Muhabirliğe Trabzon Valisi Yılmaz Ergun’la başladık ve sırasıyla Enver Hızlan, Kemal Esensoy, Alaaddin Yüksel, İsmet Gürbüz Civelek, Adil Yazar, Aslan Yıldırım, Hüseyin Yavuzdemir, Nuri Okutan, Recep Kızılcık, Abdülcelil Öz, Yücel Yavuz, İsmail Ustaoğlu ve Aziz Yıldırım ile devam ettik.
Valilerimizin içinde en sert olanı Enver Hızlan idi. Sertliğine rağmen yerel ve yaygın gazetelerin muhabirlerinin ya sakalları ile ya da kiloları ile ilgili bir espri bulur ortamı ısıtırdı. Allah sağlığını versin.
Rahmeti rahmana kavuşan Kemal Esensoy, Alaaddin Yüksel, İsmet Gürbüz Civelek, Recep Kızılcık ve Yücel Yavuz’un mekanı cennet olsun.
Trabzon Valisi Aziz Yıldırım’ın 3.Senesi idi. Valilik görevinin 3. Yılında kararnameye giren ağırlıkla merkeze alınır, 4.yılı ve yukarısını çalışanlar ise terfi ederler. Edemezlerse bile küçük illerde yine Valilik koltuğuna otururlar.
Aralıksız 25 yıl Valilik yapan Hüseyin Aksoy tüm illerde 4 veya 5 yıl süreyle, Merkeze çekilen Valimiz Aziz Yıldırım ise Afyonkarahisar, Tekirdağ ve Muş‘ta 3’er yıllık valilik yaptı.
Trabzon kökenli Düzce doğumlu. Şalpazarı ile bağlarını koparmamış. Trabzon’da da mutlu idi.
Siyasette, Bürokraside bir gerçek vardır. Ne kadar başarılı olursanız olun devletin hafızası her yaptığınızı kaydeder ve başarılarınız kadar bunun üzerinden de sizi değerlendirir.
Öyle olmasa bu memleket ayakta kalabilir mi?
Trabzon Valisi babacan bir vali idi. Manevi yönü güçlü ve makamı kullanarak hava yapan biri değildi. Ancak bunlar Trabzon için yetmez!
Trabzon, dinamik, bölgesel, Uluslararası dengeleri ve ticareti bilen akademik derinliği olan valileri bekler hep.
Onun için Aziz Yıldırım zorlandı. İnanılmaz bir davet ve açılış yoğunluğu, Siyasi trafiğin hız kesmemesi Valimizi yordu.
Yorgunluk ve yoğunluk hatayı getirir. Hata yaparsanız da Bakanlık ve Cumhurbaşkanlığı çizgiyi çeker!
Bu ülkenin en hassas noktası Şehitler ve Gazilerdir. Çünkü onlar canlarını vermiş, uzuvlarını kaybetmişlerdir.
Trabzon’da Cumhuriyet Resepsiyonuna davet edilmeyen Gazi Pirağa Uzun’un konuyu basına yansıtması ile başlayan tartışmada, Ankara’dan hem de Cumhurbaşkanından kendisine davet gelince, Yıldırım’ın merkeze gideceği konuşulmaya başlamıştı bile.
Valiler, Gazilere haksızlık yapar mı? Yapmaz.
Unutulmuştur.
Sadece bu değil. Trabzon’un İstanbul’daki en büyük STK’sı Dernekler Federasyonu Genel Başkanına önce randevu verme, arkasından düzeltmeye çalış, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok yakından tanıdığı Özel Harekat eski Daire Başkanı Akçaabatlı hemşehrimiz Cemil Tonbul’u randevu için beklet, görüşmek isteyen Muhtarları Büyükşehir ve Ortahisar’a yönlendir! İşte o zaman kredin biter!
Bir Vali atandığı kente geldiğinde, Valiliğin, Özel Kalemin, Basın Biriminin, Sahanın hafızasını(Sami Ayan) Pasifize eder sonra da uzaklaştırırsa, kendi ayağına sıkar, merkeze gidişin taşları oradan döşenmeye başlar.
Aziz Yıldırım Düzce’de doğsa da Trabzon kökenlidir. Trabzon’un tarihini en iyi bilmesi gereken kişidir.
Dün Üniversitelerimizden bir Profesör aradı. Aynen şunları söyledi:
‘Trabzon Valimiz, Trabzon’un fethinde(1461) kuşatma ve çatışma olmadığını, Kommeneus’un şehrin anahtarlarını Fatih’e gönderme gönderdiği gibi bir tarih bilincine sahip olanlarla aynı düşüncededir. Vali beye en güzel cevabı TRT’nin “Mehmet/Fetihler Sultanı” dizisindeki Trabzon’un fethindeki çarpışma sahneleridir.’
Ben Trabzon valisinin ağzından duymadım ama tarihi araştıran ve çok güvendiğim birisi olduğu için bunu da sütuna almak istedim.
Şu da var, Trabzon çok zor şehirdir. Etrafına ne kadar dikkat edersen et, seni öğütebilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’ya çektiği valilere, aday göstermediği Belediye Başkanlarına çok sürpriz görevler de verebilir.
Hüseyin Aksoy buna dahildir..