KTÜ Farabi Hastanesi’nde bir hastanın yaşadıklarını kaleme aldığım yazımla ilgili olarak çok sayıda telefon ve mail aldım.
21. yüzyılda bir hastanın Devlet hastanesinde ücretle muayene olmasını ve bir Profesörün dekanserli bir hastanın 112 lirasına mahkûm bırakılmasını eleştirmiştim.
Çok arayanlar da oldu.
“Önemli bir yaraya parmak bastınız. Ama para almadan hastasını muayene eden profesörlerimiz de varonların hakkını yememek lazım” dediler.
Haklılar, hem de sonuna kadar.
Öyle hocalara asla sözümüz yok, olamaz da.
Bir Mehmet Sönmez, bir Mithat Kerim Aslan, bir Halil İbrahim İmamoğlu, bir Hasan Dinç, bir EtemAlhan, bir Hasan Dinç hastasını ücret almadan muayene eden, ameliyat yapan isimlerden sadece bir kaçı.
Aldığım önemli telefonlardan biri de Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’ndandı.
Kutladı.
Toplumun kanayan yarasına parmak basıldığında her defasında arar takdir eder. Bu da önemli bir yönetici meziyetidir; herkes yapmaz.
Gümrükçüoğlu toplum menfaatlerine olan her eleştiriden payına düşeni alır, hatta tebrik eder.
Çoğu zaman “Gözden kaçanlara dikkat çektiğiniz için de” teşekkür eder.
Farabi Hastanesinde yaşananlarla ilgili yazdıklarımdan hem duygulandı hem de o hasta psikolojini yüreğinde hissetti.
Bir hekim olarak üzüntülerini ifade etti.
Duyarlılığına teşekkür ediyorum.
2007 yılında Recep Akdağ Sağlık Bakanı olduğu dönemde Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu da Sağlık Bakanlığı Müsteşarıydı.
Türkiye’nin sağlık alanında çağ atlamasına ve yeni reformların yapılmasının mimarlarıydı.
Hastanelerdeki kuyrukları onlar eritti, hekim seçme hakkını onlar getirdi. Hasta hakları kurulunu onlar oluşturdu.
Hekimleretam gün yasasınıda onlar getirdi.
O başlı başına bir reformdu.
Bir anlamda yıllarca sürenhastayı sömürme düzenine son verme operasyonuydu.
Hekimlere karşı bir harekâttı.
Tam gün yasasını getirmişlerdi.
Doktor ya hastane ya da özel muayenehanesini tercih edecekti.
Devlet hastanesinde 3 bin lira maaş isteyen kalacak, yok ben ayda 10 bin lira kazanmak istiyorum diyen de muayenehanesine gidecekti.
Devlet gücü bu kadardı. (Bugün bir pratisyen hekimin maaşı 4 bin 300 lira döner sermaye hariç)
Devleti yaşat ki millet yaşasın. Veya insanı yaşat ki devlet yaşasın.
Muayenehaneyi tercih edenler birkaç ay sonra hastanelere geri dönmüş.
Ve bir düzen de böylece yıkılmış oldu.
Önce muayenehaneye gel sonra hastaneye devri bitmiş.
Bıçak parası, ayılma bayılma parası dönemi de sona ermiş.
Tıp Fakültelerinde görev yapan doktorlar için de aynı yasa geçerliydi.
Hekimler direndi, eylemler yaptı, meydanlara döküldü, işi bıraktı ama hükümet geri adım atmadı.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Müsteşar Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu pirim vermedi.
Ancak Üniversitelerin tıp fakültelerinde aynı durum olmadı. Ayakta duramadılar ve yasayı deldirdiler.
Rektörlük seçimlerinin yaşandığı tıp fakültelerinde ne yazık ki tam gün yasası feda edildi.
Özel muayene ve ücretli muayene seçim rüşveti olarak verildi.
Tıp Fakültelerinde görev yapan hekimlere muayene açma hakkı tanındı, eski sisteme geri dönüldü. Hastanede ücretli muayene dönemi başladı.
Artık hocanın işini asistanlar yapıyor, hocaya muayene olmak isteyen hastalar da bedeli mukabilinde olabiliyor.
Eeeeiş böyle olunca da hastanede sabahın saat 8.00’inde sıra dolar, parası olmayan da geri döner. Ve ücretli muayene dönemi başlamış olur.
Olan kime oldu.
Vatandaşa, garibana. Garip gurabaya
Ne için
Rektörlük seçimleri için.
Buna rağmen fakülte hastaneleri borçtan batıyor.
Tam gün yasasını getiren Recep Akdağ 3,5 yıl aradan sonra yeniden bakanlık koltuğuna oturunca yarım kalan işler de tamamlanır umarım.
Yeniden bir ayar çeker sanırım.
Çok Okunanlar
Diploma Var Ama İş Yok: En Zor İş Bulunan Bölümler Belli Oldu
Enis Bardhi’nin Kaçırdığı Penaltının Perde Arkası Ortaya Çıktı
Umut Nayir’in Eşinden Trabzonspor’u Sarsan Sözler
Beşiktaş Transferde Trabzonspor’un Alamadan Vazgeçtiği İki Yıldızın Peşine Düştü
Trabzonspor Türkiye Kupası’nı Kazandı, Fatih Tekke’nin Ozan Tufan’a Yaptığı İşaret Gündem Oldu
Trabzonspor Kupayı Aldı Ama Finaldeki Detaylar Tartışma Yarattı