Geçen sezon şampiyonluğu kıl payı kaçıran, daha doğrusu elinden alınan Trabzonspor, yeni sezonda oynadığı 7 maçta 1 galibiyet, 4 yenilgi ve 2 beraberlikle sadece 5 puan toplayarak 21 takımlı ligde 19'uncu sıraya inince ilk önce beklenen olmuş ve İngiliz teknik adam Eddie Newton ile yollar ayrılmıştı.
Şimdi herkes büyük bir merakla yeni teknik direktörü bekliyor..
Ortalıkta pek çok isim dolaşıyor ancak bunlardan hangisi olur bilemeyiz..
Onu bilemeyiz ancak şunu iyi biliriz..
3 yıllık sözleşme isteyerek gelecek olan yeni teknik adam, kendi ve 10 civarında yardımcısının alacakları dışında bir de 'Bu takımı ben kurmadım, bu kadroyla bir şey olmaz’ diyerek ara transferde en az 5, ana transferde 10 futbolcu aldıracak birisi olursa...
Buna rağmen takım istenilen yere gelemeyip de bir de bu hocanın görevine son vermek zorunda kalınır da tazminat işin içine girerse ..
Vay halimize..
Vay ki ne vay..
Dövizin fırladığı,daha da tırmanacağı da dillendirilirken...
O çok yakındığımız İhrahim Hacıosmanoğlu ve Muharrem Usta dönemlerini bile mumla ararız..
****
Zaten hesap ortada ..
İstanbul'un gönlü yapılmadan senin şampiyon olmak gibi bir lüksün! yoktur, olmayacak da..
Başakşehir sırasını savdı, bu sezon sıra Fenerbahçe'de..
Bunun Galatasaray'ı var, Beşiktaş'ı var, sıra ondan sonra sana gelecek..
Bu zamanlarda sana biçilen en babayiğit rol, 'şampiyonluğa oynamak' olacaktır.
Şampiyonluğa oynamak ama olamamak!
Teselli mükafatın da Türkiye Kupası...
***
Kaldı ki, bu Corona'nın gideceği yok!
Yani, maç hasılatın sıfır..
Kombine gelirin sıfır..
Yayıncı kuruluş bu işten vazgeçmek için kırk takla atıyor..
Oysa sen bunlara güvenerek bankalarla anlaşma yapmışsın,taahhütlerde bulunmuşsun..
Bu gelirle bu ödemeleri nasıl yapacaksın?
Yapamayacaksın!..
***
Yeni hocanın 'İşime yaramaz' dediği oyuncuya 'Hadi sana güle güle' diyebiliyor musun?
İstersen bir dene..
Zaten UEFA elinde sopayla bekliyor..
Pandemi sürecinde herkese esnek! davranıp bir tek seni cezalandıranlar bu kez hatır mı edecekler?
Ayrıca transferci yeni hocanın istediği yeni oyuncuları hangi parayla alacaksın?
Hadi bi şekilde aldın diyelim, taksitlerini nasıl ödeyeceksin?
***
İşte bütün bunları düşündüğümüz için kılı kırk yarıyoruz, adı geçenlerden bazıları için olmaz diyoruz.
Ve de 'Siz de kimseyi beğenmezsiniz zaten’ cevabını yiyoruz..
***
Niye beğenmeyelim kardeşim niye?
Yani cümle alemin 'iyi 'dediğine biz niye kötü diyelim..
Hepsi bir şekilde kendisini ispatlamış isimler..
Lakin bizim derdimiz Trabzonspor..
Öyle bir kritik noktadayız ki, bir miktar toparlanmaya başlayan hesaplar bir kez daha şaşarsa herkes kaçar sen ortada kalırsın..
Cıscıbıl..
Anlatabildik mi?
Sanmam ama biz aynı teraneyi sürdüreceğiz..
Asgari ücret maaşımla bana Mercedes araba aldıracak hocayı istemem..
Boş vaatlere inanıp değil boyumdan Trabzon'dan büyük yükün altına giremem..
Kaldı ki pahalı transferler ve Trabzonspor 'un başarı formülünü bilmeyen Hocalar Trabzonspor için hep hüsran olmuştur..
Oysa formül bellidir:
Sen de olanı değerlendireceksin, olmayanın da bütçene uygununu alacaksın...

Üstelik hesabını kitabını bilmezsen şampiyonluk da kurtuluş değil..
Bak, Galatasaray iki kez art arda şampiyon oldu, battı!
Beşiktaş art arda iki şampiyonluk yaşadı, battı!..
Yok ya..
He ya ne sandın..
Niye ki?
İşte bu hesabı, kitabı iyi yapamadıkları için..
Peki ne yapıyorlar?
Ağlıyorlar, 'limit, limit'
Kalmadı paraları alacak iki simit!
***
'Öyle diyorsun ama birileri limit, mimit dinlemiyor'
Sen kendini onlarla kıyaslama..
Onların arkasında koçlar var koçlar..
Senin ise ananı ağlatır ağır borçlar..
Bir Ahmet Suat, bir Özkan Sümer'de yok ki artık toplasın..
Peki o zaman ne yaparım?
'Bir zamanlar maziye bak' diyerek ha bire eski günleri ararsın..
'Ben ne yaptım?' diye sabah-akşam yanarsın..
Son pişmanlık fayda etmez..
Sonra demedi dema!..
Son olarak bakın futbol ordinaryusu Özkan Sümer büyüğümüz taa kaç sene önce neler söylemiş bu konuda:
Başarının dört temel birleşimi vardır; Kendini bileceksin, ihtiyaçlarını bileceksin, ne yapman gerektiğini ve nasıl yapman gerektiğini bileceksin. Ancak çoğunlukla karşımıza şu çıkıyor; başkası için iyi olanın bizim için de iyi olabileceği yanılgısı. Bundan kurtulmadığımız takdirde kendimiz olmamız ve kendi değerlerimizi üretmememiz, kendimizi etkinleştirmemiz yanı sıra bir sonuç üretmemiz kolay olmayacaktır.”
 
