Kantarın topuzunu kaçırmak. Abartmak. Aşırıya kaçmak. Salah yaylaya çıktı, Bir kayanın üstünde oturdu ya...

Dersiniz ki bir mübarek gelmiş kayaya el vermiş kaya da artık ziyaretgah olmuş.

Muhammed Salah ne güzel doğası var Trabzon’un yayla havası alayım diyerek yola çıkmış.

Az gitmiş uz gitmiş dere tepe gitmis .Düz yok ya Trabzon'da dere tepenin düzünü bulamamış.

Bu arada takip edenler de varmış Salah'ı acaba nerede oturup hem dinlenip hem de bir resim çektirecek diye.

Neyse.

Trabzon merkezden yola çıkan Salah,Maçka,Sumela Manastırı derken Cami Bogazı yaylasına gitmeden Kurtdere'nin akışını sevip bir kayanın üstüne oturuvermiş.

Manzara güzel,Kurtdere ayrı bir güzel.

Muhteşem tablo ve bir kayanın üzerinde oturan Salah...

Oldumu binlerce yıl akıp duran Kurtdere meşhur.

Eh o kadar olmasa da Salah da onlarca yıl meşhur.

Hemen yaratıcı fikirler devreye girer.

Yaylanın ismi birden değişip oluverdi Salah yaylası...

Sonra bir oturak yaptırırdık hemen kayanın yanına.

Bir de tabela taktık "Salah Yaylası" diye...

Tam da o sırada olayı takip eden komşu yaylacılar demezler mi "ula durun uşaklar oralar bizim yaylalar"

E ne olacak şimdi?

Al sana hukuki sorun.

Öyle ya senin olmayan yere nasıl banklar filan yapıp ta tesis alt yapısını oluşturmaya başlarsın.!!!

Kaya yerinde duruyor,gelin görünki çeşitli tevatürler var bank icin kayboldu diye...

Yavaş yavaş neden kayıp nereye gitti diye konuşuklar yapılmaya başlayınca neredeyse "dış güçler mi devreye girdi"yoksa?

Bank bir gecede kayanın yanıbaşından rüzgarla bir olup uçuruverdi mi uzak derelere....

Bu arada turlar,basındaki haberler,röportajlar,oturma eylemimin yapıldığı yerden canlı yayınlar başladı...

İşte "Salah'ın antreman sonrası dinlendiği yayla ve kayası" diye...

Kaya Salah kadar olmasa da o da meshur oldu.

Bu arada yine oralar bizim diye sesler yükselmeye başladı

komşulardan.

Neyse konu uzamadı

Yoksa Salah'ın aklı kalacaktı oralarda...Bugün kaç tur arabası geldi

kaç kişi kayama oturup resim cektirdi diye.

Bir de gece yatarken acaba kayam yerinde duruyor mu diye düşünüp uykusuz kalacaktı.

Şimdilik konu sessizliğini koruyor.

Ben Salah'a bir bilgi vereyim de kafasına ne kayayı ne de yaylayı taksın.

O bölge var ya Salah,yıllardır Kış Turizm Bölgesi olacak diye bekliyor.

Belki emekliliğinde gelirsin de güzel bir tatil yaparsın oralarda rahat rahat...

Kaldığın otelin penceresinden o muhteşem manzarayı izlerken yanındaki çocuğuna oturduğun kayayı da gösterirsin.

Ama oralarda o kadar kar yağarken senin kaya ancak yaz güneşinde ortaya çıkar.

Tarihe bir not düşelim "SALAH'IN KAYASI"nın olduğu yer diye bundan böyle tariflenecek bölge icin...

Ama "Kantarın topuzunu kaçırmak"ta da üstümüze yoktur.

Yanarım yanarım da her yaz oralarda çok oturmuşluğumuz vardır da bir kez bura da "İsmail'in kayasıdır" diyen olmadı ya ...

Birlerinin " şöhret öyle bir şey işte" dediğini de duyar gibiyim...

Son söz,Salah keşke o güzelim inek ve koyunlarımızla birlikte resim çektirseydi...

Belki o meşhur yaylacılığımızı, "hayvancılığımızı" hatırlardık.

Ama " yel kayadan ne alır" demiş eskilerimiz.

Koyun kuzu melemedikçe,çoban sürüsüyle otlakları gezmedikce yıl boyu kayada otursak ne olur?

Salah'tan önünde sürüsü çoban kıyafeti ile yaylacı olarak bir resim daha rica etsek üretime katkısı olur mu acaba...