Büyük hocalar, futbolcularını hem saha içinde hem de saha dışında yönetmeyi bilmeli, onların ruh hallerini, düşüncelerini çok iyi analiz ederek ona göre hareket etmelidir. Ancak ne yazık ki bizim hocamız, sezon ortasında bazı oyuncularla psikolojik olarak çatışma yaşamıştır. Bu da birçok futbolcumuz üzerinde olumsuz bir etki yaratarak maçlardaki performanslarını düşürmüştür.

Örneğin Banza, Zubkov, Sikan ve Mendy gibi takıma büyük katkılar sağlayabilecek oyunculara karşı sergilenen tavra bizzat şahit olduk. Bu durumu birçok taraftar da görmüş ve hocanın bu davranışlarını açıkça kınamıştır. Bizler de bu tür yanlış tutumlara karşıyız. Çünkü bu davranışların zararı doğrudan Trabzonspor’a yansımıştır. Bu yazıyı da bir uyarı niteliğinde kaleme alıyoruz.

YAKIŞMAYAN GÖRÜNTÜ

Fatih Tekke soyunma odasındaki konuşmasını üçüncü lig takımlarında bile olmayan bir şekilde görüntületiyor ve paylaşımla insanlara gösteriliyor. Bu tip bir davranış bizim hocamıza hiç mi hiç yakışmaz. Tabii ki oyuncularını motive edip hırslandıracaksın fakat bunu sosyal medyada yayınlatmak ki bunu bizim gibi büyük bir takımın hocası kesinlikle yapmamalıydı üç beş taraflara belki doğru gelebilir ama Trabzonspor gibi büyük bir takımın hocasına ise hiç yakışmayan davranıştır.

TALİHSİZ BENZETME

Hocamız bir konuşmasında da şöyle diyor: “Trabzonspor’daki oyuncuların kaç tanesi Galatasaray’da ve Fenerbahçe’de oynayacak kapasitede?”. Peki bunu duyan oyuncular küçük düşürdüklerini anladığın zaman nasıl kendilerini maçlara versinler. Böyle talihsiz beyanlar Trabzonspor’u kesinlikle yıpratır. Ayrıca oyuncular üzerindeki oynama isteğini yok ederken hocaya karşı da saygıları olmaz bunları tecrübeye dayanarak söylüyorum böyle yanlış hal ve davranışları göz ardı edemeyiz. Gelecek sezon bu tip konuşmalara ve davranışlara hiç girmemek lazım. Biz büyük takım isek hocamız da bazı konularda uyarıp doğrularını yapmasını biz büyük abiler olarak tecrübelerimizi onlarla paylaşmayı da görev olarak biliyoruz. Benim görevim eleştirerek doğru yolu göstermektir kimseyi kırmak değildir.

YÖNETİMSEL HATALAR

Bir diğer önemli konu ise yönetimimizin yanlış transfer politikasıdır. Futbolu bırakma yaşına gelmiş oyunculara uzun vadeli sözleşmeler yapıyor, böylece kulüp kaynaklarını israf ediyorsunuz. Ayrıca sık sakatlanan oyuncuların alınması da ayrı bir sorundur. Bu oyuncuların çoğunun takıma uyum sağlayamayacağı baştan belliyken, üstüne para vererek başka kulüplere kiralanmaları kulübü zor durumda bırakmaktadır. Buradan sayın başkanımıza ve yönetim kurulumuza sesleniyorum: İzleme ekibini tamamen değiştirmelisiniz. Aksi takdirde bu hatalar sizin başınızı ağrıtır. Bu zarar yine Trabzonspor’a olur. Yeter artık! Trabzonspor bir “Düşkünler Yurdu” değildir. Bu eleştirilerimi ve önerilerimi tamamen Trabzonspor’un menfaatlerini gözeterek yapıyorum. Kimseyle kişisel bir sorunum yoktur. Ancak Trabzonspor’a zarar veren kim olursa olsun, karşısında olurum.

PRİM SKANDALI

Trabzonspor’un 19 yaş altı takımı Avrupa ikincisi olarak tarih yazdı. Fakat bu çocuklarımızın analarının ak sütü gibi helalinden hak edip kazandıkları primlerini, hiç ilgisi olmayanlar fazlasıyla ceplerine indirmişler. Altyapı Koordinatörü Güngör Şahinkaya, bu primlerin bir havuzda toplanmasını ve sonunda da futbolcular ile hocalara dağıtılmasını öngörerek bu yönde bir söylemde bulunmuş olsa da, onun bu doğru ve adil söylemini kimse dikkate almadı. Primlerin alakasız kişilere dağıtıldığını duyduğumda şok oldum. Meğer gerçekten doğruymuş; araştırdım ve doğruluğunu öğrendim. Bakın kimler bu küçük evlatlarımızın hakkına çökmüş! Trabzonspor Kulübü’nde görev yapan biri 500.000 TL, diğeri 300.000 TL olmak üzere bu paraları ceplerine indirmişler. Bu durum, Trabzonspor Kulübü için büyük bir rezalettir. Eminim ki bu çirkin olaydan başkanımızın haberi yoktur. Ben bu rezaleti gündeme taşımaya ve hak edenlerin hakkını savunmaya devam edeceğim. Çünkü böyle bir skandalın Trabzonspor gibi büyük ve köklü bir kulüpte yaşanması, şahsen beni çok derinden yaralamıştır.