Yeni sezona içlerinde Dünya yıldızı Salah’ta olmak üzere ses getiren transferlerle şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olarak giren ancak geride kalan 5 maçta 2 galibiyet 1 beraberlik ve 2 de yenilgi alarak topladığı 7 puanla 9. sırada yer bularak hayal kırıklığı yaratan Trabzonspor, cumartesi günü Papara Park’ta 13 puanlı lider Galatasaray’la karşı karşıya gelecek.
Bordo-Mavililer bu maçı kazandığında aradaki puan farkını 3 e indirmekten çok, kazanacağı güvenle şimdiye kadar olan negatif duyguları geride bıraktırıp coşturacağı taraftarıyla da yeniden şampiyonluk yarışının içinde olacak.

Beraberlik sevindirmeyecek ama çok da üzmeyecek.
Lakin hem de kendi saha ve seyircisinin önünde bir yenilgi daha işin başında herşeyi berbat edip zirve yarışında havlu attıracak.
Ve Trabzonspor için yakalanabilecek en büyük hedef, artık 3.lük, 4. lük olacak!
Bir ileri, bir geri!
Türk futbolunda başardıklarıyla haklı olarak ‘İlklerin takımı’ olan Trabzonspor’un 3 ü geçen yıldan, 4 ü de yeni sezondan olmak üzere son oynadığı 7 maçı da kaybedip berabere bile kalamayan Konyaspor’a mağlup olması rakip için bir ilktir de, Trabzonspor için değil!
Ne var ki yenilirse bileti kesilecek olan ve kupa finalinden de Trabzonspor’a hıncı bulunan İlhan Palut’un takımından henüz 2. dakikada yediği çok basit gole karşılık veremeyen Bordo-Mavililer, 5-0 lık Gençlerbirliği galibiyetiyle moral bulan camiasını da yeniden karamsarlığa itti.
Tabi herkes izleyip g ördü ama bir kez de biz hatırlatalım bazı şeyleri..
Bir türlü önlenemeyen top rakipteyken kayıp halinin dışında Trabzonspor ,böyle oynayan Saviç ve Onuachu’nun yanında , atarsa gol, yaparsa asist dışında etliye, sütlüye karışmayan Muçi’yi de sayarsak 8,5 kişiyle oynuyor.
Üstelikte takım olarak güçsüz.
En dirisi daha dün gelen idman eksikli 33’lük Fabinho..
O kadar oyuncu alınmış ama hala orta sahaya bir 6, bir 10 aranıyor.
‘Mendi var ya’, diyorsun, ‘O’nu sayma ‘ diyorlar.
En azından koşan , mücadele eden Bouchari’yi kadroya bile almıyorlar.
Orada yığılma var ve takım sola tartıyor ama, sağda Pina ile Salah’tan biri sakatlansa alternatif soldan Aral!..
Aral iyi futbolcu , faydalı da olacak, öyle de yazdık ama..
15 milyon Euro bonservislik mi?
Gol atsın diye Trabzonspor tarihinin en fazla parası verilerek kadroya katılan santrafor Dju şimdilik muamma.
Çünkü O’da Saviç her maç dökülürken Cenk ile Samet gibi kulübeden çıkamıyor.
Bu arada bizim arayıcılar, tarayıcılar, Trabzonspor’u neredeyse tek başına yenip Başakşehir’e de 3 gol atan Amed’in Orban’ını görememişler mi?.
Eskiler gelmez ki geri!
‘Trabzonspor’da tertip ve taktiksel olarak yapılması gereken bazı temel işler olmasına rağmen bunlar bile ikinci sırada kalır. Çünkü Trabzonspor için en önemli konu sahadaki bazı oyuncuların rahatlığı. Bu yalnız ortaya koydukları kötü performans değil, saha içindeki yakın çekimlerdeki vücut şekilleri, jest ve mimikleriyle oynayanın da sonradan oyuna giren bazı oyuncuların da nerede olduklarını bilmesi ve kulübün hedeflerini iyice anlaması lazım. Onun için gevşeyen bazı vidaların geç olmadan sıkılmasında kesinlikle fayda var’diyen eski golcü yeni yorumcu Reha Kapsal Konyaspor yenilgisinden sonra yaptığı yorumunda aslında hiç sözü edilmeyen önemli bir konuya değindi ..
***
Çünkü bizler hala Sigorta Hastanesi ile Değirmendere arasına sıkışmış Trabzon’un
futbolcusunun da, yöneticisinin de her an herkesle yüz yüze olduğu,
Galibiyetlerin sevincini çılgınca yaşarken yenilgilerde hayata kahreden insanlarla iç içe yaşadığı bir ehrin Trabzonspor’unu bekliyoruz..
Oysa alan olarak büyüyen Trabzon’un mali olarak da çok büyüyen Trabzonspor’unun profesyonelleri, şimdilerde güzel imkanlar sunulan yeni muhitlerde yaşadıklarından sadece maçlarda gördükleri taraftarların ıstıraplarından da artık bihaberler..

