Biraz izin yaptım daha doğrusu yapmaya çalıştım. İnsan birkaç günlüğüne gazeteden, telefondan, siyasetten, gündemden uzaklaşmak istiyor. “Biraz kafamı dinleyeyim.” diyorsun. Yaylaya çıkıp soba yakıyorsun. Oh be! Sonra merkeze iniyorsun. Soba yakarken üşüyen sen, Trabzon'un sıcağında sobaya dönüyorsun.
Günlerdir güneş doğru dürüst görünmüyor ama sıcak desen var, nem desen var. Kafa zaten karışık üstüne bir de memleketin gündemi yine bildiğimiz gibi. Tam “Ben bu yazı rahat atlatacağım.” derken, gazetemizin bağlı bulunduğu Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından rutin denetim yapılacağı haberi geliyor. Apar topar izin bitiyor. Çanta toplanıyor. Yayladan merkeze, merkezden gazeteye dönüş ve yeniden gündemin içine düşüş yaşanıyor.
Meğer ben tatilde değil, gündemden kısa süreli firardaymışım. Trabzon'a bakıyorum turizm patlıyor, trafik çatlıyor, Uzungöl dolup taşıyor. Yaylalarda festival, şenlik, horon gırla gidiyor. Kemençe bir tarafta, turistler bir tarafta. Şehir hareketli. Trabzon'un turizm açısından yüzü gülüyor fakat bu yüzün altında bizim biraz canımız yanıyor çünkü aklımız yine ulusal gündemde, etrafımızda olup bitende, savaşta ve mazotta!
Mazot tarihi rekorlara koşuyor. Bir gün indirim haberiyle seviniyoruz, ertesi gün zam haberiyle kendimize geliyoruz. Gabar'da petrol üretimi artıyor, Irak'la petrol konuşuyoruz, anlaşmalar yapılıyor, enerji bağımsızlığından bahsediyoruz ama bir bakıyorsun istasyonda depoyu doldururken bağımsızlığını kaybediyorsun! Depoyu doldururken insanın içinden “Acaba arabayı satıp dolmuşla mı gitsek?” diye geçiyor. Sonra Trabzon'un trafiğini hatırlıyorsun, vazgeçiyorsun. Dolmuşta da yer yok ayrıca oldukça pahalı!
Turizm demişken, Uzungöl'deki acı olay hepimizi üzdü. Fotoğraf çekme uğruna dereye giren Suudi turist hayatını kaybetti. Bir fotoğraf karesine sığdırmaya çalışılan güzellik, bir anda hayatın en acı karesine dönüştü. Trabzon'un turizmi büyüyecekse yalnızca turist sayısını değil, güvenliği de düşünmek zorundayız çünkü biraz da turizm, sadece “Kaç kişi geldi?” değildir. “Kaç kişi evine rahat, sağ salim döndü?” sorusudur.
Sonra Trabzonspor ve Muhammed Salah! Dünyanın konuştuğu futbolcu Trabzon'un ve Türkiye’nin gündemine oturdu. Salah geldi, Trabzonspor konuşuldu, dünya konuştu. Şimdi herkes Salah'ı konuşuyor. Ben ise hâlâ kombine alamadım. Salah etkisi mi? Mazot etkisi mi? Üç çocuklu ekonomim mi? Bilmiyorum ama Salah’ı şimdi keyifle izliyoruz.
Türkiye'nin gündemi de Trabzon'dan farklı değil. Meclis'te çerçeve yasa tartışmaları, bir tarafta evetler, bir tarafta hayırlar. Dün birbirine destek verenler bugün birbirine hesap soruyor. Dün yapılan yardım bugün geri isteniyor hatta haram ediliyor. Siyaset öyle hızlı dönüyor ki insan takip etmekte zorlanıyor. Bizim mazot tabelası bile siyasetten daha istikrarlı! En azından onun nereye gittiğini biliyoruz, hep yukarı!
İşte bütün bunların arasında izinden zorunlu döndüm. Trabzon'un trafiği ayrı bir dosya, mazot ayrı dosya, turizm ayrı dosya, fındık fiyatı bir dosya, Salah ayrı dosya, gazetenin işleri ayrı bir dosya. Türkiye gündemi deseniz başlı başına bir klasör.
Gazete demişken, bugün gazetemizin 24. yıl dönümünü kutluyoruz. Dile kolay, 19 yıldır bu gazeteye kesintisiz emek vermeye, bir şeyler katmaya çalışıyorum ama sanırım artık biraz yoruldum.
İnsanın yorulduğu yer, bazen en çok emek verdiği yerdir. Velhasıl izin bitti ama benim kafa hâlâ yaylada, aklım annemin toplanacak fındıklarında. Gözüm Trabzonspor'da, kulağım Trabzon'un sokaklarında, aklım yine gazetede.
Yazım biraz aklım gibi dağınık olabilir, kusuruma bakmayın. Ben aslında birkaç günlüğüne dinlenmek istemiştim. Meğer insan gazeteden uzaklaşabiliyor ama gazetecilikten ve gündemden uzaklaşamıyormuş. Çünkü bazı işler sadece meslek değildir. Bazı yerler sadece iş yeri değildir.
TAKA benim için 19 yıllık bir emek, bir hatıra bir hayat parçasıdır. TAKA bugün 24 yaşına girerken, bu gazetenin sayfalarında emeği olan herkese, yıllardır TAKA'yı eline alan, okuyan, eleştiren, destekleyen bütün okuyucularımıza gönülden teşekkür ediyorum.
Ve kendi adıma birkaç cümleyle bitireyim. Doğum günün kutlu olsun TAKA! 24 yıldır Trabzon'un sesine ses, sözüne söz oldun. Nice yıllara…
Sağlıcakla kalın.