Spor ve siyasette olduğu gibi… Karadeniz’de kültür ve sanatın kalbi de Trabzon’da atmaya devam ediyor. Yüzlerce yazar, binlerce kitap Anadolu’da kurulan en büyük çadırda okurlarıyla buluşuyor. Son iki gün kaldı ve 2024’te ulaşılan 200 bin ziyaretçi sayısının aşılması bekleniyor.

2023 ve 2024 yıllarında Mersin CNR Kitap Fuarında yerim hazırdı.

Mersin’le ilgili Özgecan, Thecla ve Molla Kerim romanlarımın yanı sıra…

Kültür ve Turizm dergileri çıkarmış…

Bi Dünya Mersin adlı TV programı hazırlayıp sunmuştum.

Ve daha neler neler…

En etkileyici olanı ise ‘Cehennem’in dibini ilk kez biz temizlemiştik.

Bir E-Posta ile başlamıştı her şey…

Yerim hazırdı ve kendimi çok mutlu hissetmiştim.

***

2025’te de benzer bir şey olsun istedim.

Horon ve Uzunsokak dergilerini çıkaran ekipteydim.

Hemen her okulun kütüphanesinde yer alan Aksüt kitabı da bu kıyılarda doğmuştu.

Yomra’da Şana Taka adlı bir kütüphane kurmuştum…

Trabzon merkezli Ruhun Gemisi adlı 3 aylık dijital kültür sanat dergisi...

Gazetelerde yazıyor, şehrin gündemini takip etmeye çalışıyordum.

Meramımı anlattım, özellikle de “Ruhun Gemisi adına stant istiyorum” dedim.

Mersin’de olduğu gibi yerim hazırdı.

Pek çok sivil toplum kuruluşuna da bir önceki yıla oranla daha büyük stantlar ayrılmıştı.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in şahsında tüm emeği geçenlere, Akoluk Kitap ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür ediyorum.

***

Kazakistan yolculuğum esnasında hangi kitabınızı önerirsiniz?”

HanzadeYanında da Molla Kerim…”

Trabzonspor için de yaptıklarını düşünerek “Kalbim Seninle 61 Kere

Söz de aldık.

Taka Gazetesi için röportaj…”

Tamam” dedi…

Hemen her standa uğradı, yazarla okurla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.

***

Kitap Günleri, şehre bir canlılık getirmiş.

Yenimahalle Fuar Alanı otobüsler, minibüslerle dolu.

Uzak yakın tüm ilçelerde okuyan öğrenciler taşınıyor, çadır içinde zaman zaman ilerlemekte zorluk çekiliyordu.

***

Kitap günleri, okur ve yazarı buluşturan köprü gibidir.

Bazıları koşa oynaya yanımızdan geçse de…

Bazıları utangaç bir tavırla “soru sorsam mı yoksa sormasam mı” arasında bocalasa da…

Bazılarının parası çıkışmasa da…

Çok güzel rastlantılara sahne olduğu için seviyorum kitap günlerini.

Tam elli yıl olmuş Trabzon Endüstri Meslek Lisesini bitireli…

Öğretmenleri ve öğrencileri ile karşılaşınca o eski günlere gittim, tornacıdan tarihçi olduğumu anlatmaya çalıştım.

Hayatıma çok şey katmıştı.

İyi ki mesleki eğitim almışım” diye de ekledim.

***

Beşikdüzü Atatürk Lisesinden öğrencilerimle de karşılaştım.

Zaman akmış bir su gibi…

Emekli olanları da var.

Telefonlar alındı verildi, Şana Taka kütüphaneye davetler…

Hocam, beni tanıdınız mı?”

Beni!”

Ya çok yaramazları kalıyordu aklımızda ya da çok çalışkanları…

Ortadakiler uçup gidiyordu sanki.

Dev çadırda kitap günleri şüphesiz çok eğlenceli…

Çok güzel…

Fakat Şana’daki Kongre ve Kültür Merkezi bitseydi şimdi çok farklı şeyler konuşuyor olacaktık.

Şehrin en entelektüel muhitinde…

Yanında AVM’si, kafeler, restoranlar…

Trabzon gibi bir şehrin…

İstanbul henüz ortada yokken olan bir şehrin modern mekanlara da şiddetle ihtiyacı var.

Belki de böylece şehir uyurken insanlar uyumaz; kitap günleri, söyleşi, sergi…

Birinden diğerine dolaşır durur.

Belki de böylece o özlenen Trabzon gerçek olur.

Kültür ve sanata yatırım yapanlara…

Hiçbir ayrım gözetmeksizin kültür ve sanatla uğraşanların yanında olanlara minnet ve şükranlarımla…