Trabzonspor’un mali tabloları açıklandı. Rakamlar büyük. Milyarlar havada uçuşuyor. Böyle olunca futbol kamuoyunun bilançoyu anlaması da giderek zorlaşıyor. Oysa bazen yapılması gereken çok basittir; rakamların yan yana ne söylediğine bakmak.

Önce hakkını teslim edelim. Trabzonspor’un bilançosunda geçen döneme göre önemli bir iyileşme var. Toplam yükümlülükler yaklaşık 16,42 milyar TL’den 11,42 milyar TL’ye gerilemiş. Özkaynaklar 6,49 milyar TL’den 12,16 milyar TL’ye yükselmiş. Hasılat da 3,15 milyar TL’den 3,96 milyar TL’ye çıkmış. Bunlar önemsiz gelişmeler değil. Ama bilanço okumak yalnızca iyi görünen rakamları yan yana koymak değildir. Trabzonspor’un gerçek ekonomik fotoğrafını görmek istiyorsanız başka rakamlara da bakmanız gerekiyor.

5,9 MİLYAR MI, 11,4 MİLYAR MI?

Kamuoyunun önce bu farkı bilmesi gerekiyor. Trabzonspor yönetiminin açıkladığı net borç 5,9 milyar TL. Finansal tablolardaki toplam yükümlülük ise 11,42 milyar TL. Hangisi doğru? İkisi de. Nasıl mı? Çünkü aynı şeyi anlatmıyorlar.

Yönetim; kısa - uzun vadeli borçlardan, dönen varlıkları, enflasyon muhasebesinden kaynaklanan, nakit çıkışı gerektirmeyeceğini belirttiği bazı kalemleri ve ilişkili taraf hesaplarını netleştirerek 5,9 milyar TL'lik rakama ulaşıyor.

11,42 milyar TL ise finansal tablolardaki toplam yükümlülük. Dolayısıyla kamuoyuna yalnızca; “Trabzonspor'un borcu 5,9 milyar TL” demek ekonomik tablonun tamamını anlatmıyor. Doğru cümle şu: Trabzonspor yönetiminin açıkladığı net borç 5,9 milyar TL; şirketin bilançosundaki toplam yükümlülük 11,42 milyar TL. Bu ayrıntı değil. Bilanço okumanın başlangıç noktası.

BORCUN NE KADARI KAPIDA?

Asıl dikkatimizi çeken rakam başka. 11,42 milyar TL'lik toplam yükümlülüğün yaklaşık 7,93 milyar TL'si kısa vadeli. Yani yaklaşık yüzde 70'i bir yıl içinde yönetilmesi gereken yükümlülüklerden oluşuyor.

Kısa vadede kullanılabilecek dönen varlık ne kadar? 2,11 milyar TL. Basitleştirelim. Bir tarafta bir yıl içinde karşılanması gereken yaklaşık 7,93 milyar TL. Diğer tarafta 2,11 milyar TL dönen varlık. Aradaki fark yaklaşık: 5,82 milyar TL. Daha çarpıcı olanı ise kasadaki nakit. 55,7 milyon TL.

İşte bilanço tartışmasının bizce başlaması gereken yer burası. Borcun yalnızca büyüklüğü değil, ne zaman ödeneceği ve o ödeme geldiğinde kasanın ne üretebildiği önemlidir.

Burada Trabzonspor lehine önemli bir nokta var. Klasik anlamdaki banka kredilerinin bilanço üzerindeki baskısı oldukça sınırlı görünüyor. Kısa vadeli borçlanmalar yaklaşık 35,6 milyon TL, uzun vadeli borçlanmalar ise 185,5 milyon TL düzeyinde.

Demek ki sorun sadece “bankalara borçlandık” hikayesi değil. Asıl yük başka yerde. Toplam ticari borç yaklaşık 3,12 milyar TL. Bir başka dikkat çekici kalem ise çalışanlara sağlanan faydalar kapsamındaki kısa vadeli borçların 2,72 milyar TL. seviyesinde olması.

Üstelik karşılaştırmalı dönemde bu rakam yaklaşık 878 milyon TL seviyesindeydi. Bu rakamın tamamına “futbolcu borcu” diyemeyiz. Finansal tablolar bize böyle bir ayrıştırma imkanı vermediği sürece bunu söylemek doğru olmaz. Ama çalışanlara sağlanan faydalara ilişkin kısa vadeli yükümlülük neden 878 milyon TL'den 2,72 milyar TL'ye yükseldiğini rahatlıkla sorabiliriz..

BİLANÇO NASIL GÜÇLENDİ?