Kaldı ki neredeyse tamamı yabancıdan oluşan oyuncular ne bilsinler Trabzonspor’un sadece futbol takımı olmayıp bir şehrin onuru, gururu, insanlarının yaşam sevinci olduğunu..
Nerelerden geçerek buralara nasıl geldiğini.?
Gencecik insanların uğrunda kara toprağa girdiğini..
Bir yakınının cenazesinde ‘Hocam duayı kısa tut Trabzonspor’un maçı var ‘ diyecek kadar takımlarına tutkulu olduklarına nereden bilecekler?
Dünya’nın çeşitli yerlerinden Türkiye’nin İstanbul’la kıyaslandığında çok küçük kalan bir şehrinin, mütevazı bir takımına gelmişler, çıkıp oynuyorlar.
Paralarını aldılar mı mesele yok!..
‘ Dobi Hasan’ı sen tut!’
Senesini hatırlamadım, Trabzonspor’un bir sezon açımından önce Sebat’ta forma giymiş eski futbolculardan oluşan takımımızla ,Bordo-Mavililerin eski futbolcu ve altyapı antrenörleri karmasından kurulu takımıyla karşı karşıya geldik Avni Aker’de..
Seromoniden sonra ben sağaçıktaki yerimi almak üzere heraket ederken santraforda oynayacak Volkan Başkan(Canalioğlu) ‘Servet git ,git bana’ kes deyince ‘Tamam başkanım’ dedim ama takım kaptanımız rahmetli Muammer Ertuğrul Abimiz ‘ Servet bekte kal, Hasan’ı sen tut’ dedi.

Hasan dediği Dobi Hasan. Futbolu yeni bırakmış. üstelik alt liglerdeki bir takımda antrenörlük yapıyor, antrenmanlı..
Bize göre çok da genç.
‘Ya Abi ben Hasan’ı nasıl tutayım’ derken maç başladı, Hasan’ın önüne uzun bir top atıldı, Muammer Abi ‘Servet koş’ diye bağırdı, istemeye ,istemeye arkasından biz de bir depar attık yakalamak için , Hasan topu aldı gitti de, bizim de sağ arka lif gitti!
Kimseye bişe demeden kızgınlıkla soyunma odasına gidip üstümü giyip çıktım tribüne..
Olayı kaçıran bazı arkadaşlar beni yanlarında görünce şaşırıp sordular.
‘Yahu sen sahada değil miydin?’
Ne diyim:
‘Oradaydım ama ,Dobi Hasan beni tribüne ışınladı ‘
Moloz’dan Faroz’a asılın küreklere
‘Kürek yarışlarının Trabzon spor tarihinde özel bir yeri vardır. 1913’te İstanbul’da düzenlenen Moda Deniz Yarışlarına Trabzon’dan da bir kayık katılmış, hatta bu yarışmayı deniz sporlarına tutkun olan merhum Ali Şükrü Bey de izlemiştir. Fotoğrafta, bugünkü limanda Devlet Liman İşletmeleri Umum Müdürlüğü binası önünde yapılan bir kayık yarışının, karada çok sayıda izleyicisi olduğu görülüyor’ diye bir haber görünce , o günleri yaşamış 92 yaşındaki emekli bakırcı ustası Fahri Ergenç büyüğümüze sordum, şunları söyledi :

Trabzon’da İdmanocağı ,İdmangücü. Doğanspor ve Yalıspor’un 4 kürekçi ve 1 dümenciden oluşan yarış kayıkları vardı.
Dümenci ayrıca yarışın gidişatına göre kürekçilere ‘Doldur, boşalt, dal, çık, yüz den al’ şeklinde komutlar vererek nasıl kürek çekeceklerini söylerdi.
Özel günlerde, bayramlarda Moloz’la Faroz arasında, iddialı yarışlar yapılırdı.