Heyecan dorukta... Geçtiğimiz hafta Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı heyecanı yaşandı. Bu hafta da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) heyecanı yaşanıyor. YKS'nin dün ilk oturumu yapıldı, bugün ise ikinci oturumla tamamlanacak. Milyonlarca öğrenci ve veli aynı heyecanı yaşıyor.

LGS'ye giren öğrenciler çoktan yüzdelik dilim hesabına başladı.

YKS öğrencileri de bugün itibarıyla aynı sürecin içine girecek.

Hep daha çok net, daha az yanlış...

Sadece öğrenciler değil, veliler de yarış hâlinde.

Sonuç odaklı bir yarış bu.

Kolay değil elbette. İlkokuldan başlayıp yıllarca süren bir hazırlık süreci. İşin maddi tarafı bir yana, psikolojik boyutu çok daha fazla öne çıkıyor.

Beklenti büyük...

En iyi liseler, en iyi üniversiteler...

Hep "en iyi"ye odaklanmışız binlerce aile.

En iyisi dışındaki her şey, memnuniyetsizliğin ifadesi hâline gelmiş.

Oysa çocuklarımızın omuzlarında çok büyük bir yük var. Biz veliler bu yükü hafifletmek yerine beklentilerimizle yüklerini daha da artırıyoruz.

Ne için?

En iyi liseler, en iyi üniversiteler için...

Fakat sınava giren biz değiliz; çocuklarımız.

Gekeceklerini inşâ etmekte mahiriz; mutlu olacakları mesleklere yönlendirmek yerine akademi odaklıyız.

Seçimlerine izin vermiyoruz; biz ne dersek o olsun istiyoruz.

Sınav sonucuna göre çocuklarımız gözümüzde değer kazanıyor.

Yüzdelik dilimlere, puanlara göre değerlendiriyoruz onları.

Şıklar arasında yaptıkları tercihlere göre değer biçiyoruz. Optik formdan çıkan sonuç, neredeyse tek değerlendirme ölçütümüz.

Sadece optik form...

Çocuklarımız için tek değerlendirme ölçütü.

Defalarca hata yapıp aynı yanlışı tekrarlayan, hatalarından ders çıkarmak yerine bahanelere sığınan biz veliler, sıra çocuklarımıza geldiğinde sıfır tolerans gösteriyoruz. Kendi başaramadıklarımızı çocuklarımızdan bekliyoruz.

Hani biz veliydik?

Ne zaman öğrenci olduk?

Ne zamandan beri optik form, çocuklarımızın tek değerlendirme ölçütü oldu?

Sınavı geride bırakan tüm öğrencilerimize geçmiş olsun diyor, hayat yolculuklarında başarılar diliyorum...

Saygı ve Muhabbetle