Türk futbolunda her şey hızla tüketiliyor. Başarı da, kriz de, teknik direktör de… Bir hafta önce “istikrar” diye bağıran kalabalık, ikinci haftada “değişim” isteyebiliyor. Trabzonspor’un Fatih Tekke yönetiminde yaptığı ise bugünün futbol ikliminde neredeyse karşı duruş.

Tekke’nin daha geldiğinde vaadi, kısa vadeli “şov” değil; uzun soluklu “oyun aklı”ydı. Ve bu şehir, tarih boyunca sonuçlardan çok hikâyelerle büyüdüğü için, yeni bir hikâyenin ilk cümlelerini yazmaya başlamak önemliydi.

Belki takım izleyenlere ilk etapta büyük fark vadetmiyor. Ne radikal pres, ne gösterişli hücum… Ama altını kazıdığınızda, zeminin değiştiğini görüyorsunuz... Topu rakibe göre değil, oyun planına göre kullanma çabası, 90 dakikaya yayılan denge arayışı, merkezi koruyan, kontra hücumları minimize eden akılcı pozisyon alma, panik yerine gerçekçi tepki...

Bu saydıklarımız dışarıdan bakıldığında pek getirmese de geleceğin takımını adım adım kurmak isteyen herkes bilir ki, gürültü değil, tekrar kazanır. Tekke, işte tam olarak bunu yapıyor; “sessiz bir tekrar düzeni…

* * *

Hal böyleyken biliyoruz ki; Trabzonspor camiasının genetik kodlarında “anlık tepki” hep yüksek voltajlıdır. Bir galibiyette Avrupa hayalleri, tek yenilgide kıyamet senaryoları!…

Belki de Fatih Tekke’nin en büyük mücadelesi, sahadakinden çok tribünde ve şehirde. Bu toplumsal refleksi yönetmek, herkesi “bugünün skorundan bağımsız gelecek planı” fikrine ikna etmek, öyle sanıldığı gibi kolay işler değil.

O nedenle Tekke’nin söylemleri de oyunun gibi, dingin, ölçülü, gereksiz hamasetten uzak!... Açıkça, “bırakın gürültüyü, işimi yapayım.” diyor... Tabii anlayana...

Yapılmaya çalışılan, Trabzonspor gibi gazı duygudan alan camiada kolay olmasa da Fatih Hoca’nın sakinliğine kulübün uzun süredir ihtiyacı var.

* * *

Trabzonspor tarihinin en başarılı dönemlerinde gürültü yokken çok iş yapılmıştır!... Şimdi de Tekke bu sesizliği sağlamaya çalışıyor. O’nun attığı her temkinli adım, aslında yarının şiddetini azaltmak için. Anlıyoruz!..

Yolun sonunda şampiyonluk mu var? Bakın biz bile yazarken hemen moda girdik!.. Oysa erken... Belki... Doğrusu Trabzonspor’un şampiyonluk sonrası ilk kez doğru yolu seçmesi.. Teknik heyet, iddialı cümleleri yüksek perdeden söylemmeye gayret ediyor... Zaten buna da gerek yok...
Oyun ilerledikçe herkes fark etmeye başlayacak...

Belki de yıllar sonra dönüp baktığımızda, bu sezonu “her şey o sessiz dönemde başladı” diye anacağız... Kimbilir? Beklemeye değmez mi?