Rıza hocanın önünde cevaplaması halinde ancak çözüm üretebileceği bu soru var. İlk bakışta kolay gibi gözüken başlıkta ki bu soru aslında çok karmaşık bir o kadar da zor bir sorudur. Buna sağlıkta hastalığın önce doğru teşhisini koyup tedaviye geçmek denir. Bu anlamda baktığımızda elde o denli karma karışık bir durum var ki Rıza hocanın kendisinin kısa döneminde dahi cevaplaması gereken durumlar o da tanık odu.
 
Sevgili okurlar sadece bu sezon takım olarak yaşadıklarımıza bakarak konuya girmeye çalışalım. Onca pahalı transferlere rağmen alınan çelişkili sonuçlar bir takımın içinde bir hayli sorunu barındırdığı anlamına gelir. Söz gelimi bu takım rakip sahada oynadığı Başakşehir, Fenerbahçe ve de geçen yılın şampiyonu Beşiktaş’a yenilmiyor. Hatta galibiyeti kaçıran taraf oluyor. Ve yine aynı takım kendi evinde bir kaza takımına üç sıfır önde iken maçı dört üç kaybediyor. Dahası yine bir kaza takımına yine evinde tarihinde görülmemiş bir skorla mağlup oluyorsa oturup ciddi ciddi düşünmek gerekir. Enteresan olan aynı takım hoca değişikliği ile birlikte gece ile gündüzü bir arada yaşamaya da aynı minvalde devam ediyor.
 
Sevgili okurlar ilk aşamada oynadığımız takımlara baktığımızda aklımıza bu futbolcular maç seçiyor gelmesi normal gibi duruyor. Ancak kendi evinde sıra takımlardan alınan sonuçlar başka soruları da akla getiriyor. Söz gelimi aidiyet gibi. Bana göre Rıza hocanın önünde acilen çözmesi gereken ilk sorun budur. Bu sorun kökünden çözülmez ise diğer alınması olası önlemlerin sonuç alıcı olacağını hiç düşünmüyorum.
 
Sonuç olarak Rıza hoca kısa süre de olsa takım hakkında bilgi sahibi oldu denebilir. Özellikle bu kısa sürede yazı da kışı da yaşamış olması onun için çözüm aşamasında önemli bir şans olduğunu bile söyleyebiliriz. Bu açıdan Milli takım arası her ne kadar önemli ise de eldeki (yönetimden kaynaklanan futbolcu alacaklarının ne durumda olduğunu bilmediğimiz için hiç değinmedik) sorunlara bakıldığında bu zamanın yetmeyeceği ortadadır. İlk yazımda yazdığım gibi Rıza hocaya gerekli zaman ile birlikte en azından devre arası transfer yapma fırsatı verilmeden onu eleştirmek haksızlıktır. Ölçüyü de giden hocanın iki sezon başı bir de devre arası transfer yaptığını düşünerek almalısınız. Önemli soruyu kısaca tekrar edersek: Yabancı sahada üç büyük rakibine yenilmeyen, lig lideri namaglup Galatasaray’ı oynadığı futbolla sahayı dar edip yenen Trabzonspor mu? Yoksa kendi evinde sıra takımlardan averaj yiyen, Kayseri’de futbol adına yokları oynayan Trabzonspor mudur Trabzonspor?
 
Bu iki sorunun cevapları aidiyet başta olmak şartı ile birlikte detaylandırıp çözüm yoluna koyulur ise olması gereken Trabzonspor süreçte ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum. Bu aşamada takımımıza ve de Rıza hocaya destek her Trabzonsporlu’nun görevi olmalıdır. İyi haftalar.