yönetimlerin, "rüşvet ve haksız kazanç" suçlamalarıyla hallaç pamuğu gibi atıldığı günlerde...
İddialar doğruysa ki henüz yalanlamadınız!
Diğer olumsuz örneklerden hiç mi ders almadınız?
Siz yalnızca size güvenenlerin kalbini kırmadınız.
En ücra köşede İslami duyarlılık taşıyan milyonlarca vatandaşımızı da perperişan ettiniz. Verilecek cevap bırakmadınız.

***
Bu arada eski milletvekili/gazeteci #ŞamilTayyar'a özellikle teşekkür ediyorum.
Kem küm etmeden "bir muhalif gibi" olayın üstüne üstüne gittiği için.

***
Olmadı Sayın Bakan, olmadı.
MKYK Üyesi olmuşsunuz, aynı zamanda Soysal Politikalar Başkanı...
Daha ne istiyorsunuz?
Ne işiniz olur borsada fonda?
Oturun oturduğunuz yerde.
***
Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluk olayı ile karşı karşıyayız.
Dünya tarihinde de ilk sıralarda...
SPK'nın, %10 prim yapan fonları yakın takibe aldığı, iletişime geçtiği, uyardığı biliniyor.
Oysa burada %100, %1000 ve daha fazla prim yapan fonlar tıpış tıpış yürüyüp geçmişler en zorlu geçitlerden...
MASAK Eski Başkan Yardımcısının yaptığı duyurular sonucu başına gelenlerin de tüm yönleriyle yeniden araştırılması gerekiyor.
Kimler, kimlerin elini kolunu bağladı?
Kimler, kimleri denetledi ya da denetlemedi!
***
Devlet geleneğine dönersek...
Yüksek makamlara bir aileden birden fazla kişiyi getirmemek gerekiyor.
Eşler, kardeşler, yeğenler, oğullar kızlar...
İster istemez bir sızıntı, bilgi akışı oluyor.
Dolayısıyla alınan kararların, gizli politikaların bir anlamı kalmıyor, haksız kazanca kapı aralanıyor.
Bu konuda kaç kez duvara tosladık ama bir türlü aklımız başımıza gelmiyor.
Unutmayalım ki FON VURGUNU için yarın çok ciddi bir adım atmazsak bir gün daha geç kalacağız.
***
Bu köşe kültür sanat köşesi...
Zaman zaman da spor...
Sağa sola dokunduğumuz da oluyor.
Fakat ilk kez borsaya açılıyoruz, fona...
Durgun sular olmadığını bilerek...
"Niçin bu sularda yüzüyorsun" sorusunun cevabı: Ülke tarihinin en büyük soygunuyla karşı karşıyayız da ondan.

Paraları yollara döşe, kilometrelerce uzuyormuş.

Üst üste koy, gökdelene dönüyormuş.

“KOMEDİFON” diye sahnele, salonlar dolup taşıyormuş.

***
Bir şeyi artık iyi öğrendi insanımız.
"Senin hırsızın, benim hırsızım olmaz."
"Hırsızın partisi olmaz."
Kimler, öyle ya da böyle, devletin malına çökmüşse...
Tüm mal varlığına el konulsa, devletten aldığı maaş kesilse de milletin nazarında hep "suçlu" olarak yaşayacaklar.
23 bin 500 TL'ye geçinmeye çalışan milyonlarca insanın yüzüne nasıl bakacaklar?
Bir şekilde aldığınız parayı iade ettiğiniz söylense de...
Sizi de diğerleri gibi "devletin malına çöken bakan" olarak hatırlayacak bu millet.

FONCUNUN SON GÜNÜ adlı bir film senaryosu yazsaydım “fonda bir ayrılık şarkısı çalar” diye bitirirdim.

Olmadı Sayın Bakan, olmadı.