Trabzonspor 22 Şubatta deplasmanda Gaziantep’i 2-1 mağlup ettikten 1 gün sonra, Fenerbahçe de sahasında Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalıpta bu takımla aradaki puan farkı 5 e inince, 24 Şubata ‘Trabzonspor 3.lükten iyisini elde edebilir’ başlıklı bir yazı yazıp şunları söylemişiz.

Papara Park’ta aldığı Fenerbahçe yenilgisiyle ‘Artık üst sıralar hayal oldu ‘ denilen Trabzonspor, özellikle sahasında çok etkili oynayan Gaziantep’i evinde devirip 3 puanı cebe atarken, Lider Galatasaray’ın Konya’da 3 puan bırakması,2.Fenerbahçe’nin de Kadıköy’de Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalarak 2 puan kaybetmesi ile Trabzonspor’la bu takımlar arasındaki puan farkı 3 puanlı bir sisteme göre iki maça bakarken, Bordo-Mavililer için en azından ligi ikinci sırada bitirmek de hayal olmaktan çıktı bence..

Hele de çok çok büyük paralarla getirilen ancak şu ana kadar gerekli katkıyı yapamayan isimlerin daha çok tartışılmaya başlayacağı,

Düşündükleri kadar süre alamadıkları için zaten kızgın olan, alacakları garanti yabancıların teselli bulmak için İstanbul’un çok cazip ve farklı ortamlarına deplase olabilecekleri,

Yıllardır hasret kaldıkları şampiyonluğa ulaşmak için ‘Bu sene o sene’ diyerek umutla yola çıkan Sarı-Lacivertli taraftarların hiç te sürpriz olmayacak tepkilerini..

Ve hatta alınacak bir, iki beklenmedik sonuç karşısında teknik direktör Todescu’nun bavulunu toplamak zorunda kalacağı,

Yazılı ve görsel medyada yazıp konuşan, bazıları teknik adamlığa hevesli olduklarından fırsat kollayan eski futbolcuların da çabasıyla! Fenerbahçe için umutla başlanan bir sezonun daha hüsranla bitmesi hiç te olmayacak bir ihtimal değildir.

Nitekim gelinen noktada 3. sıradaki Trabzonspor ile 2.Fenerbahçe arasındaki 5 puanlık farkı sıfırlamış, iş sadece averaja kalmıştır.

Üstelik kalan 8 maça bakıldığında Trabzonspor daha avantajlı durumdadır.

Bu yüzden artık kazanmaya odaklanmak zamanıdır.

Yendi mi, yendi..

İşlem tamamdır, gerisini fazla karıştırma.

Yok efendim, ‘Filanca niye oynadı, falanca ne yaptı, habu formayı nasıl kaptı, hoca tribüne niye yan baktı’ artık gereksiz teferruat haline gelmiştir.

Şimdi onun değil, sonuç zamanıdır.

Çünkü işin ucunda Avni Aker’den sonra Papara Parkta’ da eskilerin unutmak üzere olduğu, gençlerin ise hiç duymadıkları o güzelim Şampiyonlar Ligi müziğini dinlemek var..

Değmez mi?

En büyük pay Tekke’nin

Sahadaki oyuncularının önce tamamı ,sonra da çoğunluğu Trabzonlu olan bir Trabzonspor özleminin altında yatan şey, ne dar bölge milliyetçiliğidir ne de şudur, budur..

Bunun tek sebebi yense de yenilse de sahada ölümüne verilen tekmeye kafa uzatan mücadeledir.

Ve de Trabzonlu futbolcuların azaldığı dönemlerde bu yönde zaaf yaşandığı içindir bu özlem..

Gerçi sonrasında Trabzonlu futbolcuların bir kısmı da bu özellikten yoksun davrandılar ama , orayı geçelim, şuraya gelelim.

Bugünün sahaya en fazla 1 Trabzonlu, hatta bazı maçlarda sıfır yerli futbolcuyla çıkan Trabzonspor sonuç ne olursa olsun her maçta canını dişine takıyor, ortaya üstün bir mücadele koyuyor.

Ve de taraftar, futbolcu, antrenör, yönetici, yazan, radyodanda TV lerde koşuşan biri olarak ömrünün yarım asırdan fazlasını futbola vermiş biri olarak diyorum ki; Bunda en büyük pay sahibi teknik direktördür..

Bu yüzden bıraktık puan olarak Trabzonspor’u getirdiği yeri, sırf bu yüzden bile Fatih Tekke büyük bir takdiri ve alkışı hakediyor.

Kutluyoruz Hocam..

Umutları boşa çıkarma Umut!

Trabzonspor’un Konyaspor’dan 1,5 yıllık sözleşme ile kadrosuna kattığı santrafor Umut Nayır ,bizim de beğendiğimiz , hatta kiralık olarak Giresunspor’da forma giyerken de alınmasını istediğimiz bir oyuncudur.

Trabzonspor'a uygun santrafor özeliğinin dışında, açıkta da oynayabilen yapısı,

bilebildiğimiz kadarıyla da bilgili, görgülü ve sorumluluk sahibi, aidiyet duygusu olan bir kişiliktir.

Gelelim sadede;

Alışma, uyum dönemi bittiğine göre de artık gerçek Umut’u gösterme zamanı gelmiştir.