Özkaynaklardaki değişim gerçekten dikkat çekici: 6,49 milyar TL'den 12,16 milyar TL'ye. Yaklaşık 5,66 milyar TL'lik artış. Bunu yönetim elbette başarı hanesine yazabilir. Ancak bunun tamamını futbol ekonomisinin ürettiği değer olarak okumak doğru olmaz. Aynı dönemde ciddi sermaye işlemleri gerçekleştirildi. Finansman faaliyetlerinden sağlanan net nakit yaklaşık 8,23 milyar TL., Pay ihracından sağlanan nakit ise yaklaşık 8,38 milyar TL. Demek ki Trabzonspor bilançosunu önemli ölçüde finansal yeniden yapılandırmayla güçlendirdi.

Bunda yanlış bir şey yok. Tam tersine, borç baskısını azaltmak ve özkaynağı güçlendirmek yönetimin görevidir. Ama ekonomik sürdürülebilirliğin ölçüsü kulübün kendi faaliyetlerinden para üretebilip, üretemediğiyle bağlıdır. İşte oraya geldiğimizde tablo değişiyor.

FUTBOL KENDİ PARASINI ÜRETEMİYOR

Trabzonspor'un hasılatı: 3,96 milyar TL., satışların maliyeti: 6,75 milyar TL. Ortaya çıkan ticari brüt zarar: Yaklaşık 2,80 milyar TL. Esas faaliyet zararı: 4,21 milyar TL. Bu rakamların Türkçesi çok basit: Trabzonspor gelirini artırmış ama faaliyetlerinin maliyetini karşılayabilecek gelir seviyesine henüz ulaşamamış. Bizim açımızdan bilançonun en önemli rakamlarından biri daha işletme faaliyetlerinden nakit akışı: Eksi 7,77 milyar TL., buna karşılık finansman faaliyetlerinden: Artı 8,23 milyar TL.

Yan yana koyduğunuzda ortaya rahatsız edici ama tartışılması gereken bir fotoğraf çıkıyor... O da futbol işletmesinden çıkan nakdin önemli bölümünün finansman ve sermaye kaynaklarıyla karşılanması. Bugün bunun kaynağı bulunabilir. Peki yarın?

ASIL SORULMASI GEREKENLER

Biz yönetimin yerinde olsak bu rakamlardan rahatsız olmayız. Tam tersine ayrıntılı biçimde açıklarız. Trabzonspor kamuya açık bir şirket. Dolayısıyla taraftarın da yatırımcının da bunları sorması son derece doğal..

7,93 milyar TL kısa vadeli yükümlülük hangi kaynaklarla karşılanacak? Çalışanlara sağlanan faydalar kapsamındaki borç neden 2,72 milyar TL'ye yükseldi? 3,12 milyar TL ticari borcun ne kadarı transferlerden kaynaklanıyor? 7,77 milyar TL negatif işletme nakit akışının ne kadarı olağan, ne kadarı tek seferlik işlemlerden oluşuyor?

Ve en önemlisi.. Sermaye işlemlerinin sağladığı rahatlama tamamlandığında Trabzonspor kendi faaliyetlerinden pozitif nakit üretmeye nasıl başlayacak? Bunlar muhalefet değil, bilanço soruları.

GERÇEK BAŞARI ŞİMDİ BAŞLAYACAK

Ortada bir yeniden yapılandırma olduğu açık. Toplam yükümlülük azalmış, özkaynak güçlenmiş. Gelir artmış. Banka borcu baskısı sınırlı. Bunların hepsini teslim edelim. Ama aynı bilançoda; 7,93 milyar TL kısa vadeli yükümlülük, 2,11 milyar TL dönen varlık, 2,72 milyar TL çalışanlara sağlanan faydalar kapsamındaki borç, 3,12 milyar TL ticari borç, 4,21 milyar TL esas faaliyet zararı ve 7,77 milyar TL negatif işletme nakit akışı da var.

Dolayısıyla çıkardığımız sonuç şu... Bilanço iyileşse de ekonomik model henüz iyileşmesini tamamlamadı. İkisi aynı şey değil. Sermaye artırabilirsiniz. Varlık değerlendirebilirsiniz. Borçları yeniden yapılandırabilirsiniz. İlişkili taraf hesaplarını azaltabilirsiniz. Bunların hepsi finansal yönetimin araçlarıdır. Ama futbol kulübünün gerçek ekonomik bağımsızlığının tek bir ölçüsü vardır o da kendi faaliyetleriyle kendi nakdini üretebilmektir. Trabzonspor'un önündeki gerçek sınav artık transfer, sermaye artırımı ya da borcun hangi tanımla açıklandığı değil, futbolun kendi parasını kazanabildiği bir kulüp oluşturabilmektir...

O gün geldiğinde 5,9 milyarı da 11,4 milyarı da tartışmaya gerek kalmaz. Bilanço kendisini anlatır!...