İş gezileri ve tatiller dışında bu şehirden hiç ayrılmadım. Trabzon’un özellikle son 25 yıldaki dönüşümüne adım adım şahit oldum. Çevre yollarından Uzun Sokak’a, Maraş Caddesi’nden Çömlekçi’ye, sahilinden Boztepe’sine, Akyazı’sından değişen tüm yapılarına kadar Trabzon’un değişimini gün gün izledim.
Başka şehirlere gittiğimde ise gördüğüm büyük yatırımları hep Trabzon’da hayal ettim. Konya gibi düz bir arazimiz olmasa da şehri baştan sona dolaşan bir tramvayı Trabzon’da hep düşündüm. İstanbul’da Karaköy’de Galataport’u ilk gördüğümde gözümde hemen Beşirli’yi canlandırdım. Denizin kenarında devasa bir yaşam alanı, restoranlar, alışveriş alanları… Rusya’dan iş yemeği için Trabzon’a gelecek insanların denize karşı akşam yemeği yiyeceği mekânlar…
Dalgası olur, olmaz… Of’tan Sürmene’ye, Sürmene’den Yomra’ya uğrayıp Ganita’da ana durağı bulunan feribot seferlerini bile hayal ettim. Şehrin batısında ise Ganita’dan kalkan, Beşikdüzü’ne kadar saat başı karşılıklı sefer yapan vapurlar olsa ne güzel olurdu diye düşündüm.
Bunlar sadece benim hayallerim değildi elbette. Gerçekleşseydi Trabzon’un, hatta bölgenin kaderini değiştirecek projelerdi. Trafik başta olmak üzere birçok sorun çözülecek, turizm on iki aya yayılacak, belki de tersine göç başlayacaktı.
Belki hayal ettiğimizin aynısı değil ama bazı hayaller artık gerçeğe dönüşüyor. Geçtiğimiz hafta Trabzon Raylı Sistem Hattı’nın, bu hafta ise Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin temelleri atıldı. Yıllardır başka şehirlerde görüp Trabzon için hayalini kurduğumuz raylı sistem artık şehrimizde hayat buluyor.
Akyazı’dan Yomra’ya kadar uzanacak 32 kilometrelik proje tamamlandığında Trabzon’da ulaşım açısından yeni bir dönem başlayacak. Trafik yükünün azalmasına, ulaşımın rahatlamasına ve şehrin prestijine önemli katkı sağlayacak. Konya’da, Ankara’da görüp Trabzon için hayal ettiğim raylı sistem, bugün Trabzon’un kendi gerçeği oluyor.
Bu noktada seçim döneminde özellikle bu iki mega projeyi vaat eden ve takipçisi olan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç başta olmak üzere, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un emeklerini de teslim etmek gerekir.
Raylı sistem bir tarafta, Uzunkum Yaşam Alanı diğer tarafta… Yakında hizmete girecek şehir hastanesi, Güney Çevre Yolu ve diğer büyük yatırımlar da tamamlandığında Trabzon’un çehresi daha da değişecek. Belki bu şehirde yaşadığımız için değişimi her gün fark etmiyoruz ama Trabzon’un dünü ile bugünü arasında gerçekten devasa bir fark var.
Hayal etmek kolaydır. Asıl mesele, o hayallerin peşinden koşmak ve onları gerçeğe dönüştürmektir. Bugün Trabzon için kurduğumuz bazı hayallerin temeli atılıyor. Demek ki hayal kurmaktan hiç vazgeçmemek gerekiyor çünkü bazen dünün hayali, bugünün gerçeği oluyor.
Yazımı bitirmeden bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Hiç şehre inmeyen, hayatını köyünde sürdüren insanlarımızı da unutmayalım. Şehirler büyürken köyleri, köylüleri ve üreticileri de düşünmek zorundayız.
Özellikle fındık fiyatı konusunda yetkililerin ve ilgililerin yeniden değerlendirme yapması gerektiğini düşünüyorum çünkü bu şehirde kurulan bütün büyük hayallerin arkasında sadece yatırımlar değil, bu topraklarda yaşayan insanların emeği, alın teri, duası ve oyları da var. O yüzden unutmayalım; şehri büyütürken insanını da büyütmek gerekir.
Trabzon için kurulan her güzel hayalin gerçeğe dönüşmesi ve bu şehirde yaşayan herkesin refahının artması için bu şehre değer katan, emek veren, çalışan ve Trabzon’u daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için taş üstüne taş koyan herkesten Allah razı olsun.
Sağlıcakla kalın.