Zira şimdiye kadar bulduğu şanslarda Ounachu’ya yaptığı bir asist dışında beklediğimiz Umut’u göremedik..

Haydi Umut, umutları boşa çıkarma..

Kırmızıyı da söyle hocam!

Trabzonspor karşısında özellikle ikinci yarıda etkili bir futbol sergileyip müsait pozisyonlar da bulan Rizespor, bunları değerlendiremeyince, Trabzonspor sahadan Onuachu’nun golüyle 3 puanla ayrılan taraf oldu.

Rizespor’un değerli teknik direktörü Recep Uçar maçtan sonra yaptığı açıklamada verilen 3 dakikalık uzatma için sahada da tepki gösterdiği hakemi eleştirip sanki bu yenilgiyi buraya bağladı.

Lakin bir de aynı hakemin ve de VAR’daki Eren Özyemişçioğlu’nun yedikleri 71. dakikada Papanikaolou’nun Folcarelli’ye yaptığı Dünyanın her yerinde karşılığı tartışmasız kırmızı kart olan kemik kıran müdahalesi var.

Sayın Hocam;

3 dakika uzatmada haklı olabilirsiniz ama, yaklaşık 25 dakika 10 kişi oynanak ta vardı.

Rizespor’u seviyoruz ve başarılı olmanızı istiyoruz.

Haydi rastgele

‘Orhan golü attı ben bayıldım’

Kritik maçlarda atığı inanılmaz gollerle Trabzonspor taraftarını aklına ve gönlüne kazınan eski futbolcumuz, son olarak Fatih Tekke’nin ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapan Küçük Orhan ( Kaynak) da diğer 4 futbolcu kardeşi ile aynı kaderi paylaşıp kalıtımsal bir kalp sorunu yüzünden genç yaşta hayata veda etti.

Orhan deyince akla Galatasaray’dan Fenerbahçe’ye kadar pek çok maçta attığı goller gelir ama, bunlar arasında Trabzonspor’un 1994’te UEFA Kupası ikinci tur maçında İngiliz ekibi Aston Villa’ya her iki maçta atığı gollerin ayrı bir yeri vardır.

Trabzon’daki ilk karşılaşmanın 77. dakikasında benim de sahanın içinde kale arkasında bulunduğum sanat okulu tarafındaki kaleye Hami’nin kornerden gönderdiği topu kafayla Aston Villa kalesine gönderip maçı 1-0 kazandıran rahmetli rövanşta da 10 kişi kalan Trabzonspor 1-0 yenikken 92. dakikada Aston Ville filelerini bir kez daha havalandırarak 3. turu getirip sadece Trabzon’u değil, tüm Türkiye’ yi sevince boğmuştu.

Bu maçla ilgili dönemin Trabzonspor Genel Sekreteri Ali Zafer Özdemir’den dinlediğim bir anıyı paylaşıyorum:

Dönemin Trabzon valisini de eşiyle birlikte davetli olarak İngiltere’ye maça götürmüştük.

Locadan maçı izliyoruz.

Tam Orhan golü attı, ben hem turu geçecek olmanın ,hem de bunun için UEFA ‘dan gelecek paranın sevinciyle baygınlık geçirdim.

Yüzüme su filan vurdular kendime gelir gibi oldum, Vali ‘Ne oldu sayın Özdemir’ deyince ‘ Elimle de işaret yaparak sayın valim para, para demişim.

O paraya o kadar çok ihtiyacımız vardı ki.

Zira, Arçil ve Şota’yı ikinci dönemleri için Trabzon'da bekletiyoruz ama para olmadığı için peşinatlarını verip bir imza attıramıyorduk.

Bu parayla o işi hallettik..

‘1 Lig beni kesmez ‘

Meslekteki liyakat ve becerisiyle sadece Trabzon’un değil ,tüm Türkiye’nin gururu, yurtdışı konferanslarının da aranılan ismi olmasının yanında, insanlığıyla da gönüllerde yer bulan Karadeniz Teknik Üniversitesi Hematoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sönmez, Hocamızın facebookta Sebat Gençlik Başkanı Atalay Armutçu ile bir fotoğrafını görünce, futbol sohbetine girdik önceki gün kontrole gittiğimizde.

‘Karabük’te yenildi ama bu hafta sahasında kazanır ,haftaya da küme düşmesi kesin gibi olan Çayeli’ni deplasmanda yenerse, 3. maçta burada tur atıp kalan 2 maçı beklemeden 2. lige çıkar’ deyince .

‘Öyle ikinci Lig, 1. Lig anlamam, Sebat, Süper Lig’de olmalı dedi’ sayın hocam..

Ben de her ne kadar ‘ 1.Ligde kalıcı olup Trabzonspor’a da pilotluk yapmalı Süperde Trabzonspor yeter’ dediysem de, ‘Beni 1.lig kesmez. En üstü olmalı’ diye ısrar etti.

Sonra düşündüm de Sebat bir ara Süper Ligdeyken Kazım Kolotoğlu , Mevlüt Selami Yardım gibi başkanları olsaydı, hala oradaydı..

Rahmetleri bol, mekanları cennet olsun..

İLBER ORTAYLI’NIN ANISINA

‘Cahilden korkmam.

Yarı cahil çok tehlikelidir

Devlet, bürokrasi ve sahat dünyası bunlarla doludur.’

Futbol