KAZANAN DA KAYBEDEN DE GİTTİ!


Deplasmanda Trabzonspor'u 3-1 geriden gelip 4-3 mağlup ederek büyük bir başarıya imza atan Kasımpaşa'da teknik direktör Mehmet Altıparmak'ın görevine son verilmiş. Aynı maç Trabzonspor Teknik Direktörü Eddie Newton'un da sonu olmuştu.
Hadi kaybedeninkini anladık da kazanının da bileti kesilmiş..
İlginç!

NEVZAT AYDIN ŞAŞIRTMADI!
 

Yemeksepeti'nin CEO’su, Trabzonspor'un eski yöneticilerinden Nevzat Aydın, İzmir depreminde enkazdan 65 saat sonra kurtarılan Elif bebeğin tüm eğitim masraflarını üstleneceğini duyurdu.
Nevzat Bey bu tür işlerde ilk koşanlardan oluyor.
Kutluyorum.
Sağolsun,varolsın..
Ve de helal olsun.
 
OLMASI GEREKEN TRABZONSPOR
 

Van der Saar: "Hem yarışmacı olmak hem de üretmek zorundayız. Eğer futbolcular Ajax'ta çok uzun süre kalırsa, yerine altyapıdan oyuncu gelmez. Sezon sonunda takımdan ayrılacak olan 5 futbolcu şu an belli, onların yerine gelecek olan 5 futbolcu da belli.”
 
HEKİMOĞLU İYİ İŞ BECERDİ
 

Sahasındaki Uşakspor yenilgisinden sonra teknik direktörüyle yollarını ayıran 2. Lig’deki temsilcimiz Hekimoğlu Trabzon, Trabzonspor'un eski stoperlerinden deneyimli teknik adam Osman Özköylü'ye takımı emanet etti. Bence Celil Başkan çok iyi iş yaptı. Çünkü Osman kardeşimiz, tecrübesiyle, hırsıyla ve daha  önemlisi teknik direktörlükteki donanımıyla Hekimoğlu'nu istediği hedeflere ulaştıracaktır..
İki taraf için de hayırlı olsun..
 
ATMACA'NIN SÖRLOTH’U REMY
 

Çaykur Rizespor’un Fransız golcüsü Loic Remy ligde oynadığı 7 maçta attığı 6 golle takımını sırtladı.  Sezon başında bonservis bedeli ödenmeden kadroya katılan 33 yaşındaki oyuncu, performansıyla Yeşil-Mavililerin yüzünü güldürürken adeta Sörloth’un geçen sezon Trabzonspor'daki günlerini anımsatıyor..
Bu arada Sörloth yeni takımı Leipzig'de forma giydiği 5 lig ve 1 şampiyonlar Ligi maçında henüz golle tanışamadı..
Haliyle de tepki görmeye başladı..

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
 
NEE, BURSA'YA KADAR YÜRÜDÜNÜZ MÜ?

 
Yıl 1977. Trabzonspor Amatör Takımı son 4 ekibin kaldığı finallerde Ankara'da yapılacak maçlar için Apaydın Otele yerleşmiş maçların başlamasını bekliyor. Antrenör Özkan Abi (Sümer) Yardımcısı Ömer Abi (Uzun). Kadro çok güçlü ve renkli, hatırladığım kadarıyla Krem Yavuz, Galip Değerli, Raci Özkara,Ufuk Şiranlı, Güngör Şahinkaya filan var.. Biz de Ankara'dayız, Tabi otelde, antrenmanlarda takımdan ayrılmıyoruz

Rahmetli Bülent Ecevit'in 'Karaoğlan' olduğu yıllar ve tüm Türkiye yakında yapılacak seçime kitlenmiş.. Öğleden sonra otelin yanındaki Kızılay'a çıkan caddede bir kıyamet koptu. 'Ne ezilen, ne ezen insanca hakça bir düzen' Toprak işleyenin, su kullananın' 'Geliyor, geliyor Kıbrıs Fatihi Karaoğlan geliyor' sloganları yeri göğü inletiyor. Ömer Abi, Krem Yavuz, Galip hatırladıklarım bir grup caddeye indik, Ecevit otobüsün üzerinde bayraklar, flamalar, şarkılar ve binlerce insan sel gibi Oran'daki parti binasına gidiyorlarmış.

Biz de takıldık kafilenin peşine, Oran'a kadar gittik ve döndük. Tabi bir hayli uzun yol geç kaldık, hava kararmış vaziyette otele döndük. Lobiye girişte Özkan Abi çıktı karşımıza.. Meğer takım akşam yemeğini yiyip odalarına çekilmiş. 'Ne o hocam' dedi, Ömer Abi'ye, 'nerelerdesiniz?
'Abi, Servet'le takıldık Ecevit'in konvoyunun peşine, Orhangazi' ye kadar gittik, bu yüzden geç kaldık’ dedi.
Tabi Ömer Abi'nin Oran diyeceğine şaşırıp 'Orhangazi' demesini kaçırır mı Özkan Abi..
Hemen golünü attı!
'Nee' dedi, 'Bursa'ya kadar yürüdünüz mü?